20–21 Haziran 2026 tarihlerinde yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yaklaşırken, adayların en büyük endişelerinden biri olan “konuları yetiştirememe” kaygısına yönelik dikkat çekici öneriler geldi. Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, doğru planlama ve stratejik çalışma yöntemleriyle YKS müfredatının çok daha kısa sürede tamamlanabileceğini söyledi.

YKS müfredatının genişliğinin öğrencileri zorladığını belirten Akoğlan, “YKS müfredatı oldukça geniştir ancak ‘her şeyi sırayla öğrenmek’ yerine stratejik ve nokta atışı çalışarak konuları çok daha hızlı bitirebilirsiniz.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, sınava aylar kala adaylara zaman kazandıracak “hızlandırılmış bitirme” taktiklerini paylaştı.

TYT–AYT ayrımı zaman kaybettiriyor

TYT ve AYT’nin kesin sınırlarla ayrılmasının öğrenme sürecini yavaşlattığını vurgulayan Akoğlan, konuların bir bütün olarak ele alınması gerektiğine dikkat çekti. Konuların zincirleme biçimde çalışılmasının hem kalıcılığı artırdığını hem de süreyi ciddi ölçüde kısalttığını belirten Akoğlan, “TYT ve AYT’yi birbirinden kesin çizgilerle ayırmak öğrenciyi gereksiz tekrar yükünün altına sokar. Konuları bir bütün olarak çalışmak hem kalıcı öğrenmeyi artırır hem de süreyi ciddi biçimde kısaltır” ifadelerini kullandı.

Matematikte fonksiyonlar, polinomlar ve ikinci dereceden denklemler; fen bilimlerinde ise atom, periyodik sistem ve hücre gibi konuların TYT–AYT birlikte ele alınmasının önemli avantaj sağladığını söyledi.

Her detaya değil, çıkan konulara odaklanın

YKS’de soruların büyük bölümünün belirli başlıklardan geldiğini hatırlatan Akoğlan, Pareto prensibine dikkat çekti. “Soruların yaklaşık yüzde 80’i, konuların yüzde 20’sinden geliyor. Öğrenciler önce ‘banko’ konuları bitirmeli, ÖSYM’nin yıllardır sormadığı detaylarda boğulmamalı” diyen Akoğlan, çıkmış soru analizinin sınav stratejisinde belirleyici rol oynadığını vurguladı.

“Son beş yılda soru gelmeyen bir alt başlığa günler harcamak, sınav stratejisi değildir” sözleriyle adayları uyardı.

Defter doldurmak zaman tuzağı

Konu çalışırken her ayrıntıyı yazmanın ciddi bir zaman kaybına yol açtığını belirten Akoğlan, hazır notların ve video ders defterlerinin öğrenme sürecini hızlandırdığını ifade etti. “Her şeyi baştan sona yazmak aylarınızı alır. Video ders defterleri ve hazır notlar, öğrenciyi yüzde 50 hızlandırır” dedi.

Video derslerin hızlandırılarak izlenmesinden çekinilmemesi gerektiğini de vurgulayan Akoğlan, “Beyin buna çok kısa sürede adapte olur. Öğrenciler bu hızdan korkmamalı” diye konuştu.

Konu, soru içinde öğrenilmeli

Klasik “önce konu, sonra test” yaklaşımının artık etkisini yitirdiğini belirten Akoğlan, kısa konu özetlerinin ardından hemen soru çözümüne geçilmesini önerdi. “Konu anlatımına günlerce çalışmak yerine, kısa bir özetin ardından hemen çözümlü sorulara geçilmeli. Konu en iyi, soru üzerinde öğrenilir” dedi.

Yapılamayan soruların bekletilmeden analiz edilmesinin kalıcı öğrenmeyi güçlendirdiğini de sözlerine ekledi.

Anadolu lezzetleri makarnayla dünya sahnesinde
Anadolu lezzetleri makarnayla dünya sahnesinde
İçeriği Görüntüle

Tek derse odaklanmak öğrenmeyi hızlandırıyor

Günde çok sayıda derse dağınık biçimde çalışmanın verimi düşürdüğünü belirten Akoğlan, blok çalışma yöntemine dikkat çekti. “Üç gün boyunca sadece tek bir konuya odaklanmak, öğrenme hızını katlar. Beyin o konuya adapte olur ve konu kalıcı şekilde biter” ifadelerini kullandı.

Bildiğini tekrar izleme, ilerle

Gerçekten öğrenilmiş konuların yeniden konu anlatımıyla çalışılmasının gereksiz olduğunu belirten Akoğlan, öğrencilerin bu noktada net olmaları gerektiğini söyledi. “Bir tarama testinde yüksek net yapan öğrencinin o konunun videosunu yeniden izlemesine gerek yok. Sadece soru çözerek pratik yap ve bir sonraki konuya geç.” diyerek sözlerini tamamladı.

Kaynak: BASIN BÜLTENİ