İstanbul'da, bebek acil hastalarını önceden anlaştıkları özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk ederek ölümlerine neden oldukları ve haksız kazanç sağladıkları iddiasıyla 62 sanığın yargılandığı davanın duruşması, Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam etti.
Mahkeme heyeti, daha önce dosyaya giren Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu ile Adli Tıp Kurumu raporları arasındaki değerlendirme farklılıkları nedeniyle, önceki celselerde Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu'ndan her bebek için ayrı ayrı mütalaa hazırlanmasını istemişti.
Bu kapsamda, Adli Tıp Kurumu 3'üncü Üst Kurulu tarafından hazırlanan ve 37 hekimin imzasını taşıyan, toplam bin 284 sayfalık rapor mahkemeye sunuldu. Raporda, 10 bebeğin ölüm nedenleri ile tedavi süreçlerinde uygulanan işlemlere ilişkin değerlendirmeler yer aldı.
7 bebek için kurtulmaları kesin görülmedi
Raporda, Roua Kadan, Ayaz Karaduman, Melek Süleymanoğlu, Michelle Nwando Opara, Halime Alkari, Kerem Muhammet Tokluoğlu ve henüz ismi koyulmamış Kaya ailesinin bebeğiyle ilgili değerlendirmelere de yer verildi.
Kurul, bu bebekler yönünden tespit edilen ihmaller ile ölümler arasında illiyet bağı bulunduğunu belirtirken, zamanında uygun tanı ve tedavi uygulanması halinde dahi kurtulmalarının kesin olmadığını değerlendirdi.
"3 bebek kurtarılabilirdi"
Adli Tıp Kurumu raporunda, Havvanur Karakoç bebeğin ölüm nedeninin ileri derecede yetersiz beslenme, ağır akciğer hasarına bağlı solunum yetmezliği, beyin hasarı ve sepsis olduğu belirtildi. Raporda, uygunsuz bakım, takip, tedavi ve beslenme ile ölüm arasında illiyet bağı kurulduğu, zamanında uygun tedavi ve yeterli beslenme sağlanması halinde bebeğin kurtulma ihtimalinin yüksek olduğu ifade edildi.
Öykü Helvacı bebeğin ölüm nedeninin ise ileri derecede prematüre ve solunum yetmezliği olduğu kaydedildi. Surfaktan ve damar yoluyla beslenme tedavisindeki eksiklikler ile uzman hekim bulunmadan yürütülen resüsitasyonun tıp kurallarına aykırı uygulamalar arasında gösterildiği raporda, uygun tedavi uygulanması halinde bebeğin kurtulma ihtimalinin bulunduğu değerlendirmesine yer verildi.
Serdarova bebeğe ilişkin raporda ise ölüm ile tıp kurallarına uygun yürütülmeyen tanı, takip, tedavi süreci ve resüsitasyon arasında illiyet bağı bulunduğu belirtildi. Doğum sonrasında kalp anomalisi tespit edilen bebeğin, tanı, takip ve tedavi sürecinin tıp kurallarına uygun yürütülmesi halinde kurtulma ihtimalinin çok yüksek olduğu ifade edildi.





