Teknoloji dünyası her geçen gün büyürken, bu gelişim kadınlar için yeni bir şiddet sahasını da beraberinde getiriyor. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) ve UN Women tarafından yayımlanan güncel rapor, sanal dünyadaki cinsiyet uçurumunu dehşet verici verilerle belgeledi. Rapora göre kadınların çevrimiçi tacizle karşılaşma olasılığı erkeklere oranla tam 27 kat daha fazla. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen etkinliklerde, bu tablonun tesadüfi olmadığı ve sistematik bir kadın düşmanlığının yansıması olduğu vurgulandı.
Genç Kadınlar ve Yapay Zekâ Hedefte
Araştırmanın en sarsıcı bölümlerinden biri, yapay zekâ teknolojisinin kötüye kullanımı üzerine oldu. Verilere göre:
-
Yapay Zekâ ve Cinsellik: Çevrimiçi yapay zekâ videolarının %90 - 95'i rızaya dayalı olmayan cinsel görüntülerden oluşuyor ve bu içeriklerin %90'ı doğrudan kadınları hedef alıyor.
-
Genç Nesil Risk Altında: 15-25 yaş arası genç kadınlar ve kız çocuklarında çevrimiçi taciz oranı %58'e ulaştı. Bu grubun %85'i ise birden fazla dijital şiddet türüne (ısrarlı takip, siber zorbalık, ifşa vb.) maruz kalıyor.

Dr. Ayşe Kaşıkırık: "Bu Söylemler Tesadüfi Değil"
Küresel Eşitlik ve Kapsayıcılık Ağı Başkanı Dr. Ayşe Kaşıkırık, dijital şiddetin toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin bir izdüşümü olduğunu belirtti. Özellikle medya, siyaset ve akademide aktif olan kadınların sesini kısmak için sistematik bir saldırı yürütüldüğünü ifade eden Kaşıkırık:
"Dijital şiddetle mücadele için sadece teknik önlemler yetmez; dijital etik ve hak temelli yaklaşım şart. Mevzuatın etkin uygulanması, hızlı içerik kaldırma mekanizmaları ve sosyal medya şirketlerinin şeffaf denetimi zorunluluktur. Çevrimiçi ya da çevrimdışı, şiddetin her türüne sıfır tolerans göstermeliyiz." dedi.
TGC: "Yapay Zekâ Demokrasinin Meselesidir"
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Kadın Gazeteciler Komisyonu da 8 Mart kapsamında "Yapay Zekâ ve Eşitsizlik" başlıklı bir toplantı düzenledi. TGC Başkanı Vahap Munyar, yapay zekânın yarattığı etik ihlallerin ve dijital tekelleşmenin artık gazeteciliğin ve insan haklarının doğrudan meselesi haline geldiğini vurguladı. Toplantıda, teknolojinin yeni eşitsizlik alanları yaratmaması için hukuksal düzenlemelerin aciliyeti tartışıldı.




