İzmir Büyükşehir Belediyesi, Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi (APİKAM) ile İzmir Milli Kütüphane iş birliğinde hazırlanan “Belgesel Mirasın İzinde: İzmir’in Nadir Eserleri” sergisini ziyaretçileriyle buluşturdu. Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) açılan sergide, farklı dönemlere ait 61 nadir eser yer alıyor. Sergi, 15 Kasım’a kadar ziyaret edilebilecek.
Dünyada bilinen iki nüshasından biri İzmir Milli Kütüphane’de bulunan 15. yüzyıl eseri Düstûrnâme-i Enverî, 1531 yılında Basel’de basılan Aristoteles’in Toplu Eserleri, Kâtip Çelebi’nin İzmir, Çeşme ve Foça’yı gösteren Cihannümâ’sı, 1922’de Girit’ten İzmir’e getirilen Kur’an-ı Kerim ile 1927 tarihli Nutuk’un yanı sıra farklı dönemlerden eserler sergide yer alıyor.
Türkiye’nin kültür hazinelerinden biri

Serginin hazırlanmasında APİKAM ile 1912 yılından bu yana İzmir’e hizmet veren İzmir Milli Kütüphane ortak çalışma yürüttü.
APİKAM Müdürü Dr. Serhan Kemal Saygı, İzmir Milli Kütüphane’nin özel seçkisinin İzmir’de ilk kez bu kapsamda ziyaretçilerle buluştuğunu belirterek, “İzmir Milli Kütüphane, 2 milyonu aşkın kitabı ve 4 bini aşkın el yazmasıyla yalnızca İzmir’in değil, Türkiye’nin de en büyük kültür hazinelerinden biri. Bu eşsiz koleksiyonun İzmirlilerle buluşması gerektiğini düşündük. Her iki kurumdan da sergi ekipleri oluşturuldu ve ortak bir çalışma yürütüldü” diye konuştu.
Saygı, serginin hayata geçirilmesine verdikleri destek nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’a, İzmir Milli Kütüphane Vakfı Başkanı Ulvi Puğ’a ve sergi danışmanı Prof. Dr. Mehmet Ali Akkaya’ya teşekkür etti.
Düstûrnâme-i Enverî’nin iki nüshasından biri İzmir’de

Serginin öne çıkan eserlerinden Düstûrnâme-i Enverî, 15. yüzyılda Enverî mahlaslı bir şair tarafından kaleme alındı. Dünyada bilinen iki nüshasından birinin Fransa Ulusal Kütüphanesi’nde, diğerinin ise İzmir Milli Kütüphane’de bulunduğu belirtiliyor.
Kent Arşivi’nden tarihçi Selin Ezel Çakar, 3 bin 750 beyitten oluşan eserin tarih açısından önemine dikkat çekerek, “Eser; genel dünya tarihi, Aydınoğulları Beyliği ve Osmanlı Devleti’nin kuruluş döneminden Fatih Sultan Mehmet dönemine kadar olan süreci kapsıyor. Özellikle Aydınoğulları Beyliği, Gazi Umur Bey’in deniz seferleri ve Ege tarihi hakkındaki döneme ilişkin bilgi sunan nadir kaynaklardan biri ve bilgi birinci elden aktarıldığı için tarihçiler arasında benzersiz eserler arasında yer alıyor” dedi.
Düstûrnâme-i Enverî, Aydınoğulları Beyliği ve Gazi Umur Bey’in deniz seferlerine ilişkin kayıtlarıyla Ege’nin siyasi ve denizcilik tarihine ilişkin önemli yazılı kaynaklardan biri olarak sergide yer alıyor.
Aristoteles’in 1531 tarihli eseri

Koleksiyonun eski basılı eserleri arasında Aristoteles’in Toplu Eserleri de bulunuyor. 1531 yılında Basel’de basılan yaklaşık beş asırlık eser, İzmir Milli Kütüphane koleksiyonunda korunuyor.
APİKAM’dan Onur Eryeşil, eserin özelliklerini şöyle anlattı: “1531 basımlı bir eser. Aristoteles’in bilinen bütün eserlerini ihtiva ediyor. Basel kentinde basılıyor. Kitabın bir diğer özelliği de editörlüğünü ünlü hümanist düşünür Rotterdamlı Erasmus’un yapması. Bu açıdan da değerli”
Eryeşil, eserin giriş bölümünün Latince, metinlerinin ise Eski Yunanca olduğunu belirterek, kitapta MS 3. yüzyılda yaşamış Diogenes Laertios’un Aristoteles’in yaşamını anlatan metninin de bulunduğunu söyledi.
Eryeşil, “16. yüzyılın entelektüel ruhunu yansıtması açısından gerçekten değerli bir çalışma. Biz hakikaten çok şanslıyız ki İzmir’de böyle bir esere sahibiz. Kitap iki cilt olarak basılmış. Biz burada birinci cildini ziyaretçilerimize sunduk” dedi.
Kâtip Çelebi’nin İzmir haritası

