Türkiye Yeşilay Cemiyeti, düzenlemeyi çocukların dijital ortamdaki güvenliği ve sağlıklı gelişimi açısından önemli bir başlangıç olarak değerlendirirken, yalnızca yaş sınırının yeterli olmayacağına dikkat çekiyor. Yeşilay, dijital platformların çocukların karşı karşıya kaldığı riskler açısından güvenli tasarım anlayışıyla ele alınması gerektiğini vurguluyor.
Çocukların dijital dünyada karşılaştığı risklerin yalnızca ekran süresiyle sınırlı olmadığına dikkat çeken Yeşilay; sonsuz kaydırma, otomatik oynatma, sürekli bildirimler, kişiselleştirilmiş öneri sistemleri ve sosyal karşılaştırmayı artıran etkileşim mekanizmalarının çocukların dikkatini, uyku düzenini, sosyal ilişkilerini ve ruhsal iyilik hâlini olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor.
Amerika Birleşik Devletleri’nde Meta ile eyaletler arasında varılan ve mahkeme onayına sunulan uzlaşma çerçevesinde genç hesaplarına yönelik günlük kullanım sınırları, gece saatlerinde erişim kısıtlamaları, okul saatlerinde bildirimlerin azaltılması, yaş doğrulamanın güçlendirilmesi ve ebeveyn araçlarının geliştirilmesi gibi tedbirlerin gündeme gelmesi de çocuklar için daha güvenli dijital tasarım ihtiyacını ortaya koyuyor.
Yeşilay, bu gelişmeler doğrultusunda çocukların korunması için yalnızca sosyal medya kullanım süresine değil, platformların kullanıcıları daha uzun süre çevrim içi tutmaya yönelik tasarım özelliklerine de odaklanılması gerektiğini belirtiyor.
Yeşilay’dan somut adım çağrısı
Türkiye Yeşilay Cemiyeti; kamu kurumları, teknoloji şirketleri, akademi ve sivil toplum kuruluşlarına çocukların dijital güvenliği konusunda somut, ölçülebilir ve denetlenebilir adımlar atılması çağrısında bulunuyor.
Bu kapsamda çocuk ve genç hesaplarında yaşa göre kademelendirilmiş kullanım sınırlarının oluşturulması, gece saatlerinde sosyal medya erişiminin ve yüksek etkileşim üreten içerik akışlarının sınırlandırılması isteniyor.
Okul saatlerinde çocuklara yönelik bildirimlerin varsayılan olarak susturulması ve eğitim ortamını kesintiye uğratan tasarım uygulamalarının engellenmesi gerektiği belirtiliyor.
Yeşilay ayrıca sonsuz kaydırma, otomatik oynatma ve kesintisiz içerik akışı gibi özelliklerin çocuk hesaplarında varsayılan olarak kapatılmasını veya sıkı biçimde sınırlandırılmasını öneriyor.
Algoritmik öneri sistemlerinin de etkileşim ve kullanım süresini artırmak yerine güvenlik, gelişim, yaşa uygunluk ve dijital iyilik hâli ilkeleri doğrultusunda tasarlanması gerektiği ifade ediliyor.
Çocuk hesaplarında siber zorbalık, cinsel istismar ve istismar amaçlı iletişim, kendine zarar verme, yeme bozukluğu, şiddet, nefret söylemi, yasa dışı bahis ve kumar, alkol-tütün-nikotin ürünleri ile uyuşturucu maddeleri özendiren içeriklere karşı daha güçlü önlemler alınması çağrısı da yapılıyor.
Bunun yanında çocuklara yönelik kişiselleştirilmiş reklamların sınırlandırılması, yaşa uygun olmayan ticari içeriklerin çocuklara ulaşmasının engellenmesi ve ebeveyn kontrol araçlarının ücretsiz, sade, erişilebilir ve etkili biçimde sunulması gerektiği belirtiliyor.
Şeffaflık ve bağımsız denetim vurgusu
Yeşilay, çocukların dijital güvenliğine yönelik tedbirlerin yalnızca platformların gönüllü tercihlerine bırakılmaması gerektiğini savunuyor.
