Yeşilay’ın 1920 yılında işgal İstanbul’unda, gençliği alkolle zehirleyerek iradesini teslim almaya çalışanlara karşı Prof. Dr. Mazhar Osman ve 30 vatansever yürek tarafından kurulduğunu hatırlatan Dr. Ömer Yahşi, bugünkü bağımlılık tehdidini de modern bir "işgal ve istila" olarak tanımladı. 1934 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasıyla kamu yararına dernek statüsü alan bu asırlık çınarın bugün de aynı inançla ayakta olduğunu belirten Yahşi, küresel endüstrinin çocukları tarumar etmek için organize bir şekilde saldırdığını, komşu Yunanistan'ın bile şu an elektronik sigara serbestliği yüzünden büyük bir bunalımla boğuştuğunu ifade ederek, "Bizim bu endüstriye feda edecek tek bir evladımız yok" dedi.
Konuşmasında şair Fuzuli’nin "Bahçıvan bir gül yetiştirmek için bin dikenin acısına katlanır" sözüne atıfta bulunan Dr. Yahşi, bir tek çocuğun bile feda olmaması, israf olmaması için Yeşilay ekibi olarak her türlü zorluğu göze aldıklarını söyledi. İçlerindeki memleket ateşiyle bağımlılıkla mücadeleyi bireysel bir çaba olmaktan çıkarıp tüm şehri kapsayan ortak bir bilince dönüştürerek karanlığı aydınlatacaklarını vurguladı.
İzmir genelinde yürüttükleri teşkilatlanma çalışmalarına da değinen Dr. Ömer Yahşi, nisan ayından bu yana kentte gençlik merkezleri, spor alanları, ilçe temsilcilikleri ve YEDAM (Yeşilay Danışmanlık Merkezi) olmak üzere 13 stratejik merkez açtıklarını müjdeledi. Üçyol'daki İl Başkanlığı binasının yanı sıra Buca, Karabağlar, Konak, Karataş, Kemeraltı ve Ege Üniversitesi bünyesinde kurulan bu merkezlerle gençlerin ve ailelerin yanlarında olduklarını belirten Yahşi, İzmir’in her sokağına umut taşımak için güçlü adımlarla yürümeye devam edeceklerini ifade etti.






