Bolu Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanarak belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan'ın da aralarında bulunduğu 6'sı tutuklu 19 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması üçüncü gününde devam etti.

Soruşturma kapsamında farklı tarihlerde düzenlenen operasyonlarda Tanju Özcan, Belediye Başkan Yardımcıları Süleyman Can ve Leyla Beykoz, BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız, BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Aydan Özdemir, Belediye Meclis Üyesi Cihan Tutal, Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan ve Bolu Manavlar Odası Başkanı Mustafa Altındal tutuklanmıştı. Daha sonra yapılan itirazlar üzerine Leyla Beykoz hakkında ev hapsi uygulanmasına, Aydan Özdemir'in ise tahliyesine karar verilmişti.

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 178 sayfalık iddianamede, 6'sı tutuklu 19 sanık hakkında "İrtikap", "İrtikaba teşebbüs", "Rüşvet alma", "Nitelikli dolandırıcılık", "Vakıf ve Dernekler Kanunu'na muhalefet", "İrtikaba yardım", "Rüşvete aracılık", "Yalan tanıklık" ve "Suçluyu kayırma" suçlarından ceza istendi. Bolu 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen dava, Bolu Sosyal Bilimler Lisesi'nin spor salonunda devam etti.

Kurban bağışı süreci anlatıldı

BOLSEV Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız, Kurban Bayramı döneminde yürütülen bağış sürecine ilişkin savunmasında savcılık ifadesine ekleme yapmak istediğini belirtti.

Sarıkıldız,

"Belediye, kurban kesmek amacıyla bağış topladı. Kurbanları nerede tutacağımız konusunda anlayarak kurban kesmekten vazgeçtik. Kurban kesemeyeceğimizi izin alamayacağımızı anladık. Reklamları sosyal medyadan yayınladık ama sonradan kaldırdık. Belediye Başkanı Tanju Özcan vakıf olarak biz de kurban keselim, dedi. Kurban keselim, diye yola çıktık. Süreç böyle ilerledi. Belediye sitesinde ve billboardlarda kurban ilanları yayınlandı. Kurban bağışı tedariki açısından sıkıntı yaşayacağımızı düşündük ve ilanlardan kaldırdık. O arada bağışçılar paralarını yatırmıştı. Paraya dokunmayalım hesapta kalsın, dedik. Bu parayla çocuklara yardım yapalım, dedik bununla ilgili sıkıntı olacağını düşünerek bunu da yapmadık. Kurban bağışı toplanması için valilikten ve bakanlıktan izin alınması gerekiyormuş biz bunu da bilmiyorduk" ifadelerini kullandı.

Tanju Özcan: "Bütün bu davanın objesi ana yemeği benim"

Kurban bağışıyla ilgili savunmasını yapan Tanju Özcan ise BOLSEV Vakfı'nın yönetim kurulu başkanı olduğunu belirterek ilanlarda isminin yer almasının bu nedenle istendiğini söyledi.

Seferihisar'da can alan ayı sahilde vuruldu!
Seferihisar'da can alan ayı sahilde vuruldu!
İçeriği Görüntüle

Özcan,

"Yetkili arkadaşlar 'Başkanım vatandaşlar sizin isminizi ilanda görmeleri lazım' dediler. O nedenle ilanlarda ismim vardı. Vakıfla ilgili sorumluluğu da Ali Sarıyıldız’a vermiştim. Bu konuda zaman zaman istişare ettik. Buradaki karışıklık belediyenin yaptığı bağış kampanyası vardı. Eski belediye başkanı zamanında başlayan kurban bağışı toplanması işi var. Daha önceki yıllarda valilik ilanları da toplamış. Valilikten izin alınması gerekiyormuş. Biz valilikten izin alarak yapmaya başladık. Belediye açısından kurban bağışı güzel bir iş. Belediye her gün ihtiyaç sahibi vatandaşlara yemek dağıtıyor. Göreve geldiğimden bu yana kırmızı et alımı ile ilgili ihale yapmadık. Bağışlar sayesinde bir yıllık kırmızı et ihtiyacı karşılanıyordu. Ali Sarıyıldız, belediyeye kurban bağışı konusunu vakıfla ilgili olduğunu düşünmüş olabilir. Vakfın amaçları arasında kurban bağışı toplamak yok ve valilikten izin alınması gerekiyor. İzin konusunun kısa sürede alınamayacağını biliyorum. Vakıf kurbanı alacak vatandaştan 13 bin TL toplayacak ve bu paraya kurban bulamayacaksınız. Kurbanı alsanız bunun kesimi var bu da bir maliyet. Sonra soğuk zinciri bozmadan bunları vatandaşlara ulaştıracaksınız. Vakfın para kazanamayacağı işe kesinlikle izin vermem. Siz parayı toplayıp dolandırıcılık yaptınız, diyorlar. Buradaki para harcanmamış savcılık para toplanmış, demiş. İyi niyetle kurban bağışı için çalışma yapalım denilmiş. Vakıf üzerine vazife edinip belediyenin ilanını kopyalayıp kurban bağışı ilanına çıkmış. Sonradan ne olduysa ilanını geri çekmişler. Bütün bu davanın objesi ana yemeği benim. Arkadaşlar benim yüzümden mağdur oldular. Ben kimsenin dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğini düşünmüyorum. Ali Sarıyıldız’ın kardeşi, mali hizmetler müdürümüzün eşi, oğlumun en yakın arkadaşı ve belediye meclis üyemiz bağış yapmış. Biz şimdi bunları mı dolandıracağız. Bu paradan bir kuruş harcanmadı" dedi.

