Uzmanlar, günlük yaşamda sergilenen bazı temel tutum ve davranışların, bireyin duygusal ve zihinsel esneklik düzeyine dair kritik ipuçları verdiğini belirtiyor.

Yapılan değerlendirmelere göre, doğuştan gelen zihinsel kapasiteden ziyade öğrenmeye kapalılık, zayıf özfarkındalık ve muhakeme eksikliği olarak öne çıkan ve düşük zeka göstergesi kabul edilen 4 temel davranış biçimi şöyle sıralanıyor:

1. Her konuda uzman hissi ve sabit fikirlilik

Araştırmalar, zihinsel esnekliği düşük bireylerin olayları yalnızca "siyah veya beyaz" olarak görme eğiliminde olduğunu gösteriyor. Bilişsel psikolojide "Dunning-Kruger Etkisi" olarak bilinen bu durumda, bir konu hakkında en az bilgiye sahip kişilerin kendilerini o alanın en büyük uzmanı gibi sunmaları dikkat çekiyor. Yanıltıcı veya aksi kanıtlar sunulsa dahi fikir değiştirmemek bu profilde belirgin bir rol oynuyor.

2. Sorumluluktan kaçış ve aşırı savunmacılık

Uzmanlar, zeka gelişimi ile özfarkındalık arasında doğrudan bir bağ bulunduğuna dikkat çekiyor. Hatalarını asla kabul etmeyen, başarısızlıklarını sürekli dış etkenlere veya başkalarına yükleyen kişilerin zihinsel gelişimde duraklama yaşadığı ifade ediliyor. Bu bireyler, en yapıcı eleştirileri bile kişisel bir saldırı olarak algılayıp doğrudan savunmaya geçiyor.

Kurumsalı bıraktı, tarlaya döndü!
Kurumsalı bıraktı, tarlaya döndü!
İçeriği Görüntüle

3. Fikirler yerine kişileri tartışmak

İletişim biçimlerinin zihinsel seviyeyi yansıtan en önemli aynalardan biri olduğunu vurgulayan uzmanlar, sürekli olarak projeler, fikirler veya olaylar yerine diğer insanların özel hayatları ve dedikoduları üzerine odaklanmanın sığ bir zihinsel alana işaret ettiğini belirtiyor. Aynı zamanda empati yeteneğinin gelişmemiş olması ve dinlemek yerine sadece kendi konuşacağı sırayı beklemek de bu kategoride yer alıyor.

4. Mantık yerine anlık duygularla karar vermek

Geleceğe dönük sonuçları öngörememek ve tek bir olaydan yola çıkarak genele dair kesin yargılara varmak (aşırı genelleme), zayıf muhakeme yeteneğinin en somut göstergelerinden biri. Anlık öfke, hırs veya korku gibi duygusal tepkilerle hareket edip analitik düşünmeyi devre dışı bırakmak uzun vadede hatalı kararları beraberinde getiriyor.

Süreklilik vurgusu

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan uzmanlar, bu davranışların yorgunluk veya stres anlarında her insanda zaman zaman görülebileceğinin altını çiziyor. Ancak bu tutumların geçici bir durum olmaktan çıkıp kalıcı bir yaşam tarzı ve alışkanlık haline gelmesi durumunda, bireyin duygusal ve zihinsel gelişim alanlarının ciddi oranda kısıtlandığı ifade ediliyor.

Kaynak: Haber Merkezi