Bu özel gün, güneşin yılın en uzun gecesinden sonra yeniden güç kazanmaya başlamasını ifade eder. “Nar” kelimesi güneş, “dugan” ise doğuş anlamına gelir. Bu nedenle Nardugan, “Güneşin yeniden doğuşu” olarak tanımlanır ve Türk toplulukları tarafından yüzyıllardır yaşatılan bir gelenektir. Kökeni Orta Asya’ya uzanan Nardugan, doğanın döngüsünü ve insanların bu döngüyle kurduğu bağı yansıtır. Uzayan gündüzler, eski Türkler için yeni bir başlangıcın habercisi olarak görülürdü. Bu nedenle Nardugan yalnızca bir bayram değil, aynı zamanda yenilenme ve umut dönemidir. Karanlığın ardından gelen her ışık, yaşamın devam ettiğini hatırlatır. Eski Türk topluluklarında Nardugan günü çeşitli ritüeller uygulanırdı. Bunların başında evlerin ışıklarla aydınlatılması, ateş yakılması ve iyi dileklerde bulunulması gelir. En dikkat çekici geleneklerden biri ise ağaç süsleme ritüelidir. Bugünkü yılbaşı ağacına benzeyen bu gelenekte, “Hayat Ağacı” olarak kabul edilen bir ağacın dallarına renkli bezler ve süsler bağlanırdı. Bu, insanların dileklerini gökyüzüne göndermesini simgelerdi. Anadolu’nun bazı bölgelerinde bu uygulamanın izleri hâlâ görülebilir. Günümüzde Nardugan, Türk dünyasında yeniden hatırlanan ve kültürel mirasın önemli bir parçası olarak yaşatılan bir bayramdır. Hem geçmişi hatırlatan hem de geleceğe umutla bakmayı öğreten bu gelenek, her yıl daha fazla ilgi görmeye devam ediyor.
Hazal Öztep - Zeynep Sönmez




