Uzmanlar, çocuklarla doğru ve anlaşılır bir dille konuşmanın, kaygılarını azaltmada kritik öneme sahip olduğunu belirtiyor.

Yeşilay Haftası’nda anlamlı başlangıç
Yeşilay Haftası’nda anlamlı başlangıç
İçeriği Görüntüle

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, çocukların ve ergenlerin savaş ortamlarından hem ruhsal hem de fiziksel olarak nasıl etkilendiğini ve ebeveynlerin bu süreçte çocuklarına nasıl destek olabileceğini anlattı.

Çocuğa doğru ve anlaşılır bilgi vermek önemli

Çocuğun kaygısını azaltmanın en önemli yolunun güven vermek olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Luş, şunları söyledi:

“Onun endişelerini anladığını anne babanın dile getirmesi ve çocuğa güven vermesi çok önemli.”

Dr. Luş, çocuklarla birlikte haberlerin izlenebileceğini ancak bazı görüntülerden çocukları uzak tutmanın, anne babaların öncelikli görevi olduğunu ifade etti.

Ergenler de savaş haberlerinden etkileniyor

Ergenlik dönemindeki çocukların savaş haberlerinden doğrudan etkilenebileceğine dikkat çeken Dr. Luş, şunları aktardı:

“Aslında politik sorular bile sorabilirler. Kendi görüşünü anne babasının görüşleriyle kıyaslamak isteyebilir ve hatta tartışmak isteyebilir.”

Ergenlerle bu konuların konuşulmasının, çekinmeden iletişim kurulmasının çok önemli olduğunu belirten uzman, anne babaların çocukları yargılamadan dinlemesi ve güven vermesinin ruh sağlığı açısından kritik olduğunu vurguladı.

Savaşın çocukların ruhsal dünyasındaki yıkıcı etkisi

Dr. Luş, savaş ortamlarının çocuklarda yalnızca ruhsal değil, fiziksel etkiler de yarattığını belirterek şöyle konuştu:

“Çocukların temiz suya ulaşamadığı, temiz yiyeceklere ulaşamadığı, açlık, susuzlukla özellikle 5 yaş altındaki çocukların ölümle karşılaştığı savaş ortamında birinci öncelik elbette çocukların fiziksel olarak sağlıklı olmalarıdır. Fakat onların ruhsal dünyasında da savaş oldukça önemli yıkım etkisi yaratır. Özellikle 5 yaş altındaki çocuklarda şiddet içerikli herhangi bir olayın hemen akabinde huzursuzluk, ağlama, her şeye aşırı tepki verme, hırçınlık, uykusuzluk, anne babanın dediklerine uymama, her şeyi reddetme gibi olumsuz belirtiler görülebiliyor.”

Ebeveynlerin rolü: Anlamak ve güven vermek

6-7 yaş sonrası çocuklarla daha küçük çocuklar arasında kavramsal farklar olduğunu dile getiren Dr. Luş, ebeveynlere şu önerilerde bulundu:

“Ebeveynler olarak, çocukların soyut kavramları anlamadıklarını, savaş da soyut bir kavram olduğu için buna anlam veremediklerini, gördükleri her şeyi sorabileceklerini hiçbir zaman unutmamalıyız. Önemli olan onlara doğru bilgiyi vermek, anlayabileceği bir dilden konuşmak ve güven vermektir.”

Ergenler için de durumun benzer olduğunu belirten Dr. Luş, şu ifadelerle sözlerini tamamladı:

“Kendi görüşlerini geliştirmeye başladıkları için ergenler bu konularla ilgili tartışmak isteyeceklerdir. Anne babalar onları yargılamadan dinlemeli, onaylamasalar bile, kendi görüşlerine uymasa bile, yine de onları kesinlikle rencide etmeden, terslemeden dinlemeli ve onların yanında olduğunu gösterecek şekilde iletişim kurarak destek olmalıdır.”

Kaynak: Basın Bülteni