Teknoloji şirketlerinin çocuk hesaplarına ilişkin tasarım tercihleri, algoritmik öneri sistemleri, reklam uygulamaları ve risk azaltıcı önlemlerinin bağımsız denetime açık olması gerektiği belirtiliyor.
Platformlardan çocukların dijital güvenliği konusunda düzenli ve standartlaştırılmış şeffaflık raporları yayımlamaları da isteniyor. Bu raporlarda çocuklara yönelik içerik denetimi, zararlı içeriklerin yayılımı, şikâyet mekanizmalarının işleyişi, algoritmik önerilerin etkileri, reklam uygulamaları ve alınan önlemlerin sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılması gerektiği ifade ediliyor.
Çocukların güvenliğini ilgilendiren sistemlerin kamu otoriteleri, bağımsız uzmanlar, akademi, sivil toplum, ebeveynler ve çocukların görüşleri dikkate alınarak geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekiliyor.
Yaş doğrulamada mahremiyet şartı
Yaş doğrulama sistemlerinin çocukların korunması açısından önemli olabileceğini belirten Yeşilay, bu sistemlerin çocukların ve ailelerin kişisel verilerinin gereğinden fazla toplanmasına yol açmaması gerektiğini vurguluyor.
Yaş güvence mekanizmalarının veri minimizasyonu, amaçla sınırlılık, güvenlik, mahremiyet ve çocukların kişisel verilerinin korunması ilkeleriyle uyumlu şekilde tasarlanması gerektiği belirtiliyor.
“Çocuğa ‘telefonu bırak’ demek yetmez”
Yeşilay, çocukların dijital dünyadaki güvenliğinin yalnızca ailelerin sorumluluğunda olmadığının altını çiziyor.
“Çocuğa ‘telefonu bırak’ demek yetmez. Çocuğu telefonu bırakmayı zorlaştıran bir dijital tasarımla baş başa bırakmamak gerekir.”
Ailelerin rehberliğinin önemli olduğu ancak ebeveynlerin, çocuklarını milyarlarca kullanıcının davranışını yönlendirecek şekilde tasarlanmış algoritmalarla tek başlarına korumalarının gerçekçi olmadığı ifade ediliyor.
Bu nedenle ailelere yönelik dijital ebeveynlik desteğinin yaygınlaştırılması, okullarda yaşa uygun dijital iyi oluş, dijital okuryazarlık, siber zorbalıkla mücadele ve güvenli internet eğitimlerinin güçlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.
Problemli dijital kullanım, siber zorbalık ve ruh sağlığı riskleriyle karşılaşan çocuklar için erken destek, yönlendirme ve danışmanlık mekanizmalarının da erişilebilir hâle getirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Yeşilay, Türkiye’de 15 yaş altına ilişkin düzenlemeyi güçlü biçimde desteklediğini belirterek, bu adımın yaşa uygun hizmetler, güvenli tasarım standartları, bağımsız denetim, şeffaflık, mahremiyet güvenceleri ve etkili koruma mekanizmalarıyla tamamlanması gerektiğini ifade ediyor.
Yeşilay’a göre amaç çocukları teknolojiden tamamen uzaklaştırmak değil, teknolojiyi çocukların gelişimini destekleyen, güvenli, dengeli, erişilebilir ve sağlıklı bir araç hâline getirmek.
Yeşilay, bu nedenle tartışmanın yalnızca “Çocuk sosyal medyaya kaç yaşında girmeli?” sorusuyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, şu sorunun da gündeme alınması gerektiğine dikkat çekiyor:
“Çocuk sosyal medyaya girdiğinde karşısında nasıl bir dijital dünya bulacak?”
Türkiye Yeşilay Cemiyeti, çocukların dijital geleceğinin bilimsel kanıtlara, çocuk haklarına ve ortak sorumluluk anlayışına dayalı biçimde şekillendirilmesi çağrısında bulunuyor.



