Dünya genelindeki nöroloji akademileri, hastalıklar ortaya çıkmadan beyin sağlığını korumayı küresel bir sağlık standardı haline getirmeyi amaçlayan yeni bir yol haritası belirledi. Uzmanlar, yaşam boyu beyin sağlığını korumanın çocukluk döneminden başlayarak toplumun her kesiminde yaygınlaştırılması gerektiğine dikkat çekiyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Burcu Polat, dünya nöroloji otoritelerinin benimsediği yeni yaklaşım doğrultusunda, hastalıkları tedavi etmekten çok beyin sağlığını yaşam boyu korumaya odaklanan koruyucu nöroloji anlayışı ve bu kapsamda atılması gereken bilimsel, toplumsal ve bireysel adımları değerlendirdi.

Koruyucu nöroloji küresel sağlık politikalarının merkezine yerleşiyor

Dünya genelindeki önde gelen nöroloji akademilerinin son dönemde ortak raporlar ve kararlar yayımladığını belirten Doç. Dr. Burcu Polat, bu belgelerde yalnızca hastalıkların tedavisine değil, hastalık gelişmeden önce beyin sağlığının korunmasına odaklanıldığını ifade etti.

Polat, “Bu metinlerde yalnızca hastalıkları tedavi etmeyi değil, hastalıklar ortaya çıkmadan beyin sağlığını korumayı da küresel bir standart hâline getirmeyi hedeflediklerini vurguladılar.” dedi.

Beyin sağlığı için dört temel hedef belirlendi

Yeni yol haritasıyla birlikte toplum sağlığını doğrudan ilgilendiren dört temel hedef oluşturulduğunu aktaran Doç. Dr. Burcu Polat, nöroloji uzmanı ve sağlık personeli sayısının artırılmasıyla hastaların tedaviye erişim sürelerinin kısaltılmasının amaçlandığını söyledi. Bunun yanı sıra hekimlerin tükenmişlik yaşamadan hastalarına daha fazla zaman ayırabilmesi, Alzheimer demansı, ALS ve inme gibi hastalıklar için kesin çözümler ve yeni ilaçların geliştirilebilmesi amacıyla bilimsel araştırmalara ayrılan bütçelerin artırılması ile toplumun beyin sağlığını korumasına yönelik güvenilir rehberler hazırlanması ve küresel farkındalık kampanyalarının yürütülmesi de hedefler arasında yer alıyor.

Sağlık eğitiminin küçük yaşlardan itibaren verilmesinin önemine de değinen Polat, “Bunlara ek olarak; sağlık eğitiminin uygulamalı olarak ilkokuldan itibaren verilmesi çok önemli. Çünkü beyin sağlığı anne karnında başlıyor, daha ilkokuldan itibaren sağlık bilinci gelişmiş bir anne adayı sağlıklı bir çocuk dünyaya getirecektir.” ifadelerini kullandı.

Koruyucu nöroloji alanı güçleniyor

Beynin, fiziksel, zihinsel ve sosyal refahın merkezi olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Burcu Polat, nörologların yalnızca hastalıkları tedavi eden hekimler olarak değil, koruyucu nöroloji alanını geliştiren uzmanlar olarak da önemli sorumluluklar üstlenebileceğini belirtti.

Polat, “Nörologlar, beyin sağlığı alanında uzman olarak hizmet vermelerinin yanı sıra yeni gelişmekte olan koruyucu nöroloji (preventive neurology) alanını ilerletmek için de çalışabilirler.” dedi.

Sağlıkta disiplinler arası yeni kariyer dönemi başladı
Sağlıkta disiplinler arası yeni kariyer dönemi başladı
İçeriği Görüntüle

Türkiye'nin de 21. yüzyıla uygun bir beyin sağlığı vizyonu ve eylem planına ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Polat, “Beyin sağlığı; bir insanın yaşamı boyunca fiziksel, zihinsel ve sosyal refahını en iyi şekilde destekleyen ideal beyin fonksiyonlarına sahip olması ve bunu sürdürmesidir.” ifadelerini kullandı.

Her iki kişiden biri nörolojik hastalık riski taşıyor

Güncel araştırmaların her iki kişiden birinin yaşamının herhangi bir döneminde nörolojik bir hastalık veya bozukluktan etkilendiğini gösterdiğini belirten Doç. Dr. Burcu Polat, beyin sağlığının korunması için dört ana başlığa odaklanılması gerektiğini söyledi.

Polat, “Beyin sağlığının korunması için 4 ana alana odaklanılmalı. İlki bilim. Beyin hastalıklarını önleyecek tıbbi buluşlar için bilimsel araştırmalar hızlandırılmalı. Ardından sağlık çalışanlarına her dönemde güvenilir ve güncel beyin sağlığı kaynakları sunulmalı. Beyin sağlığını koruyan yasaların çıkması için hükümetlerle çalışılmalı. Topluma, yaşlılıkta zihinsel gerilemeyi önleyecek pratik ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları çocukluktan itibaren öğretilmeli.” diye konuştu.

Çocuklukta yaşanan travmalar yıllar sonra etkisini gösterebiliyor

Beyin sağlığını etkileyen risklerin yaşamın erken dönemlerinde başladığını vurgulayan Doç. Dr. Burcu Polat, çocukluk çağındaki beslenmenin ilerleyen yıllardaki nörolojik hastalık riskini azaltabileceğini ifade etti.

Polat, “Çocukluk çağından itibaren doğru beslenme, beyin hastalıkları riskini azaltır. Okul çağında yaşanan kafa travmalarının (spor yaralanması, trafik kazaları), yıllar sonra bile beyin sağlığını olumsuz etkileyebileceği kanıtlanmıştır. Beyindeki mikro plastik birikimi, hava kirliliği gibi güncel çevre sorunları bilim dünyası tarafından yakından takip edilmektedir.” dedi.

Beyin yaşam boyu değişebiliyor ve kendini yenileyebiliyor

Beynin yaşam boyunca değişim ve uyum sağlama kapasitesine sahip olduğunu belirten Doç. Dr. Burcu Polat, plastisite ve bilişsel sermaye kavramlarının beyin sağlığı açısından önem taşıdığını söyledi.

Polat, “Beyin, yaşamın her döneminde yapısal ve fonksiyonel olarak adapte olabilir, yeniden şekillenebilir ve kendisini yenileyebilir. Her beyin değişen oranlarda bir plastisiteye yani değişip dönüşme potansiyeline sahiptir. Hayat boyu öğrenme, bilişsel (bellek, dikkat, planlama, soyutlama vb. işlevler) olarak aktif olmak ve sosyal etkileşimin yüksek olması bireylerin akıl (beyin) sermayesine katkıda bulunur.” ifadelerini kullandı.

"Hastalıklar kader değildir"

Beyin sağlığını korumak için hiçbir zaman geç olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Burcu Polat, küçük ama sürdürülebilir yaşam tarzı değişikliklerinin büyük fark yaratabileceğini belirtti.

Polat, “Yani geç kalmadınız, beyin sağlığınız için hemen bugün bir yerlerden başlayın! Sigarayı bırakmak, kilo kontrolü sağlamak, asansör yerine merdiven kullanmak, gün içinde kısa molalar verip nefes egzersizleri yapmak ya da kitap okumaya başlamak gibi küçük adımlarla başlanabilir. Sürdürülebilir ve gerçekçi hedefler belirleyerek sağlığı geri kazanmak mümkün. Hastalıklar kader değildir!” diyerek sözlerini tamamladı.

Kaynak: Basın Bülteni