Tutuksuz sanıklardan beraat talebi

Tutuksuz sanık Aydan Özdemir, suçlamaları kabul etmediğini belirterek,

"Bütün savunmalarımın arkasındayım. Yöneticilerin soyut çelişkili yönlendirmeleri yüzünden ben tutuklandım. Çok sinirliyim ve öfkeliyim. Gerçekten çok eksik soruşturmayla iddianame hazırlanmış. Ben birisinin sözlü ifadesiyle tutuklanmamamı anlamıyorum. 10 yılı aşkın süredir Bolu barosuna kayıtlı avukatım. Nitelikli dolandırıcılık suçundan karşınızdayım. Her şeyde yetkili etkili olan kişinin sözleriyle tutuklanıyorum. Samimiyetle söylüyorum maddi gerçeğin ortaya çıkması için en çok çalışanlardan biriyim. Bağış toplama ve mağdur beyanlarını bile kendilerine sordum. Belediye işleyişi dediler. Üzerime atılı suçları kabul etmiyorum. Başından bu yana Ali Sarıyıldız yetkili. Sonuçta işlemler ortada. Bir öyle bir böyle diyerek insanları zan altında bırakmaya hakkı yok. Ben yetkili etkili insan değilim, maddi gerçeği ortaya çıkarmaya çalışıyorum. Hileli bir davranışım ve kastıma dair tek bir delil yok. Bağışla ilgili icrai bir görevim bile yok. Hesapların kontrol yetkilisi Ali Sarıyıldız’dadır. Beraatime karar verilmesini talep ediyorum" ifadelerini kullandı.

Belediye Başkan Yardımcısı Leyla Beykoz ise vakıfta yalnızca sekreter olarak görev aldığını belirterek,

"Kurban bağışı ile ilgili herhangi bir toplantıya katılmadım. Karar defterinde karar olmamasına ve imzan olmamasına rağmen tutuklandım. Ben sadece sekreterim, ben niye buradayım bilmiyorum. Gecenin ikisinde tek başına yaşayan kadının evine jandarmaların gelip beni Bolu’dan götürmelerini içime sindiremiyorum. Söyleseler ben gelirdim. Benim bu işlerden soruşturmalardan sonra haberim oldu. Ev hapsimin kaldırılmasını ve beraatimi talep ediyorum" dedi.

Bağışçılar şikayetçi olmadıklarını söyledi

Duruşmada BOLSEV'e kurban bağışı yapan bazı mağdurlar da dinlendi.

Orhan Özpolat, vakfın tanıtım toplantısına katıldığını, bağışı kendi isteğiyle yaptığını belirterek,

"Kurbanın kesileceğini bilgilendirme için beni arayacaklarını söylediler. Hatta bana paket içinde et getirdiler onu da bir arkadaşa verdim. Sanıklardan şikayetçi değilim" dedi.

Tuğba Çufaoğlu, sosyal medya üzerinden gördüğü ilan sonrası 13 bin TL bağış yaptığını, ödediği tutarın daha sonra kendisine iade edildiğini belirterek şikayetçi olmadığını ifade etti.

Halil İbrahim Yıldıran ise belediyeye düzenli bağış yaptığını söyleyerek,

"Gönderilen paranın nereye gittiğini soruşturma ile öğrendim. 13 bin TL ödeme yaptım. Kurbanın kesilmeyeceğinden haberim yoktu ama bana et geldi. Yaptığım ödeme de geri iade edildi. Şikayetçi değilim" diye konuştu.

Kaynak: DHA