Yaz aylarında serinlemek amacıyla deniz ve havuzlara girilmesi, dış kulak yolu enfeksiyonlarında belirgin bir artışı da beraberinde getirebiliyor. Kulak kanalında uzun süre kalan nem, sıcak hava ve yanlış kulak temizleme alışkanlıkları; halk arasında “yüzücü kulağı” olarak bilinen dış kulak yolu enfeksiyonlarının gelişmesine zemin hazırlayabiliyor.
Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Muhittin Dadaş, yaz aylarında artış gösteren dış kulak enfeksiyonlarına ilişkin önemli uyarılarda bulundu.
Yaz aylarında kulak enfeksiyonları neden artıyor?

Dış kulak yolu, normal şartlarda kulak kiri (serumen) ve cildin doğal yapısı sayesinde mikroorganizmalara karşı koruma sağlayan bir savunma mekanizmasına sahip. Ancak yaz aylarında sık sık denize ya da havuza girilmesi, kulak kanalında suyun uzun süre kalmasına neden olarak bu doğal koruyucu yapıyı zayıflatabiliyor.
Nemli ve sıcak ortam; bakterilerin ve bazı mantar türlerinin çoğalmasını kolaylaştırarak dış kulak yolu enfeksiyonu riskini artırabiliyor. Özellikle kulakların uzun süre ıslak kalması, enfeksiyon ihtimalini daha da yükseltiyor.
Her kulak ağrısı orta kulak enfeksiyonu olmayabilir
Yaz döneminde ortaya çıkan kulak ağrılarının önemli bir kısmı orta kulak enfeksiyonundan değil, dış kulak yolu enfeksiyonundan kaynaklanabiliyor. Bu durumda ağrı, kulak kepçesine dokunulduğunda veya kulak çekildiğinde daha belirgin hale gelebiliyor.
Kulakta dolgunluk hissi, kaşıntı, akıntı, işitmede geçici azalma ve çene hareketleri sırasında artan ağrı da görülebilen belirtiler arasında yer alıyor. Şikayetlerin şiddeti kişiden kişiye değişebildiği için belirtilerin dikkatle değerlendirilmesi gerekiyor.
En sık yapılan 3 hata
1. Kulak çöpü kullanmak
Kulak kaşıntısı ya da tıkanıklık hissini gidermek için kulak çubuğuna başvurmak yaygın ancak riskli bir alışkanlık. Pamuklu çubuklar kulak kanalının hassas derisinde mikro yırtıklara yol açabiliyor ve kirleri temizlemek yerine daha derine itebiliyor. Bu durum hem enfeksiyon riskini artırıyor hem de kulak içindeki doğal koruyucu tabakayı zedeleyebiliyor.
2. Islak kulağı kendi haline bırakmak
Sudan çıktıktan sonra kulakta kalan su, kulak kirine temas ederek şişmesine ve kulak kanalının tıkanmasına yol açabiliyor. Bu durum, enfeksiyon gelişimi için uygun bir ortam oluşturuyor.
3. Yüksek klorlu veya kirli sularda önlem almamak
Yeterince klorlanmamış havuz suları zararlı bakteriler içerebilirken, yüksek pH değerine sahip sular kulak kanalının asidik dengesini bozabiliyor. Temiz görünen göl ve deniz suları da çeşitli mikroorganizmalar barındırabiliyor.
Temiz görünen havuzlar her zaman güvenli olmayabilir
Hijyen koşulları yeterli olmayan havuzlarda ya da doğru şekilde dezenfekte edilmeyen sularda bazı bakteriler yaşamını sürdürebiliyor. Bunun yanı sıra deniz, göl ve diğer doğal su kaynaklarında da farklı mikroorganizmalar bulunabiliyor.
Su kulağa kaçtığında her zaman enfeksiyon gelişmeyebiliyor ancak kulak kanalının uzun süre nemli kalması mikroorganizmaların çoğalmasını kolaylaştırıyor. Özellikle daha önce kulak egzaması bulunan, kulak zarıyla ilgili sorun yaşayan veya sık enfeksiyon geçiren kişilerde risk daha yüksek olabiliyor.
Basit önlemlerle risk azaltılabilir
Yüzme sonrasında kulakların yumuşak bir havluyla nazikçe kurulanması ve başın hafifçe yana eğilerek kulakta kalan suyun doğal şekilde çıkmasının beklenmesi öneriliyor.
Kulak içine pamuklu çubuk, toka, anahtar ya da benzeri yabancı cisimlerin sokulmaması gerekiyor. Kulak zarı rahatsızlığı bulunan ya da sık dış kulak yolu enfeksiyonu yaşayan kişilerin ise yüzme sırasında kullanılabilecek koruyucu ekipmanlar için mutlaka hekim görüşü alması gerekiyor.
Çocuklar ve sık yüzenler daha dikkatli olmalı
Yaz tatilinde uzun süre havuzda vakit geçiren çocuklarda ve düzenli yüzme sporu yapan bireylerde dış kulak yolu enfeksiyonları daha sık görülebiliyor. Bunun temel nedeni kulak kanalının gün içinde defalarca suya maruz kalması ve nemli kalma süresinin uzaması olarak değerlendiriliyor. Yaz kampları, yüzme kursları ve tatil dönemlerinde kulak hijyenine özellikle dikkat edilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Kulakta ağrı varsa evde müdahale edilmemeli
Kulakta şiddetli ağrı, akıntı, işitmede azalma, şişlik veya ateş gibi belirtiler ortaya çıktığında kulak içine rastgele damla damlatılması ya da farklı yöntemlerin uygulanması önerilmiyor. Bu tür durumlarda altta yatan nedenin belirlenmesi ve uygun tedavinin planlanması gerekiyor.
Op. Dr. Muhittin Dadaş, yaz aylarında görülen dış kulak yolu enfeksiyonlarına ilişkin şu uyarıda bulundu:
"Yaz aylarında görülen dış kulak yolu enfeksiyonlarının önemli bir bölümü, kulak kanalının uzun süre nemli kalması ve yanlış temizlik alışkanlıklarıyla ilişkilidir. Kulak, kendi kendini temizleyebilen bir organdır. Kulak içine yabancı cisimlerle müdahale edilmemesi, yüzme sonrasında kulağın nazikçe kurulanması ve şikayetlerin devam etmesi halinde zaman kaybetmeden Kulak Burun Boğaz uzmanı tarafından değerlendirilmesi, olası komplikasyonların önlenmesi açısından önem taşımaktadır."
— Op. Dr. Muhittin Dadaş



