Ticaret Bakanlığı, Türkiye ile Ukrayna arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması'nın 1 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girdiğini açıkladı. Anlaşma kapsamında mal ticaretine yönelik gümrük vergisi düzenlemelerinin ise 1 Ocak 2027 itibarıyla uygulanacağı bildirildi.
Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, anlaşmayla iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin daha öngörülebilir kurallar çerçevesinde geliştirilmesinin amaçlandığı belirtildi.
Ticarette 10 milyar dolarlık hedef
Ticaret Bakanlığı açıklamasında, Türkiye ve Ukrayna'nın ticari ilişkilerini daha öngörülebilir bir zeminde sürdürmeyi hedeflediği ifade edildi.
Açıklamada, "Türkiye ve Ukrayna, ticari ilişkileri daha öngörülebilir bir çerçevede geliştirmeyi amaçlıyor. Türkiye-Ukrayna Serbest Ticaret Anlaşması 1 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girdi. Mal ticaretine ilişkin gümrük vergisi düzenlemeleri 1 Ocak 2027 itibarıyla uygulanmaya başlayacak. Anlaşma, mevcut koşullarda iki ülke arasındaki ticaretin daha öngörülebilir kurallar çerçevesinde sürdürülmesine katkı sağlamayı amaçlıyor. 3 Şubat 2022 tarihinde imzalanan anlaşma, iki ülke arasındaki ticaret hacminin kısa vadede 10 milyar dolara ulaşması yönündeki ortak hedef doğrultusunda ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik bir çerçeve oluşturuyor" denildi.
Hizmet ve yatırım alanlarını da kapsıyor
Anlaşmanın yalnızca mal ticaretine ilişkin düzenlemelerle sınırlı olmadığı, hizmetler, yatırımlar ve elektronik ticaret gibi alanlarda da hükümler içerdiği aktarıldı.
Bakanlığın açıklamasında, "Tarafların hassas sektörleri de dikkate alınarak hazırlanan Anlaşma; mal ticaretinin yanı sıra hizmetler, yatırımlar, elektronik ticaret, ticaretin kolaylaştırılması ve gümrük iş birliğine ilişkin düzenlemeler içeriyor. Türkiye ile Ukrayna arasındaki ikili ve transit taşımaların kotasız gerçekleştirilmesine yönelik düzenlemelerin ticari akışların desteklenmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Ukrayna’nın Avrupa Birliği ile ekonomik entegrasyonunun ilerlediği bir dönemde Anlaşma, Türk ve Ukraynalı işletmeler için tercihli ticaret imkanlarının sürdürülmesine yönelik bir çerçeve sunarken, diğer üçüncü ülke tedarikçilerine karşı rekabet avantajı sağlayacak" ifadelerine yer verildi.




