Apartmanlarda komşular arasında en sık yaşanan gerginliklerden biri olan "kapı önüne eşya bırakma" alışkanlığı, mülk sahiplerini ağır hukuki yaptırımlarla karşı karşıya bırakabilir. Hukukçular, ortak alanların haksız kullanımının "hak gaspı" sayıldığını ve sürecin dairenin zorunlu satışına kadar uzanabileceği konusunda uyarıyor.
Şehir yaşamının getirdiği çok katlı binalarda, daire kapılarının önü, merdiven boşlukları ve koridorlar yasal olarak "ortak alan" kabul ediliyor. Birçok kat maliki bu alanlara ayakkabı, terlik veya kişisel eşya bırakmayı bir alışkanlık haline getirse de bu durum Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre aykırılık teşkil ediyor.
Yargı süreci nasıl işliyor?
Konuyla ilgili görüş veren Avukat Eylül Altıntaş, bu alanların kullanımının tüm kat maliklerine ait olduğunu hatırlatıyor. Komşular arasında uzlaşma sağlanamadığı durumlarda izlenen yol ise oldukça net.
Öncelikle noter aracılığıyla bir ihtarname gönderilerek komşunun uyarılması gerekiyor. Ardından başlayan arabuluculuk sürecinde de sonuç alınamazsa, konu Sulh Hukuk Mahkemesi’ne taşınıyor. Mahkemenin "eşyaların kaldırılması" yönündeki kararına uymayanları ise adli para cezaları bekliyor.
"Çekilmezlik hali" dairesini kaybettirebilir
Hukuki sürecin en dikkat çekici noktası ise Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 25. maddesinde gizli. Eğer bir komşu, mahkeme kararına ve uyarılara rağmen ortak alanı işgal etmeye devam ederse, bu durum "diğer sakinler için yaşamın çekilmez hale gelmesi" olarak değerlendiriliyor.
Bu aşamada apartman genel kurulunda alınacak oy çokluğu kararıyla, kurallara uymayan kişinin dairesinin zorunlu satışı veya mülkiyet devri talep edilebiliyor. Uzmanlar, mağduriyet yaşanmaması için apartman yönetim planlarının incelenmesini ve ortak alan sınırlarına saygı gösterilmesini tavsiye ediyor.




