Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen “Suç Örgütü” davasının duruşması Silivri’de görülmeye devam ediyor.
“Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü” soruşturması kapsamında, 3’ü belediye başkanı olmak üzere 7 tutuklu sanık ve 200 tutuksuz sanığın yargılanmasına Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki yeni duruşma salonunda devam ediliyor. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kapasite yetersizliği nedeniyle duruşmalar burada sürdürülüyor.
Aktaş’tan mütalaaya karşı savunma
Mütalaaya karşı savunma yapan Aziz İhsan Aktaş, beraat talebinde bulunarak şu ifadeleri kullandı:
"Artık söz biz sanıklarda değil, adalettedir. Artık söz taraflarda değil, Türk yargısındadır. İnanıyorum ki Türk milleti adına hüküm kuran mahkemeniz, yolsuzlukların ortaya çıkarılması adına yararlanmış olduğum etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde verdiğim ifademin aleyhime kullanılmasına izin vermeyecek, dosyada bulunmayan bir suçu varsaymayacak, ispatlanmamış iddiaları hükme dönüştürmeyecek, hukuku varsayımlara feda etmeyecektir. Tarafıma isnat edilen tüm suçlardan beraatımı, adıma kayıtlı şirketlerin tarafıma iadesini, başta kayyum uygulaması olmak üzere her türlü mal varlığımın üzerinden tedbirlerin kaldırılmasını arz ederim"
“Ben işini profesyonelce yapan bir iş insanıyım”
Aynı duruşmada yeniden söz alan Aziz İhsan Aktaş, iddiaları reddederek savunmasını şu sözlerle sürdürdü:
"İddia makamı tarafından 14 Mayıs 2026 tarihinde dosyaya sunulan esas hakkındaki mütalaada, şahsim yönünde beraat talep edilen suçlamalar bakımından bu talebe iştirak ediyorum. İddia makamı mütalaasında, cezalandırılmam yönünde ileri sürdüğü ispat ve değerlendirmeleri kabul etmiyorum. Yargılamasını yaptığınız dosya kapsamına, adımla alınan bir örgüt iddiasına ve devamında 63 eyleme dayalı ayrıntılı, kapsamlı bir dosya olup sizlerin huzurunda yargılanmanın ilk gününden bu tarafa ayrıntılı savunmalarımı sözlü olarak yaptım. Yargılanmanın tüm aşamalarında sunduğum savunmalar, dosyaya kazandırdığım deliller, gerek diğer sanıklara, gerekse gizli tanıklar dahil tüm tanıklara yönelttiğim sorular ve bu sorulara verilen cevaplar birlikte değerlendirildiğinde tarafıma yöneltilen isnatların somut, kesin, her türlü şüpheden uzak ve mahkumiyete esas alınabilecek nitelikte delillerle eklenmediğini, aksine soyut varsayım ve subjektif değerlendirmelerden ibaret olduğu açıkça ortaya çıkmıştır. Ben bir ticaret erbabı, işini profesyonelce yapmaya çalışan bir iş insanıyım. İşini profesyonelce yapmak işini profesyonellere bırakmak demektir. Bu hukuk da siz sayın hakimlerim, savcılarım, savunma makamı olan avukatların işidir. O halde artık konuşması gereken ben değil; hukuktur, mahkemenizdir, Türk adaletidir. Adalete olan güvencim tamdır. Ben suçsuzluğumu sadece savunmalarımla değil, dosyaya sunduğum dilekçeler ve delillerle de ortaya koydum. Bazı siyasilerin baskı ve zorlamaları ile mağdur olduğum eylemlere ilişkin söylediklerimi birebir doğrulayan HTS analiz raporlarını da sunarak mağduriyetimi de ispatladım. Bu dosyada artık söylenecek söz değil, verilecek karar kalmıştır. Artık söz biz sanıklarda değil, adalettedir. Artık söz taraflarda değil, Türk yargısındadır. İnanıyorum ki Türk milleti adına hüküm kuran mahkemeniz, yolsuzlukların ortaya çıkarılması adına yararlanmış olduğum etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde verdiğim ifademin aleyhime kullanılmasına izin vermeyecek, dosyada bulunmayan bir suçu varsaymayacak, ispatlanmamış iddiaları hükme dönüştürmeyecek, hukuku varsayımlara feda etmeyecektir. Tarafıma isnat edilen tüm suçlardan beraatımı, adıma kayıtlı şirketlerin tarafıma iadesini, başta kayyum uygulaması olmak üzere her türlü mal varlığımın üzerinden tedbirlerin kaldırılmasını arz ederim"
26 sanık tahliye edilmişti
Davanın önceki celselerinde aralarında Zeydan Karalar, Kadir Aydar ve çeşitli belediye yöneticilerinin de bulunduğu çok sayıda isim hakkında tahliye kararı verilmişti.
Toplamda 26 sanığın tahliye edildiği davada, yargılamanın ilerleyen celselerde devam etmesi bekleniyor.



