Katarakt cerrahisinde kullanılan göz içi merceklerin seçiminde hastaların yakın ve uzak görme beklentilerinin yanı sıra gözün yapısı, eşlik eden hastalıklar ve günlük yaşam alışkanlıkları da önem taşıyor. Uzmanlar, her hasta için aynı mercek seçeneğinin uygun olmayabileceğine dikkat çekiyor.

Batıgöz Sağlık Grubu Manisa Şubesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yeliz Turğut, mercek seçiminde herkese uygulanabilecek tek bir yöntem bulunmadığını belirtiyor. Turğut, bilgisayar başında çalışanlarla gece araç kullanan kişilerin farklı görme ihtiyaçlarına sahip olabileceğini ifade ediyor.

Akıllı mercek farklı seçenekleri kapsıyor

Akıllı Mercek (3)

Halk arasında “akıllı mercek” olarak adlandırılan göz içi mercekler, tek bir mercek türünü ifade etmiyor. Katarakt ameliyatında bulanıklaşan doğal göz merceğinin yerine yapay göz içi mercek yerleştirilirken, monofokal, trifokal ve genişletilmiş odak derinlikli (EDOF) mercekler farklı optik özelliklere sahip seçenekler arasında yer alıyor.

Merceklerin farklı görme hedeflerine yönelik tasarlandığını belirten Op. Dr. Yeliz Turğut, “Monofokal mercekler belirli bir mesafede görmeye odaklanırken, trifokal merceklerde uzak, orta ve yakın mesafelerde görmenin desteklenmesi amaçlanıyor. EDOF merceklerde ise genişletilmiş bir odak aralığı hedefleniyor. Ancak burada önemli olan bir merceği diğerinden daha iyi olarak tanımlamak değil, hastanın göz yapısına ve görme gereksinimlerine uygun seçeneğin değerlendirilmesidir.” ifadelerini kullanıyor.

Görme ihtiyacı günlük yaşama göre değişiyor

Akıllı Mercek (4)

Bilgisayar kullanımı, telefon ve kitap okuma, açık hava aktiviteleri ile gece araç kullanımı, farklı mesafelerde ve ışık koşullarında görme ihtiyacı oluşturabiliyor. Bu nedenle hastanın mesleği ve günlük rutini, ameliyat öncesi değerlendirmede önem taşıyor.

Turğut, günlük alışkanlıkların karar sürecindeki rolünü şöyle açıklıyor:

“Örneğin bilgisayar başında uzun süre çalışan bir kişi için orta mesafe görme önemli olabilir. Gece sık araç kullanan bir kişinin ise düşük ışık koşullarındaki görme beklentileri ayrıca değerlendirilmelidir. Hastanın günlük yaşamını bilmeden yalnızca merceğin teknik özellikleri üzerinden karar vermek yeterli değildir.”

Gece ışıklarında halo ve kamaşma görülebiliyor

Akıllı Mercek (2)

Çok odaklı göz içi merceklerle ilgili hastaların merak ettiği konuların başında, gece araç farları ve sokak lambaları gibi ışık kaynaklarının çevresinde görülebilen halkalar ve kamaşmalar geliyor.

“Halo” olarak adlandırılan ışık halkaları ile “glare” olarak tanımlanan kamaşma, bazı çok odaklı mercek tasarımlarının ardından görülebilen optik belirtiler arasında bulunuyor. Bu belirtilerin düzeyi ve kişi tarafından ne kadar fark edildiği değişkenlik gösterebiliyor.

Op. Dr. Yeliz Turğut, ameliyat sonrası dönemde karşılaşılabilecek bu durumlarla ilgili şu bilgileri veriyor:

"Hastalarımızın ameliyat öncesinde, operasyon sonrasında karşılaşabilecekleri bu optik durumlar hakkında detaylı şekilde bilgilendirilmesi gerekir. Ameliyat erken döneminde ışıkların çevresinde halkalar veya kamaşmalar görülmesi normaldir. Beynin yeni görüşe alışmasıyla (nöroadaptasyon süreci) zaman içerisinde bu belirtiler daha az fark edilir hale gelebilir."

Çocuğunuzun okul başarısını etkileyen alışkanlık belli oldu!
Çocuğunuzun okul başarısını etkileyen alışkanlık belli oldu!
İçeriği Görüntüle

Başka hastaların deneyimi karar için yeterli değil

Çevreden edinilen deneyimler ve internetteki kullanıcı yorumları, hastaların mercek tercihlerini etkileyebiliyor. Ancak aynı merceğin her kişide aynı görme deneyimini oluşturacağı düşüncesi yanıltıcı olabiliyor.

Her gözün anatomik ve optik özelliklerinin farklı olduğuna dikkat çeken Turğut, “Hastalar bazen yakınlarının kullandığı merceğin aynısını talep edebiliyor ya da internette okudukları deneyimlerden hareketle belirli bir merceğe yöneliyor. Oysa bir kişinin memnun kaldığı seçenek, başka bir kişi için aynı şekilde uygun olmayabilir. Başka hastaların deneyimleri tıbbi muayene ve ölçümlerin yerine geçmemelidir.” diyor.

Ameliyat öncesi beklentiler doğru oluşturulmalı

Göz içi merceklerle ilgili karar sürecinde yalnızca ne kadar net görüleceği değil, ameliyat sonrasında farklı mesafelerde gözlük ihtiyacının devam edebilmesi, ışık koşullarına bağlı görsel değişiklikler yaşanabilmesi ve yeni görme düzenine alışma süreci de değerlendirilmesi gereken konular arasında yer alıyor.

Op. Dr. Yeliz Turğut, hastaların işlem öncesinde merceklerin sağlayabileceği görme özelliklerinin yanı sıra olası sınırlılıkları hakkında da bilgi sahibi olması gerektiğini belirterek sözlerini şöyle tamamlıyor:

“Ameliyat öncesinde hastanın yalnızca kazanmayı beklediği görme özelliklerini değil, karşılaşabileceği sınırlılıkları da bilmesi gerekir. Göz içi merceklerden beklentinin gerçekçi olması, ameliyat sonrası dönemin doğru değerlendirilmesi açısından önemlidir. Bu nedenle hastaların merceklerle ilgili merak ettikleri konuları işlem öncesinde hekimlerine sormaları ve karar sürecini yeterli bilgiyle yürütmeleri gerekir.”

Kaynak: Basın Bülteni