Çocuklarda ekran süresini azaltmanın 5 etkili yolu
Çocuklarda ekran süresini azaltmanın 5 etkili yolu
İçeriği Görüntüle

Mahkeme, tutuklu sanığın cezaevindeki halinin devamına karar verirken, diğer iki sanık hakkındaki adli kontrol tedbirlerini sürdürdü. Duruşma sonrası konuşan Meryem Yıldırım ise yaşadığı sağlık sorunları ve psikolojik sürecin devam ettiğini söyledi.

Olay, Ramazan Bayramı'nın birinci günü olan 20 Mart 2026'da İzmit'teki bir kafede meydana geldi. Meryem Yıldırım (39) ile oğlu Talha Kaan İzal (21), vakit geçirmek için gittikleri kafede, dışarıda bir kişinin darbedildiğini gördü. İddiaya göre Yıldırım, darbedilen kişiye yardım etmek amacıyla onu içeri davet etti. Bu sırada söz konusu kişiyi darbeden grup da kafeye girerek küfür etmeye başladı.

Talha Kaan İzal'ın gruba, "Burada kadınlar var, küfür etmeyin" diyerek tepki göstermesi üzerine taraflar arasında arbede çıktı. Yaşanan olayda anne ve oğlu darbedildi.

A W749754 06

Saldırıda yüzüne ve vücuduna aldığı darbeler nedeniyle ağır yaralanan Meryem Yıldırım'ın yüzünde çok sayıda kırık ve kaburgasında çatlak oluştu. Tedavi sürecinde ameliyatlar geçiren Yıldırım, hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edildi.

Soruşturma kapsamında sanıklardan Kürşat G. tutuklanırken, Emrah G. ile Sema K. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Geçtiğimiz cuma günü görülen davanın ilk duruşmasına tutuklu ve tutuksuz sanıklar, müşteki Meryem Yıldırım, oğlu Talha Kaan İzal ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada sanıklar üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmedi. Mahkeme heyeti, tutuklu sanık Kürşat G.'nin tutukluluk halinin devamına, diğer iki sanık hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin sürdürülmesine karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

"Olay aslında başka bir kavganın yansıması oldu"

A W749754 05

Duruşmanın ardından açıklama yapan Meryem Yıldırım, olayın kendileriyle ilgisi olmadığını belirterek sanıkların mahkemede gerçeği yansıtmayan ifadeler verdiğini söyledi.

"Bayramın 1. günü oğlumla bir mekanda otururken darp edilmiştim. Bununla ilgili ilk duruşmamız gerçekleşti. 3 kişilerdi, 1 kadın 2 bey vardı. Birinin tutukluluk hali devam ediyor, diğer 2'si ise yurt dışı çıkış yasağı ve denetimli şekilde dışarıdalar. Olay aslında başka bir kavganın yansıması oldu. Bizimle alakası yoktu. Oğlum, 'Beyler küfür etmeyin, hanımlar var' dediği için sanıklardan Kürşat tarafından yumruk atıldı. Oğlum tekme attı, bende oğlumu kurtarmak için müdahale ettim ve olay yaşandı. İfadede daha çok, sanıklardan Sema Hanım ile benim aramda tartışma olduğunu ve merdivenden düştüğümü, kendilerinin suçsuz olduğunu söylüyorlar ama benim sanık Sema ile sadece, bana küllük fırlattığı için benim ona temasım oldu. Sadece saçlarımızı tuttuk. Onun dışında zaten ben, Kürşat ve Emrah tarafından darbedildim."

"Şuan sağ kulağım duymuyor"

A W749754 02

Yaşadığı sağlık sorunlarının sürdüğünü ifade eden Yıldırım, fiziksel ve psikolojik tedavisinin devam ettiğini dile getirdi.

"Şuan sağ kulağım duymuyor. Gözümde görme kaybı var. Konuşma bozukluğum vardı, biraz tedavi ve terapi ile düzeldi. Biraz daha iyiyim. İçimde hala bazı şeyler devam ama dışta biraz toparladım. Saçlarım uzadı. Kendime dönmeye çalışıyorum. Psikolojik tedavi hala devam ediyor. Ataklar yaşıyorum, tedavim devam ediyor. İzmit'ten de uzaklaştım. Biraz uzak kalmak istedim, duruşma için geldim. Biraz daha kendime dönmeye çalışıyorum."

"Beklentimiz öldürmeye teşebbüsten yargılanmalarıydı"

Meryem Yıldırım'ın avukatı Murat Ustabaşı ise müvekkilinin maruz kaldığı yaralanmaların ağırlığına dikkat çekerek davanın açıldığı suç vasfına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"Müvekkilin kafasında 60 dikiş var. Yüzünde kırılmamış kemik kalmamış ve bir gözünde de görme kaybı var. Bunlar herhangi birinin ölümüne yetecek kadar ağır yaralamalar. Bizim beklentimiz öldürmeye teşebbüs suçundan yargılanmalarıydı ancak dava 'neticesi sebebiyle ağırlaştırılmış yaralama' suçundan açıldı. Şahıslardan biri tutuklu. Diğer iki sanığın tutuklanmasını istedik ancak onlar için adli kontrol kararının devamına karar verildi. Ekim ayında müvekkilim Adli Tıp Kurumundan tekrar bir kati rapor alacak. O rapor bize durumu daha açıklayıcı kılacak. Ayrıca müvekkilimin oğlu Talha'nın da dosyaya müşteki olarak dahil olmasını bekliyorduk. Dosya içerisinde tek müşteki Meryem Hanım. Talha da aynı şekilde zarar gören kişi. Savcılık makamı onun bu dosyada müşteki olmasını uygun görmemiş, durumu başka bir dosya üzerinden değerlendirmişler. O dosyayı da göreceğiz, bakalım neler olacak."

"Hastanelerde süründük, bana söz hakkı doğmadı"

Olay sırasında kendisinin de darbedildiğini ancak davada müşteki sıfatıyla yer alamadığını belirten Talha Kaan İzal ise duruşmada söz hakkı verilmediğini söyledi.

"Müşteki olarak duruşmada bulunamadım, bana söz hakkı doğmadı. Ben duruşmanın sonuna kadar dinledim. Zaten ilk duruşmaydı. Bende darbedildim. Darp raporu aldım, olaydan sonra hastanelerde süründük ama bana söz hakkı doğmadı. Karşı taraf benim için suçlamalarda bulundu. Durduk yere tekme attığım iddia edildi. Durduk yere atılmış bir tekme yoktu. Bana söz hakkı tanınmadığı için kendimi ifade edemedim. Müşteki olarak beni olaya dahil etmediler. Şikayetçi olmuştum ancak savcılık böyle uygun görmüş ama ben de şikayetçiyim."

Kaynak: İHA