İzmir Büyükşehir Belediyesi, kent merkezindeki atıl alanları mini ormanlara dönüştürerek yeşil alan varlığını büyütüyor. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen mikroforest (mini orman) projesi kapsamında farklı noktalarda yoğun dikim yöntemiyle yeni yeşil alanlar oluşturuluyor.
Yerel ağaç ve çalı türlerinin tercih edildiği proje ile hem kentsel ısı adası etkisinin azaltılması hem de doğa temelli çözümlerle iklim krizine karşı dirençli alanlar yaratılması amaçlanıyor.

İki bölgede dönüşüm tamamlandı
Çalışmalar kapsamında Altan Aydın Caddesi ile Akçay Caddesi kesişiminde bulunan yaklaşık bin 100 metrekarelik alan ağaçlandırıldı. Sahada hayıt, ılgın, sandal, çitlembik ve defne türlerinde toplam bin 140 bitki ile birlikte menengiç, Anadolu sığlası, iğde, keçiboynuzu ve badem türlerinde 75 ağaç dikildi.
Karşıyaka Mavişehir’de Atakent Lisesi önündeki 2 bin 500 metrekarelik boş alanın dönüşümü de tamamlandı. Bu alana incir, kavak, sığla, meşe ve keçiboynuzu türlerinde 306 ağaç ile biberiye, hayıt, sandal, zakkum ve ılgın türlerinde yaklaşık 3 bin çalı yerleştirildi.

“Kendi kendine yetebilen küçük ormanlar”
Proje hakkında bilgi veren Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı Ziraat Yüksek Mühendisi Gökçe Işık, mikroforest uygulamasının sık dikim yöntemiyle oluşturulduğunu belirtti. Işık, bu yöntem sayesinde ağaçların daha kısa sürede geliştiğini ifade etti.
Işık, “Atıl ya da belediyemize ait alanlarda mikroforestler kuruyoruz. Bu alanları yeşil dokuya kazandırarak kamusal kullanıma açıyoruz. Amaç, doğaya ve iklime uygun yeni yeşil alanlar üretmek” dedi.
Mini ormanların bulundukları bölgede kuş popülasyonu ve toprak altı canlılığını da artırmasının beklendiği kaydedildi.

Kompost gübre belediyeden
Mini orman alanlarında kullanılan kompost gübre de belediye bünyesinde üretiliyor. Budama artıkları, çim kalıntıları ve diğer yeşil atıklar; talaş ve hayvansal gübre ile Bornova’daki tesislerde işlenerek komposta dönüştürülüyor.
Elde edilen doğal gübre, yeni dikilen ağaç ve çalıların gelişiminde kullanılıyor. Belediyeye göre bu yöntemle hem atıklar değerlendiriliyor hem de sürdürülebilir döngüsel bir üretim modeli oluşturuluyor.


