Nevzat Tarhan, “Aileye Bilgelik Aşısı” adlı kitabında dijital bağımlılığın aile ilişkilerine etkilerini ve bu sürece karşı alınabilecek önlemleri değerlendirdi.
Dijital bağımlılığın bireyin özgür iradesini zayıflatabildiğini ifade eden Tarhan, bağımlılığın yalnızca teknoloji kullanımıyla sınırlı kalmadığını, zamanla kişinin yaşamını yöneten bir sürece dönüşebildiğini belirtti. Bağımlılığın ilk işaretlerinden birinin hayat önceliklerinin değişmesi olduğunu vurgulayan Tarhan, dijital ortama ilişkin düşüncelerin günlük yaşamın merkezine yerleşebildiğini söyledi.
Dijital bağımlılık beynin ödül sistemini etkiliyor
Bağımlılığın beyindeki dopamin sistemiyle bağlantılı olduğunu dile getiren Tarhan, dijital bağımlılık ile kimyasal bağımlılıkların benzer mekanizmalar üzerinden ilerlediğini kaydetti. Beynin zamanla daha fazla haz arayışına yöneldiğini belirten Tarhan, bunun “ödül yetmezliği sendromu” olarak tanımlanan bir tabloya yol açabildiğini ifade etti.
Tarhan, “Son yapılan araştırmalarda bağımlılığın da şeker hastalığı gibi benzer hastalık olduğu tespit edildi.” dedi.
Kuşakların iletişim alışkanlıkları değişiyor
Teknolojinin farklı nesiller üzerindeki etkilerine de değinen Tarhan, X kuşağını “radyo kuşağı”, Y kuşağını “televizyon kuşağı”, Z kuşağını ise “sosyal medya kuşağı” olarak tanımladı.
Sosyal medya kuşağının bilgiye hızlı erişim sağladığını ancak yüz yüze iletişim konusunda zaman zaman zorlanabildiğini ifade eden Tarhan, dijital çağın gençlerin iletişim alışkanlıklarını önemli ölçüde değiştirdiğini söyledi.
“Öğrenilmiş otizm vakaları artıyor”
Dijital bağımlılığın sosyal iletişim üzerindeki etkilerine dikkat çeken Tarhan, özellikle gençlerde iletişim problemlerinin arttığını belirtti.
Tarhan, “Özellikle gençlerin yaşadığı dijital dünyada, öğrenilmiş otizm vakaları artıyor. Gençlerin, başkalarıyla anlamlı iletişim kurmakta zorlandığı, sosyal ortamlarda kendilerini ifade etmekte güçlük çektiği, duygularını ifade etmekte ve anlamakta zorlandıkları görülüyor.” ifadelerini kullandı.
Pandemi süreci dijital oyun bağımlılığını artırdı
Pandemi döneminde insanların uzun süre evde kalmasının dijital oyun kullanımını artırdığını belirten Tarhan, dünya genelindeki araştırmalarda bağımlılık tanılarında ciddi yükseliş görüldüğünü söyledi.
Çocuklar ve gençler arasında dijital oyun bağımlılığının daha sık görüldüğünü kaydeden Tarhan, çevrim içi strateji oyunlarının özellikle gençler arasında yaygınlaştığını ifade etti. Tarhan, Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre 2021 yılında 6-15 yaş grubundaki çocuklarda dijital oyun kullanımının önceki yıllara göre yüzde 66 arttığını belirtti.
Şiddet içerikleri çocukları etkileyebiliyor
Dijital oyunlardaki şiddet içeriklerinin çocukların ilgisini çektiğini söyleyen Tarhan, soyut düşünme becerileri tam gelişmeyen çocukların bu içerikleri yalnızca eğlence olarak değerlendirebildiğini ifade etti.
Ailelerin çocuklarla dijital içerikler üzerine konuşmasının önemine değinen Tarhan, oyunların tamamen yasaklanması yerine kontrollü kullanımın teşvik edilmesi gerektiğini kaydetti.
“Oyun bağımlılığı kokain bağımlılığından farklı değil”
Empati eğitiminin ve aile içi iletişimin önemine dikkat çeken Tarhan, ebeveynleriyle yeterince vakit geçirmeyen çocuklarda oyun bağımlılığının daha sık görüldüğünü söyledi.
Tarhan, “Anne babalarıyla zaman geçirmeyen çocuklarda oyun bağımlılığını daha fazla görüyoruz. Hatta bu çocuklar öyle oyun bağımlısı oluyor ki vakit kaybetmemek için tuvaletini odasında pet şişeye yapıyor. Oyun bağımlılığı, beyindeki ödül ceza sistemini bozuyor, yani kokain bağımlılığından farklı değil. ‘Ne olacak bir oyun!’ dememek lazım.” dedi.
Birçok ebeveynin çocukların evde oyun oynamasını zararsız gördüğünü belirten Tarhan, bunun zamanla çocukların başka alanlardan keyif alamamasına neden olabileceğini ifade etti.
Tedavide nörobilimsel yöntemler uygulanıyor
Bağımlılık tedavisinde nörobilimsel yöntemlerden yararlanıldığını belirten Tarhan, beynin ödül sisteminin manyetik uyarılarla yeniden düzenlenmeye çalışıldığını söyledi.
Ancak tedavi sürecinde kişinin isteğinin belirleyici olduğunu vurgulayan Tarhan, “Beyindeki bozulan ödül sistemi manyetik uyarılarla yeniden düzenlenmeye çalışılıyor. Ancak kişi istemezse hiçbir tedavi işe yaramaz.” ifadelerini kullandı.




