Belgeselin gösterimi ve söyleşi etkinliği, İzmir Mimarlar Odası’nda yoğun katılımla gerçekleşti. Etkinliğe İzmir ve Efes Selçuk’tan sivil toplum örgütleri temsilcileri, oda üyeleri, CHP il başkan yardımcıları ve ilçe başkanları, parti yöneticileri, Efes Selçuk Belediye Meclis üyeleri, Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay ile belediye emekçileri katıldı.

Efes Selçuk’un Direnişi Belgeselle Anlatıldı (6)

Belgesel, yerel yönetimlere yönelik ekonomik ve idari kayyum uygulamalarını, Efes Selçuk örneği üzerinden ele alıyor. Çalışma, BirGün Gazetesi muhabiri Aycan Karadağ’ın yönetmenliğinde hazırlandı.

Mücadelede herkes yer aldı

Efes Selçuk’un Direnişi Belgeselle Anlatıldı (4)

Belgesel gösteriminin ardından gerçekleşen söyleşide, moderatörlüğü İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi üstlendi. Söyleşiye Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, araştırmacı-gazeteci Timur Soykan ve BirGün Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü Yaşar Aydın katıldı.

Efes Selçuk’un Direnişi Belgeselle Anlatıldı (5)

Aycan Karadağ, belgeselin temel motivasyonunu şöyle açıkladı:

“Genelde halk, geleceğine sahip çıkmak için eylemler yapar. Yerel yönetimler destek olmaz ya da yerel yönetim bir şeyler yapmak ister ama halk destek olmaz. Ancak Efes Selçuk’ta herkesin mücadele ettiğini gördük. Bu da bizim bu mücadeleyi kayda geçirmek istememize neden oldu. Bu çalışma için verdikleri destekten dolayı Efes Selçuk Belediyesi’ne ve çalışma arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum.”

Selçuk sembol haline geldi

Dilek Gappi, söyleşide farklı kayyum uygulamalarına dikkat çekerek, Türkiye tarihine bir not düşüldüğünü vurguladı:

“Türkiye adına, Türkiye’nin tarihine not düşülmesi adına; bir halkın, bir kentin ayağa kalkarak hakkını araması bence çok değerli bir mücadele. Başta Filiz Başkan olmak üzere direnişe katılan herkese sevgilerimi gönderiyorum. Aycan Karadağ başta olmak üzere belgesele emek veren tüm meslektaşlarıma teşekkür ediyorum. Artık öyle bir noktadayız ki; evet, Efes Selçuk bir sembol. Son bir haftada İzmir bambaşka bir mücadele veriyor. Üç binasına birden el konulmaya çalışılıyor. Bunların hiçbiri kabul edilemez. Bu direniş öykülerinden Türkiye’nin çok daha güçlü modeller çıkaracağına eminim.”

Araştırmacı gazeteci Timur Soykan da Selçuk’taki direnişin Türkiye genelinde yankı bulduğunu ifade etti:

“Belgeselde emeği geçen arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. O soğuk havaya rağmen direnişin sıcaklığını hissettiren, dayanışmanın ne kadar kıymetli olduğunu ve insanın ancak direnerek, mücadele ederek var olabildiğini anlatan çok güzel bir belgesel olmuş. Bu bir kuşatma; Selçuk aslında bütünün bir parçası. O bütünde halkın iradesini kabullenememe, halkın iradesini gasp etme anlayışı var. Her yerde halk bir şeyleri korumak zorunda kalıyor. Selçuk’ta gördüğümüz ve Türkiye genelinde de yaşadığımız durum şu: Halkla inatlaşan bir iktidar var. Halkla ne kadar inatlaşırsanız o kadar kaybedersiniz. Bu Selçuk’ta da böyle olacak, Türkiye genelinde de böyle olacak. Selçuk, bu belgesel ile bunu tarihe yazan ilçelerden biri olacak. İyi ki varsınız.”

Efes Selçuk’un Direnişi Belgeselle Anlatıldı (8)

Kolektif mücadele öne çıkıyor

BirGün Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü Yaşar Aydın, direnişin yalnızca Selçuk halkının değil, kolektif mücadelenin bir örneği olduğunu belirtti:

“Bir direnenler var, bir de o direnenleri bu noktaya itenler var. Başka bir ülkede Selçuk halkı bu kadar direnirken buna kulaklarını kapatan bir iktidarla karşılaşmazsınız. Türkiye’nin farklı yerlerinde yaşananlar bunun versiyonları aslında. Ülke bir yol ayrımında. ‘Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz’ diye bir slogan atılıyor. Selçuk’un artık tek başına kurtulma şansı yok. Bu yüzden birleşmek zorundayız. Bu yol ayrımında birleşemezsek geçmiş olsun. Değişim kolay değildir ama şimdi ülkemizi değiştirmek durumundayız. Harekete geçtiğinizde sizinle birlikte yürüyecek milyonlar var.”

Meryem Ana Evi Direnişi belgesel oldu
Meryem Ana Evi Direnişi belgesel oldu
İçeriği Görüntüle

Filiz Ceritoğlu Sengel ise direnişin belediye ile halk arasını açma amacı taşıyan kayyum politikalarına karşı verildiğini vurguladı:

“Direnişin en zor anını belgeselde de izledik. Arkadaşlarım aşağıya indirildi. İlçemizde ilk kez TOMA gördük. Belediyeler, halkın en kolay ulaştığı ve en hızlı çözüm beklediği kamu kurumlarıdır. Direnç noktamız belgeselde de çok iyi anlatılmış. Devletin sosyal devlet anlayışı gereği yapması gereken birçok şey zaten yapılamıyor. En basitinden, çocuklara öğle yemeği verilmiyor. Evde annelerin hazırlayabileceği, sağlıklı gıdaya uygun maliyetle erişilebilecek bir ortam yok. Doğal olarak vatandaş belediyeden talep ediyor. Ancak bunu ikame edecek bir sosyal devlet anlayışı olmadığı için bu görev belediyelere kalıyor. Amaç sadece gelirlere el koymak değil; bizimle yurttaşların arasını açmak, belediyelerle vatandaşı karşı karşıya getirmektir.”

Belgeselde, Efes Selçuk Belediyesi’nin uğradığı ekonomik kayba rağmen sosyal belediyecilik anlayışıyla direnişi sürdürdüğü öne çıkarıldı. Sengel, kolektif mücadelenin önemini şu sözlerle vurguladı:

“Kolektif bir mücadele var. Emekçi, maaşı için; halk, geleceği için sahip çıktı. Sosyal yardımdan, Efeslim Kart’tan, çocuktan ve emekçiden kesmemizi istediler. İlk günden beri şunu söyledik: Ne olursa olsun; belki yarım maaş ödeyeceğiz, belki ücretsiz izinler olacak ama bir emekçiyi işten çıkarmayacağız. İhtiyaç sahibinden dayanışmamızı esirgemeyeceğiz. Çocuklara verdiğimiz ücretsiz kursları kapatmayacağız. Gençlerin ilk cep harçlıklarını kesmeyeceğiz.”

Söyleşinin ardından katılımcılar, Meryem Ana Evi Direnişi’nden karelerin yer aldığı fotoğraf sergisini gezerek belgeseli ve direnişin öyküsünü yakından deneyimledi.

Kaynak: Basın Bülteni