28–29 Mart tarihlerinde düzenlenecek festivalin bu yılki teması “sürdürülebilirlik” olarak belirlendi. Yüzyıllardır Ege kültürünün ayrılmaz bir parçası olan “Mart Dokuzu” geleneğinden ilham alan etkinlik, sadece baharın gelişini değil, doğayla kurulan kadim bağı, toprağın bilgisini ve paylaşma kültürünü de gözler önüne seriyor. Urla’nın bağlarında, tarlalarında ve doğasında kendiliğinden yetişen otlar, bölgenin mutfak kültürünü, hafızasını ve yaşam biçimini simgeleyen en değerli unsurlar arasında bulunuyor.
Kuşçular’daki tarım alanı tartışması
Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, son dönemde çevre ve tarım alanlarıyla ilgili yaşanan gelişmelere dikkati çekti. Özellikle Kuşçular Mahallesi’nde 152 dönümlük tarım arazisi ve doğal sit alanının imara açılması kararının kaygı yarattığını belirten Balkan, bu toprakların yalnızca birer parsel olmadığını vurguladı.
Balkan sözlerine şöyle devam etti:
“Bu topraklar yalnızca birer parsel değil; üretimin, kültürün ve yaşam bilgisinin taşıyıcısıdır. Bu nedenle alınan kararların yerelin gerçekliği ve doğanın dengesi gözetilerek değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.”
Başkan Balkan: “Urla’nın hikayesini görünür kılmak istiyoruz”
Festivalin Urla’nın doğayla kurduğu ilişkinin ve yaşam kültürünün bir yansıması olduğunu ifade eden Başkan Balkan, şunları söyledi:
“Urla’nın doğayla kurduğu bağı, hafızasını ve ruhunu birlikte hissedeceğimiz bir festival hazırladık. Çünkü bazı şehirler vardır; anlatılmaz, hissedilir. Urla da tam olarak böyle bir yer. Toprağıyla, rüzgârıyla, sofraya gelen her lezzetle bir hikâye anlatır. Bizim bu festivalle yapmak istediğimiz de tam olarak bu hikâyeyi görünür kılmak.”
Festival programının gastronomiyle sınırlı kalmayacağını belirten Balkan, etkinliklerin doğa, kültür ve bilimle iç içe gerçekleşeceğini ifade etti:
“28–29 Mart tarihlerinde gerçekleştireceğimiz Mart Dokuzu Urla Ot Bayramı programımızda yürüyüş de var, müzik de var, söyleşiler de… Ama en önemlisi geçmişten bugüne taşınan bir yaşam kültürü var. Cumartesi günü kortej yürüyüşüyle başlayacak festivalimiz gün boyunca atölyeler, söyleşiler ve kültür gezileriyle devam edecek.”
“Sürdürülebilirlik Urla’nın yaşam kültürüdür”
Balkan, sürdürülebilirliğin Urla için yeni bir kavram olmadığını da belirterek şunları ekledi:
“Bugün dünyada en çok konuşulan kavramlardan biri sürdürülebilirlik. Oysa biz bu kavramı yıllardır bu topraklarda yaşayan bir kültürün parçası olarak biliyoruz. Urla’da yaşam doğayla uyum içinde sürer; onu tüketmeden, onunla birlikte var olmayı esas alır.”
Başkan Balkan ayrıca Demircili’de sahilde parçalanmak istenen hurda bir gemiye de değinerek, sürecin yakından takip edildiğini ve kıyıların korunmasının önemini vurguladı.
Doğa, gastronomi ve kültür bir arada
Urla Belediyesi ve Urla Doğal Sofra Derneği iş birliğiyle, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin lojistik desteğiyle düzenlenecek festival, söyleşilerden yemek atölyelerine, ot tanıma gezilerinden kültür turlarına, sergilerden konser ve dans gösterilerine kadar zengin bir programla ziyaretçileri karşılayacak.
Yerel üreticilerin stantlarının da yer alacağı festivalde, Urla ve çevresinde üretilen doğal ve mevsimsel ürünler katılımcılarla buluşacak. Böylece hem yerel üretim desteklenecek hem de sürdürülebilir gıda kültürüne dikkat çekilecek.
Doğanın uyanışını, üretimin değerini ve paylaşmanın güzelliğini kutlayan Mart Dokuzu Urla Ot Bayramı, doğa ve gastronomi tutkunlarını, üreticileri, akademisyenleri ve kültür sanat meraklılarını Urla’da bir araya getirerek baharı bilgi, lezzet ve doğaya saygı eşliğinde karşılamaya hazırlanıyor.