Osmanlı bilim ve düşünce tarihinin önemli isimlerinden Kâtip Çelebi’nin Cihannümâ’sı da sergide ziyaretçilerin karşısına çıkıyor.
Kent Arşivi ve Müzesi arşiv biriminde görev yapan Akın Onur Bazkara, Kâtip Çelebi’nin eseri 1648 yılında yazmaya başladığını ve 1657’deki ölümüne kadar farklı dönemlerde üzerinde çalıştığını belirtti.
Bazkara, “Eserde gösterdiği sınır, coğrafi bölge ve yer şekilleri gibi fiziksel bilgilerin yanında konu neresiyse o bölgenin halkı hakkında sosyoekonomik çıkarımlar yapıyor. Zaten kendisini özel kılan da bu tahlil yeteneği. Haritalarda Çeşme, Foça ve İzmir merkezini görebiliyoruz. İzmir nüfusu ve Çeşme hakkında kısa bilgiler de veriyor” diye konuştu.
Girit’ten İzmir’e uzanan Kur’an-ı Kerim
Sergide beş farklı Kur’an-ı Kerim nüshası da yer alıyor. Bunlardan birinin hikâyesi Girit’ten İzmir’e uzanıyor.
1945 yılında İzmir Milli Kütüphane’ye bağışlanan eserin, bağışçının beyanı kaynak alınarak üzerine eklenen nottan, 1922’de Milli Mücadele’nin zaferle sonuçlanmasının ardından Girit’in Kandiye şehrinde çıkan karışıklıklarda yok olmak üzereyken Latifzade Ahmet Esat Bey tarafından kurtarılarak İzmir’e getirildiği anlaşılıyor.
Akın Onur Bazkara, nüshanın günümüze eksik ulaştığını belirterek, “Muhtemelen Girit’ten kurtarılırken sağlam vaziyette değildi. Ciltlenirken ilk ve son sayfaları kaybolmuş olmalı çünkü bugün bulunmuyor. Sureler de orijinalinden farklı bir sıralamayla dizildiği için şu anda önü ve arkası eksik nüsha olarak geçiyor” dedi.
Kur’an-ı Kerim sayfalarında 24 ayar altın
Sergideki Kur’an-ı Kerim nüshaları, dönemlerinin hat, tezhip ve kitap sanatına ilişkin özellikleriyle de dikkat çekiyor.
Bazkara, nüshaların genel olarak 17. ve 18. yüzyıllarda yazıldığını belirterek, “Sureler bittikten sonra ayrı bir süsleme yapılıp yeni bir sureye geçilmiş. Serlevha dediğimiz bölümler ve eserin sınırlarını belirleyen cetvel kısımlarının tamamı 24 ayar altınla kaplanmış. Süslemelerin hepsi renkli ve altın içeriyor” ifadelerini kullandı.
Bazkara, nadir eserlerin gelecek kuşaklara aktarılabilmesi amacıyla İzmir Milli Kütüphane’de özel depolarda muhafaza edildiğini, nem seviyesinin iklimlendirme cihazlarıyla kontrol edildiğini ve böylece eserlerin yıpranmasının ve biyolojik etkenlerden zarar görmesinin önüne geçildiğini söyledi.
19. yüzyıl Osmanlı yaşamı fotoğraflarda
Sergide yazılı eserlerin yanı sıra Sébah & Joaillier’in Bursa fotoğraf albümü de bulunuyor. Albüm, 19. yüzyılın ikinci yarısındaki Osmanlı dünyasına ilişkin fotoğraflar içeriyor.
Albümde Bursa Ulu Cami, Yeşil Cami, Yeşil Türbe ve Muradiye Külliyesi gibi mimari eserlerin yanı sıra çarşılar, esnaf, dönemin kıyafetleri ve çalışma hayatından görüntüler de yer alıyor.
APİKAM Arşiv Sorumlusu Ece Aytekin, “Bursa Ulu Cami, Yeşil Cami, Yeşil Türbe ve Muradiye Külliyesi gibi mimari eserlerin restorasyon öncesindeki durumlarını görebiliyoruz. Bunun yanı sıra insanları dönemin kıyafetleriyle, bir iplik dokuma fabrikasında çalışırken görebiliyoruz. O döneme dair sosyal ve günlük hayata ait fikirler edinmemizi sağlayan çok önemli bir kaynak niteliğinde bu albüm” dedi.
Aytekin, albümün II. Abdülhamid döneminde modernleşen Osmanlı yapısını ve değişen dünyayı özellikle Batı’ya göstermek amacıyla oluşturulduğunu belirtti. Sergide açık tutulan sayfaların yanı sıra iki albümdeki fotoğraflar dijital kiosk üzerinden de incelenebiliyor.
Nutuk’un arasından çıkan Kurtuluş Savaşı haritaları
Serginin Cumhuriyet tarihine uzanan bölümünde Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk’unun 1927 tarihli ilk baskılarından biri de bulunuyor. Eserin sayfaları arasından çıkan renkli haritalar da seçkide ziyaretçilere sunuluyor.
APİKAM’dan Anıl Belde, haritalarda Kurtuluş Savaşı sırasında kuvvetlerin konumlandığı bölgeler ile askerî harekâtların gösterildiğini belirtti. Haritalarda 26 Ağustos ve 30 Ağustos harekâtlarına ilişkin kayıtların da bulunduğunu aktaran Belde, “Mavi noktalar Fransızları, yeşil noktalar İtalyanları, kırmızı noktalar ise Yunanlıları gösteriyor. Bunlar düşmanın konumlandığı mevkileri gösteren haritalar” dedi.
61 nadir eser ziyaretçileri bekliyor
Düstûrnâme-i Enverî’den Aristoteles’in 1531 tarihli eserine, Kâtip Çelebi’nin Cihannümâ’sından Girit’ten İzmir’e getirilen Kur’an-ı Kerim’e, 19. yüzyıl Osmanlı yaşamını yansıtan fotoğraf albümünden Kurtuluş Savaşı haritalarına kadar farklı dönemlerin izlerini taşıyan 61 eser, AASSM’de sergileniyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi ile İzmir Milli Kütüphane iş birliğinde hazırlanan “Belgesel Mirasın İzinde: İzmir’in Nadir Eserleri” sergisi, 15 Kasım’a kadar ziyaret edilebilecek.




