Özellikle yüz hatlarını değiştirmek yerine daha dinlenmiş, taze ve doğal bir ifade elde etme isteği, “baby botoks” uygulamalarını öne çıkarıyor.
Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Haluk Duman, değişen estetik algısına dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bu değişim, estetik uygulamalarda daha kontrollü ve kişiye özel yaklaşımların öne çıkmasına vesile olurken, yüz ifadesini korumayı amaçlayan baby botoks gibi uygulamaların da popülerleşmesini sağlıyor”
Baby botoks nedir, klasik botokstan farkı ne?
Klasik botoks ile baby botoks arasındaki farkın özellikle doz ve amaçta ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Haluk Duman, şu ifadeleri kullandı:
“Klasik botoksun daha belirgin kırışıklıkları olan, mimik kasları güçlü veya çizgileri yerleşmiş ileri yaşlardaki kişilerde tercih edildiğinden bahseden Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Haluk Duman, ‘Baby botoks ise daha düşük dozlarla uygulanır. Amaç yüz ifadesini tamamen durdurmak değil, mimikleri yumuşatarak daha doğal bir görünüm elde etmektir’ dedi.”
Koruyucu botoks çizgilerin derinleşmesini yavaşlatıyor
Genç yaşta uygulanan botoksun artık yalnızca tedavi değil, koruyucu amaçla da kullanıldığını vurgulayan Duman şöyle konuştu:
“Son yıllarda botoks uygulamalarında yaş sınırının aşağı çekilmesinin altında stratejik bir değişim olduğuna değinen Duman, ‘İşlem artık yerleşmiş kırışıklıkları silmekten ziyade çizgiler derinleşmeden koruma kalkanı oluşturmak amacıyla tercih ediliyor. Baby botoks özellikle genç yaş grubu, yüz ifadesini korumak isteyenler ve sahne, ekran gibi mimik gücüne dayalı meslek profesyonellerince sıklıkla tercih ediliyor. Mikrodosaj tekniğiyle çalışıldığı için donuk ve yapay bir çehre yerine dinlenmiş, taze ve doğal bir yansıma hedefleniyor’ dedi.”
İşlem sonrası dikkat edilmesi gerekenler
Botoks sonrası ilk saatlerin kritik olduğuna dikkat çeken Duman, süreci şöyle anlattı:
“Botoks uygulamasının sonrası için de önemli uyarılarda bulunan Duman, ‘İlk birkaç saat, sonucun başarısı açısından önem taşıyor. Bu süreçte öne eğilmemek, uygulama bölgesine masaj yapmamak ve baskı uygulamamak gerekiyor. Aynı gün yoğun egzersiz, sauna ve sıcak banyodan kaçınılması da ilacın istenmeyen şekilde yayılmasını önlemeye yardımcı oluyor. Botoksun tam etkisinin ortaya çıkması ve nihai görünümün oluşması ise genellikle 10-14 günü buluyor’ dedi.”
Etkisi 2-3 ayla sınırlı kalabiliyor
Baby botoksun daha düşük dozlarla uygulanması nedeniyle etkisinin daha kısa sürdüğünü belirten Duman şunları söyledi:
“Baby botoksta kullanılan düşük dozlar nedeniyle etki süresinin klasik uygulamaya göre daha kısa olduğunu belirten Duman, ‘Sonuçlar genellikle 2-3 ay devam ediyor. Klasik botoksta ise kalıcılık; kas yapısı, uygulanan doz ve kişinin metabolizmasına bağlı olarak değişse de genellikle daha uzun sürebiliyor. Bu nedenle işlem öncesinde beklentilerin doğru değerlendirilmesi önemli. Daha doğal ve hafif bir etki arayanlar için baby botoks uygun bir seçenek sunarken, daha belirgin ve uzun süreli sonuç hedefleyen kişilerde klasik botoks öne çıkıyor’ dedi.”
“İfade kaybı botoks değil, yanlış uygulama”
Botoksa yönelik en yaygın endişelerden birinin ifade kaybı olduğunu söyleyen Duman, bunun nedenini yanlış uygulamalara bağladı:
“İfade kaybının nedeni botoks değil, yanlış uygulama
İfade kaybının nedeni botoks değil, yanlış uygulama
Botoksa ilişkin en yaygın kaygılardan biri olan ifade kaybının, çoğunlukla yanlış dozlama ve hatalı uygulamalardan kaynaklandığının altını çizen Duman, ‘Anatomik yapı değerlendirilmeden yapılan enjeksiyonlar donuk bir yüz ifadesine, asimetriye veya göz kapağı düşüklüğüne yol açabiliyor. Oysa doğru uygulamada amaç yüzü tamamen hareketsiz bırakmak değil, çizgileri yumuşatarak daha dinç bir görünüm elde etmek. Bu nedenle botoks, uzmanlık ve anatomi bilgisi gerektiren tıbbi bir işlem olarak değerlendirilmeli. Kaynağı belirsiz ürünlerle ve yetkisiz kişiler tarafından yapılan uygulamalar ciddi sağlık riskleri taşıyor. Güvenli sonuçlar için işlemin deneyimli hekimler tarafından gerçekleştirilmesi şart’ uyarısında bulundu.”
Sık uygulama botoksun etkisini azaltabilir
Botoksun çok sık tekrarlanmasının etkileri azaltabileceğini belirten Duman, şu uyarıyı yaptı:
“Sık uygulamalar botoksun etkisini azaltabilir
Sık uygulamalar botoksun etkisini azaltabilir
Botoksun çok sık aralıklarla ve yüksek dozlarda tekrarlanması, zamanla vücudun toksine karşı bağışıklık geliştirmesine ve etkisinin azalmasına sebebiyet verebilir diyen Duman, ‘Bu riski azaltmak için seansların uygun aralıklarla planlanması ve gerektiğinde tedavi programının hekim tarafından yeniden değerlendirilmesi kıymetli. Öte yandan düzenli ve doğru periyotlarla yapılan işlemler, orta ve üst yüz bölgesindeki çizgilerin kontrol altında tutulmasına yardımcı olur. Kas hareketlerinin oluşturduğu baskının azalması, cildin kolajen ve elastik yapısının korunmasına yardımcı olur. Başarılı bir botoks uygulaması, dışarıdan bakıldığında fark edilmeyen, kişinin doğal görünümünü ve yüz simetrisini destekleyen ölçülü bir sonuçtur’ dedi.”
Hatalı botoksu düzeltmek zor olabilir
Yanlış uygulamaların geri dönüşünün her zaman kolay olmadığını vurgulayan Duman, sözlerini şöyle tamamladı:
“Hatalı botoksu düzeltmek, önlemekten daha zor
Hatalı botoksu düzeltmek, önlemekten daha zor
Hatalı botoks uygulamalarında düzeltme seçeneklerinin sorunun türüne göre değiştiğini vurgulayan Duman, ‘Aşırı kalkmış kaşlar gibi bazı durumlar ek müdahalelerle dengelenebilirken, göz kapağı düşüklüğü gibi komplikasyonlarda etkiyi anında ortadan kaldıracak bir yöntem maalesef yok. Bu gibi durumlarda genellikle destekleyici tedaviler uygulanır ve botoksun etkisinin zamanla azalması beklenir. Bu nedenle hatalı bir uygulamayı sonradan düzeltmektense, işlemi en başından alanında deneyimli hekimler ve güvenilir merkezlerde yaptırmak çok önemli’ dedi.”




