Yıllara göre 100 metrekarelik bir ev satın almak için gereken altın miktarı, özellikle 2010 sonrası dönemde keskin biçimde geriledi. İzmir ve Ege genelinde de benzer bir tablo dikkat çekerken, konutun yatırım aracı olarak altına karşı üstünlüğü yeniden gündeme geldi.

Konut fiyatlarındaki artış belli oldu!
Konut fiyatlarındaki artış belli oldu!
İçeriği Görüntüle

Ev Sahibi Olmanın Şifresi Altında Gizli!

2010’da 1.890 gram altın yeterliyken…

Grafiğe göre 2010 yılında 100 metrekarelik ortalama bir konut almak için 1.890 gram altın gerekiyordu. Bu rakam, 2014’te 1.690 gram, 2018’de ise 1.480 gram seviyesine indi. Dört yıllık periyotlarla bakıldığında, konutun altın karşısında istikrarlı biçimde “ucuzladığı” görülüyor.

Pandemi sonrası düşüş hızlandı

Asıl kırılma ise 2022 sonrası dönemde yaşandı. 2022 yılında 100 metrekarelik bir ev için gereken altın miktarı 910 grama kadar düştü. 2026 projeksiyonunda ise bu rakam 670 gram olarak hesaplandı. Bu durum, özellikle İzmir gibi büyükşehirlerde konut fiyatları artsa bile, altının daha hızlı değer kazandığını ortaya koyuyor.

2030 için soru işareti: Altın mı, konut mu?

2030 yılına ilişkin bölümde ise net bir rakam yer almıyor. Uzmanlar bu soru işaretinin tesadüf olmadığını vurguluyor. Küresel enflasyon, jeopolitik riskler, faiz politikaları ve konut arzındaki daralma; önümüzdeki yıllarda altın-konut dengesini daha da belirsiz hale getiriyor. İzmir’de arsa maliyetleri ve kentsel dönüşüm baskısı da bu belirsizliği artıran başlıca unsurlar arasında gösteriliyor.

İzmir ve Ege’de yatırımcı ne diyor?

Ege Bölgesi’nde gayrimenkul yatırımı yapan birçok kişi, uzun vadede konutun hâlâ “en güvenli limanlardan biri” olduğunu savunuyor. Ancak tablo, altın birikimiyle ev alma süresinin geçmişe göre kısaldığını ve doğru zamanlamayla ciddi avantaj sağlanabileceğini gösteriyor.

Ekonomistler, “Altın birikimi yapan ve konuta geçmek için doğru dönemi bekleyenler, özellikle İzmir gibi sürekli değerlenen şehirlerde önemli bir fırsat yakalayabilir” değerlendirmesinde bulunuyor.

Özetle, yıllar içinde altınla ev alma hayali zorlaşmadı, aksine matematiksel olarak kolaylaştı. Ancak 2030 sonrası için tabloyu belirleyecek asıl unsur, Türkiye ekonomisinin yanı sıra küresel piyasalardaki dalgalanmalar olacak.

Muhabir: HALE KAYA