İlk durağımız Ihlara Vadisi, binlerce yıl önce Melendiz Çayı’nın oluşturduğu ve geçmişte Hristiyanların saklanıp yaşadığı önemli bir doğa harikasıydı. Ardından gezdiğimiz Derinkuyu Yeraltı Şehri, yaklaşık MÖ 8. yüzyılda inşa edilmeye başlanmış, savaşlardan kaçan insanların yüzyıllarca sığındığı eşsiz bir yapıydı.
Daha sonra Kapadokya’nın en yüksek noktalarından biri olan Uçhisar Kalesi’ni gördük. Bölgenin simgesi olan peri bacalarını en yakından hissettiğimiz yerlerden biri ise Paşabağ Vadisi oldu.
İkinci gün ziyaret ettiğimiz Göreme Açık Hava Müzesi, 10. ve 12. yüzyıllar arasında yapılmış kaya kiliseleriyle UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyordu. Dönüş yolunda ise Selçuklulardan kalan ve 13. yüzyılda inşa edilen Sultan Hanı Kervansarayı’nı gezerek tarih dolu yolculuğumuzu tamamladık.
Bu gezi, Kapadokya’nın büyüleyici doğasını ve geçmişten günümüze uzanan kültürünü yakından tanımamızı sağladı.





