Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, yeni ilaçların yanı sıra gen terapileri, kök hücre uygulamaları ve nöromodülasyon tekniklerinin umut vadettiğini belirterek multidisipliner bakımın önemine dikkat çekti.
ALS tedavisinde umut veren gelişmeler! Yeni yöntemler öne çıkıyor
Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS) tedavisinde son yıllarda hastalığın seyrini değiştirmeye yönelik önemli gelişmeler yaşanıyor. Sadece belirtileri kontrol etmeye odaklanan yaklaşımların yerini, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmayı hedefleyen tedaviler almaya başlarken, uzmanlar yeni yöntemlerin gelecek adına umut verdiğini belirtiyor.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, ALS tedavisindeki güncel gelişmeleri değerlendirerek hem ilaç tedavilerinde hem de ileri teknoloji uygulamalarında önemli ilerlemeler kaydedildiğini ifade etti.
Hastalığın ilerlemesini yavaşlatan tedaviler öne çıkıyor
ALS tedavisinde önemli bir değişim yaşandığını belirten Dr. Celal Şalçini, günümüzde FDA onaylı dört ilacın bulunduğunu söyledi.
"Günümüzde FDA onaylı dört ilaç bulunuyor. Bazı ilaçlar hastalığın ilerlemesini yavaşlatırken bazıları pseudobulbar (yutma gibi) etkiyi yönetiyor."
Şalçini, özellikle SOD1 gen mutasyonuna bağlı ALS için geliştirilen bazı ilaçların hücre yıkımını gösteren biyobelirteçleri azaltabildiğini, bazı hastalarda ise fonksiyonel iyileşme potansiyeli sunduğunu belirtti.
"Bazı hastalarda da fonksiyonel iyileşme potansiyeli sunarak umut vaat ediyor. Bu gelişmeler, hastalığın genetik ve moleküler mekanizmalarının daha iyi anlaşılmasıyla hızlanıyor."
Tedavi sürecinde multidisipliner yaklaşım öne çıkıyor
ALS hastalarının yaşam kalitesinin artırılmasında yalnızca ilaç tedavisinin yeterli olmadığını vurgulayan Dr. Şalçini, farklı uzmanlık alanlarının birlikte çalışmasının büyük önem taşıdığını söyledi.
"Solunum yönetimi için noninvaziv ventilasyon (NIV) ve öksürük destek cihazları, iletişim için yardımcı iletişim cihazları (AAC) kritik öneme sahiptir. Kas krampları, spastisite ve ağrı, ilaçlar ve fizik tedavi ile yönetilirken, yutma güçlüğü ve beslenme sorunları diyetisyen rehberliği ve PEG tüpü (karından tüp ile beslenme) ile ele alınır. Ayrıca, hastaların ve bakıcıların psikolojik ve duygusal ihtiyaçları için destek grupları ve danışmanlık hizmetleri hayati rol oynar."
Gen terapileri ve kök hücre çalışmaları umut vadediyor
ALS tedavisinde geleceğe yönelik çalışmalar arasında nöromodülasyon teknikleri, gen terapileri ve kök hücre uygulamalarının dikkat çektiğini belirten Dr. Şalçini, bu yöntemlerin halen klinik araştırmalar kapsamında değerlendirildiğini ifade etti.
"Odaklanmış ultrason (TPS) ve Pathmaker'ın MyoRegulator cihazı gibi nöromodülasyon yaklaşımları, sinir hücrelerindeki hipereksitabiliteyi azaltmayı ve motor fonksiyonu iyileştirmeyi hedefleyen klinik çalışmalarda değerlendirilir."
Gen tedavilerinin belirli gen mutasyonlarını hedef alarak toksik protein üretimini azaltmayı amaçladığını aktaran Şalçini, kök hücre çalışmalarının ise sinir hücrelerini destekleme ve bağışıklık sistemini düzenleme potansiyeli taşıdığını söyledi.
"Kök hücre tedavileri, özellikle mezenkimal kök hücreler (MKH'ler), nöronlara trofik destek sağlamak, bağışıklık sistemini modüle etmek ve hasarlı nöronları potansiyel olarak değiştirmek için araştırılıyor."
Hareketliliğin korunmasında rehabilitasyon kritik rol oynuyor
ALS hastalarının günlük yaşamlarını sürdürebilmeleri için fizyoterapi ve rehabilitasyon uygulamalarının vazgeçilmez olduğunu belirten Dr. Celal Şalçini, düzenli egzersizlerin ve yardımcı cihazların hareket kabiliyetini korumaya katkı sağladığını söyledi.
"Germe ve eklem hareket açıklığı egzersizleri kontraktürleri önlerken, düşük yoğunluklu kuvvet antrenmanları kas kütlesini korumaya yardımcı olur. Spastisite ve ağrı yönetimi için pasif germe, ısı terapisi ve su egzersizleri gibi yöntemler kullanılır. Yardımcı cihazlar (baston, yürüteç, tekerlekli sandalye) ve ev adaptasyonları, hastaların güvenliğini ve hareketliliğini destekler."





