Yaz aylarında serinlemek ve eğlenmek için havuzları tercih edenlerin dikkatli olması gerekiyor. Medicana Sağlık Grubu Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Kaan Tuğberk Özdemir, yalnızca yüzme becerisinin değil, havuz çevresinde güvenli hareket etmenin de önemli olduğunu vurguladı. Yaz döneminde acil servislere omurga yaralanması nedeniyle başvuranların çoğunun, havuz kenarında kayıp düşme sonucu hastaneye ulaştığına dikkat çekti.
Özellikle sıcak havalarda hem dinlenmek hem de spor yapmak isteyenlerin yoğun olarak havuzlara yöneldiğini belirten Medicana International İzmir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Kaan Tuğberk Özdemir, havuz kenarlarının görünmeyen riskler barındırdığına dikkat çekti. Havuz içinde alınan güvenlik önlemlerinin, havuz kenarında da ihmal edilmemesi gerektiğini söyleyen Özdemir, “Omurilik yaralanmalarına karşı bilinçli olmak, güvende kalmak için çok önemli. Özellikle yaz aylarında acil servislere başvuran omurga yaralanmalarının önemli bir kısmı, havuz kenarında kayıp düşme sonucu oluşuyor. Bu tür kazalar her yaşta görülebilir ancak çocuklar ve yaşlılar için çok daha tehlikeli sonuçlar doğurabiliyor” ifadelerini kullandı.
KÜÇÜK BİR DÜŞME BÜYÜK SONUÇLAR DOĞURABİLİR
Op. Dr. Özdemir, havuz kenarındaki kaygan yüzeylerin masum görünse de ciddi yaralanmalara yol açabileceğinin altını çizdi. “Omurilik, vücudun hareket ve his komutlarını taşıyan ana sinir hattıdır. Düşme sırasında sırt üstü ya da boyun üstü sert bir darbe, omurların yer değiştirmesine veya kırılmasına yol açabilir. Bu da omuriliği sıkıştırarak kalıcı felce kadar gidebilecek ciddi hasarlara neden olabilir. Islak fayans gibi kaygan yüzeyler, düşme riskini normal zemine göre 3-4 kat artırır. Özellikle çocuklar oyun oynarken, yetişkinler ise terliksiz yürürken bu risk daha da büyür” dedi.
İLK MÜDAHALE BÜYÜK ÖNEME SAHİP
Olası bir düşme sonrasında dikkat edilmesi gereken belirtiler hakkında da bilgi veren Op. Dr. Özdemir, omurilik zedelenmelerinin ilk belirtileri arasında hareketsizlik, uyuşma, şiddetli ağrı ve nefes darlığı gibi semptomların görülebileceğini belirtti. “Kişinin omurgası hasar aldıysa özellikle kol ve bacaklarını hareket ettiremeyebilir. Uyuşma ve karıncalanma hissi yaşayabilir. Sırtında ve boynunda şiddetli bir ağrı hissedebilir. Bilinç kaybı ya da nefes almada güçlük görülebilir” diye konuştu. Özellikle düşen kişiye yanlış müdahalenin daha ağır hasarlara yol açabileceğini hatırlatan Özdemir, “Düşen kişiyi asla hareket ettirmeyin. Baş, boyun ve sırt bölgesinin sabit kalması çok önemlidir. Ambulans çağrılmalı ve sağlık ekipleri gelene kadar kişi yerinden oynatılmamalıdır. Omurilik zedelenmişse ve kişi yanlış şekilde kaldırılırsa, hafif bir hasar bile kalıcı felce dönüşebilir. Bu yüzden bilinçsiz taşıma ve pozisyon verme, tedavi edilebilir bir durumu bile ağırlaştırabilir” uyarısında bulundu.
BÜYÜK KAZALAR ÖNLENEBİLİR
Op. Dr. Özdemir, basit önlemlerle havuz kenarında yaşanabilecek kazaların önüne geçilebileceğini ifade etti. “Islak zeminleri hemen kurulayın. Havuz kenarında koşmayın. Kaymaz terlikler ve halılar kullanın. Özellikle çocuklar gözetimsiz bırakılmamalı. Yaşlılar kaymaz terlik ve baston kullanmalı. Görme sorunu olan bireyler için ortam yeterince aydınlatılmalı. Kaymaz bantlar, yüzey kaplamaları ve özel terlikler ciddi şekilde düşme riskini azaltır. Ucuz ve etkili bir önlemdir. Unutmayın; saniyelik bir kayma, ömür boyu sürecek bir sakatlığa dönüşebilir. Önlem alın, dikkatli olun.” dedi.
Omurga yaralanmalarının tedavisi hakkında da bilgi veren Özdemir, hafif yaralanmaların istirahat ve fizik tedavi ile iyileşebileceğini, daha ciddi durumlarda ise cerrahi müdahalenin şart olduğunu söyledi. “Hafif yaralanmalarda istirahat ve fizik tedavi yeterli olabilir. Orta ve ağır hasarlarda ameliyat gerekebilir. Bazı durumlarda omurgaya platin veya vida yerleştirilir. Eğer omurilikte bası varsa, sinirler zedelenmişse ya da hasta hareket ve his kaybı yaşanıyorsa cerrahi müdahale zaman kaybetmeden yapılmalıdır. Erken müdahale ile birçok hasta normal hayatına dönebilir. Ancak tam iyileşme, hasarın derecesine ve yaşa göre değişir. Ağır hasarlarda kalıcı felç riski de vardır” şeklinde konuştu.





