Omurganın yana doğru eğrilmesiyle ortaya çıkan skolyoz, çoğu zaman belirti vermediği için geç fark ediliyor. Uzmanlar, erken tanının tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığına dikkat çekiyor.

Skolyoz çoğu zaman sessiz ilerliyor

Omurganın yana doğru eğrilmesi ve kendi ekseni etrafında dönmesiyle ortaya çıkan skolyoz, özellikle büyüme çağındaki çocuklarda görülüyor. Çoğu zaman ağrıya neden olmadığı için hastalık geç fark edilebiliyor.
Memorial Şişli Hastanesi İleri Omurga Merkezi’nden omurga cerrahisi uzmanı Prof. Dr. Mehmet Aydoğan, “1-30 Haziran Skolyoz Farkındalık Ayı” kapsamında hastalığa ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kız çocuklarında ilerleme riski daha yüksek

Prof. Dr. Mehmet Aydoğan, skolyozun ergenlik döneminde daha sık görüldüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bir omzun diğerinden daha yüksek görünmesi, kürek kemiklerinden birinin belirginleşmesi, bel çukurlarında asimetri veya öne eğilme sırasında sırtta kabarıklık oluşması skolyozun ilk işaretleri olabilir. Bu belirtiler görüldüğünde mutlaka bir omurga uzmanına başvurulmalıdır. Toplumda sanıldığından daha sık görülen skolyoz, özellikle ergenlik döneminde ortaya çıkar. Skolyozun ilerleme riski kız çocuklarında erkek çocuklarına göre daha yüksektir”

Ayna kontrolüyle erken fark edilebilir

Skolyozun çoğu zaman ağrı yapmadan ilerlediğini vurgulayan Aydoğan, ailelerin evde basit bir kontrol yapabileceğini söyledi:

“Çocuk ağrı hissetmediği için aileleri durumu fark edilmeyebilir. Aileler evde çocuklarına uygulayacağı basit ayna kontrolüyle bu rahatsızlığı erken tespit edebilir. Şöyle ki çocuk ayakta öne doğru eğildiğinde sırtın bir tarafında diğerine göre belirgin bir yükseklik veya çıkıntı görülüyorsa skolyoz açısından değerlendirme yapılması ve en kısa zamanda alanında uzman bir hekime kontrole götürülmelidir. Çünkü skolyozda erken tanı, tedavi başarısını önemli ölçüde artırmaktadır. Erken tanı sayesinde birçok hastada korse ve egzersiz gibi yöntemlerle başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir”

Tedavide yeni dönem yöntemler

Skolyoz tedavisinin kişiye özel planlanması gerektiğini belirten Aydoğan, gelişen teknolojilerle yeni cerrahi yöntemlerin uygulandığını ifade etti:

“Skolyoz tedavisi kişiye özel planlanmalıdır. Çünkü eğriliğin derecesi, hastanın yaşı ve büyüme potansiyelinin tedavi seçiminde önemli rol oynar. Son yıllarda gelişen teknolojiler sayesinde uygun hasta grubunda hareket koruyucu cerrahi yöntemler uygulanabilmektedir. "İpli skolyoz ameliyatı", "füzyonsuz skolyoz cerrahisi" veya "gerdirme yöntemi" olarak da bilinen Vertebral Body Tethering (VBT) tekniğinin önemli bir seçenek haline geldi. Geleneksel skolyoz ameliyatlarında omurganın ilgili bölümü düzeltilerek sabitlenir. VBT yönteminde ise omurganın büyüme potansiyelinden yararlanılarak eğriliğin zaman içinde düzelmesi hedeflenir. Böylece uygun hastalarda hem eğrilik kontrol altına alınabilir hem de omurganın hareket kabiliyeti korunabilir”

Doğru hasta seçimi kritik önem taşıyor

Tedavi başarısında hasta seçiminin belirleyici olduğunu vurgulayan Aydoğan, düzenli kontrollerin önemine dikkat çekti:

Sıcaklar bastırdı, vakalar arttı! Cildiniz bu tehlikelerle karşı karşıya olabilir
Sıcaklar bastırdı, vakalar arttı! Cildiniz bu tehlikelerle karşı karşıya olabilir
İçeriği Görüntüle

“VBT yöntemi özellikle büyümesi devam eden ve belirli özelliklere sahip skolyoz hastası çocuklarda başarılı sonuçlar elde edilmesini sağlamaktadır. Hastanın yaşı, kemik olgunluğu, eğriliğin tipi ve derecesi ayrıntılı şekilde değerlendirilmelidir. Uygun hasta seçimi bu tedavinin başarısında en önemli faktördür. Skolyoz erken dönemde çoğu zaman ağrıya neden olmadığı için gözden kaçabir. Bu nedenle özellikle 10-16 yaş arasındaki çocukların yılda en az bir kez mutlaka omurga muayenesinden geçirilmesini gerekir. Böylece erken tanı sayesinde birçok çocuk daha tedavilerle ameliyat olmadan sağlıklı bir büyüme ve geleceğe kavuşabilmektedir”

Kaynak: İHA