Elektronik atıkların artışıyla birlikte geliştirilen Circularity projesi, cihazların ve bataryaların döngüsel ekonomi modeliyle yeniden ekonomiye kazandırılmasını hedefliyor. TÜBİTAK destekli proje kapsamında Türkiye’nin e-atık verileri ve geleceğe yönelik riskler ele alındı.
Circularity Projesi ve iş birliği

TÜBİTAK tarafından desteklenen ve Belmont Forum kapsamında fonlanan Circularity projesinin kapanış etkinliği Yaşar Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. Türkiye’nin yanı sıra Almanya, Japonya, Tayland ve Tayvan’dan üniversitelerin yer aldığı uluslararası iş birliğiyle yürütülen projede, elektronik atıkların yeniden değerlendirilmesi amaçlandı. Telefonlar ve elektrikli araç bataryaları gibi atıkların hammaddeye dönüştürülmesi, döngüsel ekonomi yaklaşımıyla ele alındı.
Türkiye’de elektronik atık verileri

Proje kapsamında ortaya konulan veriler, Türkiye’nin elektronik atık üretiminde önemli bir seviyede olduğunu gösteriyor. 80 milyonu aşan nüfusla birlikte ülkenin Batı Asya’da en fazla e-atık üreten ülkelerden biri olduğu belirtiliyor. Kişi başı 18,3 kilogram seviyesine ulaşan elektronik atık miktarı, yıllık toplamda 1 milyon tonun üzerine çıkmış durumda. Bu durum, mevcut geri dönüşüm kapasitesinin yetersizliğini de ortaya koyuyor.
Akıllı telefon ve tüketim süresi

Araştırmalarda, elektronik atıkların en hızlı büyüyen kaynağının akıllı telefonlar olduğu vurgulanıyor. Gelişmiş ülkelerde cihaz kullanım süresinin 2 yılın altına düştüğü, gelişmekte olan ülkelerde ise bu sürenin 3 yıla kadar gerilediği ifade ediliyor. Bu tablo, “al-kullan-at” modelinin hızla yaygınlaştığını ve elektronik atık miktarını artırdığını ortaya koyuyor.
Elektrikli araç bataryaları ve gelecek risk

Proje yalnızca mevcut cihazları değil, geleceğin teknolojisi olan elektrikli araçları da kapsıyor. Almanya’daki veriler, bataryalı elektrikli araç sayısının hızla arttığını ve 2024 itibarıyla 1 milyon 651 bini aştığını gösteriyor. Bu durum, ilerleyen yıllarda batarya atıklarının önemli bir çevresel sorun haline gelme riskini ortaya çıkarıyor. Döngüsel ekonomi modellerinin şimdiden geliştirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Yaşar Üniversitesi koordinasyonunda yürütülen proje, uluslararası bir akademik iş birliğiyle gerçekleştirildi. Almanya, Japonya, Tayland ve Tayvan’dan beş üniversitenin paydaş olduğu çalışmada Türkiye’den de farklı akademisyenler görev aldı. Proje, Belmont Forum tarafından desteklenen ve dünya genelinde seçilen sınırlı sayıdaki çalışmalardan biri olarak dikkat çekiyor. Amaç, doğrusal üretim-tüketim modelinin yerine döngüsel ekonomi yaklaşımını güçlendirmek olarak ifade ediliyor.
Circularity projesi, elektronik atıkların artışı karşısında döngüsel ekonomi yaklaşımının önemini ortaya koyuyor. Hem mevcut e-atık sorununa hem de gelecekte oluşabilecek batarya atıklarına yönelik bilimsel çözümler geliştirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Proje, sürdürülebilir kaynak kullanımı ve üretim süreçlerinin yeniden yapılandırılması açısından önemli bir akademik referans niteliği taşıyor.




