Eylül ayına girilmesine rağmen yüksek seyreden hava sıcaklıkları, yaz döneminde daha sık görülen mide ve bağırsak enfeksiyonları riskinin devam etmesine neden oluyor. Uygun koşullarda saklanmayan gıdalar, hijyen kurallarına uyulmadan hazırlanan yiyecekler ve güvenli olmayan su kaynakları; ishal ve kusma gibi belirtilerle ortaya çıkan enfeksiyonlara yol açabiliyor.
Acıbadem Bodrum Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Tarık Çubukçuoğlu, özellikle tüketilecek gıdaların koku ve tadına dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, "Tüketirken kokusu ya da tadı size farklı geldiyse o gıdayı yemeyin" uyarısında bulundu.
Sıcak hava bakteri oluşumunu hızlandırıyor
Sıcak havalarda viral ve bakteriyel mide-bağırsak enfeksiyonlarının daha sık görüldüğünü belirten Dr. Çubukçuoğlu, bunun nedenlerinden birinin sıcaklığın gıdalarda bakteri çoğalmasını hızlandırması olduğunu söyledi.
Dr. Çubukçuoğlu, gıdanın üretim aşamasından sofraya ulaşmasına kadar geçen süreçte soğuk zincirin korunmasının önemine dikkat çekerek, "Bunun en önemli nedenlerinden biri sıcak havanın gıdalarda bakteri çoğalmasını hızlandırması. Özellikle üretimden sofraya kadar uzanan süreçte soğuk zincirin bozulması enfeksiyon riskini artırır. Hijyen kurallarına yeterince uyulmayan havuzlar bulaş açısından risk oluşturabilir" dedi.
Kronik hastalığı olanlar dikkat etmeli
Mide ve bağırsak enfeksiyonlarının en sık ishal ve kusma belirtileriyle görüldüğünü ifade eden Dr. Çubukçuoğlu, bu süreçte yaşanan sıvı ve elektrolit kaybının önemli bir risk oluşturduğunu vurguladı.
Özellikle kronik böbrek hastalığı gibi ek sağlık sorunları bulunan kişilerin daha dikkatli olması gerektiğini belirten Dr. Çubukçuoğlu, "Bu durumda en büyük risk sıvı ve elektrolit kaybıdır. Özellikle kronik böbrek hastalığı gibi ek sağlık sorunu bulunan kişilerde sıvı kaybı ciddi sorunları beraberinde getirebilir. Bu nedenle hastaların vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurması gerekir. Sağlıklı bireylerde ise şikâyetler eğer 24-48 saat içinde düzelmiyorsa, aşırı halsizlik veya genel durum bozukluğu gelişmişse mutlaka tıbbi değerlendirme yapılmalıdır" diye konuştu.
Sıvı ve elektrolit kaybına dikkat
İshal ve kusma sırasında yapılan hatalardan birinin ağızdan beslenmenin tamamen bırakılması olduğunu söyleyen Dr. Çubukçuoğlu, yeterli sıvı tüketiminin önemine dikkat çekti.
Dr. Çubukçuoğlu, "Bulantı nedeniyle su ve gıda tüketiminin tamamen kesilmesi iyileşmeyi zorlaştıracak bir etkendir. Günlük yeterli su tüketimi olması gerekiyor. Bunun yanı sıra bizim vücudumuz için çok önemli olan elektrolitler dediğimiz sodyum, potasyum, klor gibi minerallerin olduğu zengin bir sıvıyı hem kusma hem de ishal yoluyla kaybediyoruz. Kaybedilen sıvı ile birlikte mineralleri de yerine koymak amacıyla maden suyu, ayran ve bol sıvı tüketimi faydalı olacaktır" ifadelerini kullandı.
Şüpheli gıdalar tüketilmemeli
Mide ve bağırsak enfeksiyonlarından korunmada güvenilir ve hijyenik koşullarda hazırlanan gıdaların tercih edilmesinin önemine işaret eden Dr. Çubukçuoğlu, sıcak havalarda özellikle mayonezli, kremalı ve süt ürünü içeren yiyeceklerin uzun süre dışarıda bekletilmemesi gerektiğini belirtti.
Bu tür yiyeceklerde sıcak havanın etkisiyle bakteri üremesinin hızlı gerçekleşebileceğini ifade eden Dr. Çubukçuoğlu, "Özellikle sıcak havalarda uzun süre dışarıda bekleyen mayonezli, kremalı ve süt ürünü içeren yiyeceklerde bakteri üremesi çok hızlı gerçekleşebilir. Burada dikkat edilecek en önemli nokta ‘bir gıdayı tüketirken kokusu ya da tadı size farklı geliyor mu' sorusudur. Tüketirken kokusu ya da tadı size farklı geldiyse o gıdayı yemeyin" uyarısında bulundu.
Buz tüketiminde de hijyen önemli
Sıcak havalarda halk arasında "buz zehirlenmesi" olarak bilinen mide ve bağırsak enfeksiyonlarının da görülebildiğini belirten Dr. Çubukçuoğlu, riskin buzun kendisinden değil, hazırlanma koşullarından kaynaklanabileceğini söyledi.
Çubukçuoğlu, "Hijyen kurallarına uyulmadan hazırlanan ya da mikrop bulaşmış sudan yapılan buzlar da enfeksiyon etkenlerini taşıyabilir. Bu nedenle özellikle kaynağından emin olunmayan buzların tüketiminde dikkatli olunmalıdır. Çünkü kirli su nasıl hastalığa yol açabiliyorsa, aynı sudan hazırlanan buzlar da aynı riski taşıyabilir" dedi.




