Son dönemde nöroloji kliniklerinde daha sık gündeme gelen sorunlardan biri ise “dijital baş ağrısı” olarak adlandırılan tablo. Uzmanlar, uzun süreli ekran maruziyetinin gözler kadar boyun ve omuz kaslarında da ciddi zorlanmaya yol açtığına dikkat çekiyor.
Medicana International Ankara Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Müge Kuzu Kumcu, dijital baş ağrısının henüz resmi bir tanı olarak sınıflandırılmadığını ancak klinik pratikte giderek daha yaygın kullanılan bir kavram haline geldiğini belirtti. Kumcu, bu tür baş ağrılarının parlak ekranlar, mavi ışık maruziyeti, ergonomik olmayan çalışma koşulları ve zihinsel yorgunlukla doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı.

Doç. Dr. Kumcu, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:
“Günün büyük bir bölümünü bilgisayar, tablet veya akıllı telefon karşısında geçirmek, göz, boyun ve omuz kaslarında aşırı zorlanmaya yol açıyor. Özellikle parlak ve yüksek kontrastlı ekran ışığı, gözün uyum mekanizmalarını zorlayarak baş ağrısını daha erken ve daha şiddetli hale getirebiliyor. Bu durum özellikle masa başı çalışanlarda ve yoğun ekran kullanan gençlerde baş ağrısı sıklığını belirgin şekilde artırıyor. Pandemi sonrası dönemde bu tip baş ağrılarında belirgin bir artış gözlemlenmektedir.”
Gerilim tipi baş ağrısı ve migreni tetikleyebiliyor
Ekran kaynaklı baş ağrılarının tek bir nedene bağlı olmadığını ifade eden Doç. Dr. Kumcu, uzun süre ekrana odaklanmanın göz kırpma sayısını azalttığını ve bunun göz kuruluğuna yol açtığını söyledi. Parlak ekran ışığı, yetersiz filtre kullanımı ve mavi ışık maruziyetinin göz kasları üzerinde aşırı yük oluşturduğunu belirten Kumcu, bu durumun görsel stresi artırdığını dile getirdi.
Konuyla ilgili açıklamasında Doç. Dr. Kumcu şu değerlendirmeyi yaptı:
“Uzun süre ekrana odaklanmak göz kırpma sayısını azaltır ve göz kuruluğuna neden olur. Parlak ekran ışığı ve yetersiz ekran filtresi kullanımı, göz kaslarında aşırı yüklenmeye ve görsel stres artışına yol açar. Ekranlardan yayılan mavi ışık, gözün retina tabakasında hassasiyeti artırarak göz yorgunluğuna neden olur. Göz yorgunluğu baş ağrısının en önemli tetikleyicilerinden biridir. Bunun yanı sıra sabit pozisyonda kalmak boyun ve omuz kaslarında kasılmaya neden olur. Tüm bu faktörler birlikte beyindeki ağrı yollarını uyararak özellikle gerilim tipi baş ağrısı ve migren ataklarını tetikler.”
“Her 20 dakikada bir kısa mola verilmeli”
Dijital baş ağrısına karşı alınabilecek önlemlere de değinen Doç. Dr. Müge Kuzu Kumcu, ekran kullanım alışkanlıklarının bu noktada belirleyici olduğunu ifade etti. Ekran parlaklığının ortam ışığına göre ayarlanmasının önemine dikkat çeken Kumcu, düzenli aralarla verilen molaların baş ağrısı riskini azaltabileceğini söyledi.
Doç. Dr. Kumcu, önerilerini şu sözlerle paylaştı:
“Ekran parlaklığı mutlaka ortam ışığına göre ayarlanmalı, maksimum parlaklıktan kaçınılmalıdır. Bilgisayar, tablet ve telefonlarda mavi ışık ve parlaklık filtreleri aktif olarak kullanılmalıdır. Her 20 dakikada bir kısa mola verilerek gözler dinlendirilmelidir. Bilgisayar başında ergonomik oturuş sağlanmalı, boyun ve omuz kasları düzenli olarak hareket ettirilmelidir. Uyku öncesi özellikle parlak ekranlardan uzak durulmalıdır. Doğru ekran kullanımı alışkanlıkları bu risk büyük ölçüde azaltabilir ve yaşam kalitesini yükseltebilir. Baş ağrısı modern yaşamın kaçınılmaz sonucu değil, önlenebilir ve yönetilebilir bir sağlık problemidir.”




