2024 ve 2025 yıllarında sel ve toprak erozyonunu önlemek amacıyla tesis edilen yapılar düzenli olarak kontrol ediliyor.

Çalışmalar kapsamında, söz konusu alanda bulunan 82 adet gabion eşik taş duvarın bakım ve onarımları gerçekleştiriliyor. Bunun yanı sıra dere havzasında biriken rüsubat ve artıklar temizlenerek sel riskinin azaltılması hedefleniyor.

Fidanların bakımları da yapılıyor

Erozyon ve sel riskine karşı yürütülen teknik çalışmaların yanı sıra, tesislerin bulunduğu alanlarda gerçekleştirilen yeşillendirme çalışmalarına da devam ediliyor. Bu kapsamda defne ve zakkum ile yeniden yeşillendirilen alanlarda dikilen fidanların bakımları gerçekleştirildi.

İzmir Orman İşletme Müdürlüğü Ağaçlandırma ve Toprak Muhafaza Şefi Şenol Ünal’ın denetiminde sürdürülen çalışmalarla, sel riskine karşı mahallelerin, erozyona karşı ise toprağın korunması amaçlanıyor.

Orman mühendisliği vurgusu

Orman Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Başkanı Prof. Dr. Altay Uğur Gül, erozyon ve sel kontrol çalışmalarının orman mühendislerinin temel uzmanlık alanlarından biri olduğunu vurguladı.

Gül, erozyon ve selin toprak ve su kaynakları üzerinde önemli çevresel riskler oluşturduğuna dikkat çekerek, bu süreçlerin oluşumunda bitki örtüsü, toprak yapısı ve arazi eğiminin belirleyici olduğunu ifade etti. Orman mühendisliğinin bu unsurların birlikte değerlendirilmesini sağlayan disiplinler arası bir alan olduğunu belirten Gül, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Erozyon ve sel, toprak ve su kaynakları üzerinde önemli çevresel riskler oluşturur. Bu süreçlerin oluşumunda bitki örtüsü, toprak yapısı ve arazi eğimi belirleyicidir. Orman mühendisliği, bu unsurların birlikte değerlendirilmesini sağlayan disiplinler arası bir alandır.

Göztepe’den Aliağa’ya sürpriz transfer!
Göztepe’den Aliağa’ya sürpriz transfer!
İçeriği Görüntüle

Orman mühendisleri, fakülte eğitimleri süresince erozyon ve sel kontrolü konusunda kapsamlı mesleki eğitim alır. Havza yönetimi, toprak ve su koruma, erozyon kontrolü ve sel kontrolü gibi konular mesleki dersler kapsamında öğretilir. Bu eğitim, orman mühendislerinin doğal süreçleri teknik ve ekolojik açıdan değerlendirmesini sağlar.

Orman mühendisleri, havza ve arazi koşullarını analiz eder. Erozyonun oluşma riskini belirler. Toprak kaybını azaltmaya yönelik teknikler geliştirir. Bitki örtüsünün korunmasını ve iyileştirilmesini planlar. Ağaçlandırma ve rehabilitasyon çalışmaları yürütür.

Sel kontrolünde ise havza yönetimi temel bir yaklaşımdır. Orman mühendisleri, yağış ve yüzey akışı arasındaki ilişkiyi değerlendirir. Dere yatakları ve yamaçlardaki riskleri inceler. Selin hızını ve etkisini azaltacak yapısal ve biyolojik önlemleri planlar.

Bu nedenle erozyon ve sel kontrolü, yalnızca mühendislik yapılarının tasarımından ibaret değildir. Ekosistem, toprak, su ve bitki örtüsünün birlikte değerlendirilmesini gerektirir. Bu bütüncül yaklaşım, orman mühendislerinin uzmanlık alanıyla doğrudan ilişkilidir.

Erozyon ve sel kontrolü çalışmaları başka meslek gruplarına bırakılamaz. Çünkü bu çalışmalar, orman mühendisliği eğitiminin temel bileşenlerinden olan havza yönetimi ve doğal kaynakların korunması bilgilerini gerektirir. Orman mühendisleri, aldıkları akademik ve mesleki eğitim sayesinde bu çalışmaların planlanması, uygulanması ve denetlenmesinde yetkin bir konuma sahiptir.

Dolayısıyla erozyon ve sel kontrolü çalışmaları, havza yönetimi ve doğal kaynakların korunması açısından orman mühendislerinin temel görev alanlarından biridir.”

Yamanlar’da sürdürülen bakım ve onarım çalışmalarıyla hem sel ve erozyon riskinin azaltılması hem de yangın sonrası rehabilite edilen alanların korunması amaçlanıyor.

Kaynak: Haber Merkezi