DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, İzmir’in yıllardır gündeminde yer alan Basmane Çukuru’na ilişkin satış ve protokol sürecini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşıdı. İzmir Büyükşehir Belediyesinin açtığı davadan feragat edilmesi ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) ile imzalanan protokolün ekonomik boyutunu gündeme getiren Akın, iki bakanlıktan ayrıntılı açıklama istedi.
İzmir 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/65 Esas sayılı dosyasında görülen davada Büyükşehir Belediyesi; sözleşmelerin geriye dönük feshedilmesini, yüklenici şirketlere devredilen tapuların iptalini ve taşınmazın tamamının belediye adına tescilini talep etmişti.
İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin 16 Ocak 2026 tarihli kararıyla belediye başkanına TMSF ve yüklenici şirketlerle protokol görüşmeleri yapma yetkisi verilirken, nihai protokol 10 Eylül 2026’da imzalandı.
Büyükşehir Belediyesinin 27 Ekim 2026 tarihli açıklamasına göre, projede 104 bin metrekare emsal inşaat alanı bulunuyor. Bunun yüzde 30’una karşılık gelen 31 bin 200 metrekarelik emsal alana sahip bağımsız hizmet binasının belediyeye bırakılması öngörülüyor. Binanın, yapı ruhsatının alınmasından itibaren 900 gün içinde tamamlanarak tüm takyidatlardan ari şekilde devredileceği belirtiliyor.
İmar planları ve hizmet binasının değeri gündemde
Akın, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına sunduğu soru önergesinde Basmane Çukuru’nun mevcut imar durumunu gündeme getirdi. Taşınmazın yürürlükteki 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarında hangi kullanım kararlarının bulunduğunu, emsal ve yapı yüksekliği koşullarının nasıl belirlendiğini sordu.
Protokolde yer alan 104 bin metrekarelik emsal inşaat alanının hangi plan kararlarına dayandığının açıklanmasını isteyen Akın, belediyeye bırakılacak 31 bin 200 metrekarelik hizmet binasının ekonomik değerinin hangi yöntemle hesaplandığını da gündeme taşıdı.
Taşınmazın tamamının belediye mülkiyetine geçmesi ve kamu kullanımına açılması halinde oluşacak ekonomik değer ile hizmet binasının değerinin karşılaştırılıp karşılaştırılmadığını soran Akın, belediyenin protokolden elde edeceği kazanımın taşınmazın toplam değeri içindeki karşılığının açıklanmasını istedi.
Hizmet binasının teslim koşulları soruldu
Akın, belediyeye bırakılacak hizmet binasının teknik ve hukuki koşullarına ilişkin de bakanlığa sorular yöneltti. Binanın fiziksel ve işlevsel açıdan bağımsız olup olmayacağını soran Akın, yapının tamamlanması ve teslim edilmesi sürecindeki güvencelerin açıklanmasını istedi.
Binanın yapım maliyetinin nasıl hesaplandığı, teslim sırasında hangi teknik şartların aranacağı ve belediyenin teslim sonrasında ek bir mali yükümlülük üstlenip üstlenmeyeceği de soru önergesinde yer aldı.
Projenin Kültürpark ve çevresindeki kamusal alanlara etkilerini de gündeme getiren Akın; ulaşım, altyapı, yaya hareketliliği ve kent silüetine ilişkin değerlendirmelerin hangi teknik çalışmalarla yapıldığını sordu.
TMSF’nin 75 milyon dolarlık satış bedeline ilişkin sorular
Akın’ın Hazine ve Maliye Bakanlığına verdiği soru önergesinde ise TMSF tarafından satışa çıkarılan “Ege Dünya Ticaret Merkezi Ticari ve İktisadi Bütünlüğü” ele alındı.
Satış için belirlenen 75 milyon dolarlık muhammen bedelin hangi kriterlerle hesaplandığını soran Akın, değerleme raporunun dayanaklarının açıklanmasını talep etti.
Taşınmazın arsa değeri, mevcut durumu, taraflar arasındaki sözleşmeler ve imar potansiyelinin değerlemeye nasıl yansıtıldığını gündeme getiren Akın, bedelin belirlenmesinde kullanılan ekonomik ve teknik verileri sordu.
Güç Yapı A.Ş. ile EGS Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.’nin borçlarının satış sürecine ve belirlenen bedele etkisini de gündeme taşıyan Akın, TMSF’nin satış gelirini hangi yöntemle dağıtacağını ve hangi yükümlülükleri dikkate alacağını öğrenmek istedi.
Belediyenin davası değerlemeye dahil edildi mi?
İzmir Büyükşehir Belediyesinin taşınmazla ilgili açtığı davanın satış değerlemesine dahil edilip edilmediği de soru önergesinde yer aldı.
Akın, belediyenin mülkiyet hakkına ilişkin taleplerinin ve devam eden hukuki sürecin 75 milyon dolarlık muhammen bedel belirlenirken dikkate alınıp alınmadığını sordu.
Bilirkişi raporunda yer alan 3 milyon 978 bin 987,30 dolarlık tutara da dikkat çeken Akın, bu rakamın 75 milyon dolarlık satış bedeliyle bağlantısının bulunup bulunmadığının ve aralarındaki ilişkinin nasıl değerlendirildiğinin açıklanmasını istedi.
Satış sürecinde hukuki ve ekonomik risklere karşı alternatif değerleme çalışması yapılıp yapılmadığını da soran Akın, hizmet binasının tamamlanmaması veya protokoldeki taahhütlerin yerine getirilmemesi durumunda hangi güvencelerin bulunduğunu gündeme getirdi.
Akın, hizmet binasının teslim yükümlülüğünün banka teminatı, cezai şart veya benzeri mali güvencelerle güvence altına alınıp alınmadığını da Hazine ve Maliye Bakanlığına yönelttiği sorular arasında sıraladı.





