Uzmanlara göre geçmişte daha çok ileri yaş gruplarıyla ilişkilendirilen kalp-damar sorunları; değişen yaşam tarzı, yoğun stres, düzensiz beslenme ve hareketsizlik nedeniyle artık gençleri de doğrudan etkiliyor. Şikayetlerin bazı durumlarda masum nedenlere dayanabileceği, bazı durumlarda ise hayati risk taşıyabileceği vurgulanıyor.

Acıbadem Fulya Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bekir Sıtkı Cebeci, gençlerde görülen kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısının mutlaka ciddiye alınması gerektiğini belirterek kontrol çağrısı yaptı.

Prof. Dr. Bekir Sıtkı Cebeci, uyarısında şu ifadeleri kullandı:

“Kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısı günümüzde belirgin artış göstermiştir. Bunun altında masum nedenler kadar, hayati riske yol açabilecek kalp kaynaklı ciddi etkenler de yatabildiği için, gereksiz kaygıyı azaltmak ama riskli durumları da kaçırmamak amacıyla doktor muayenesi büyük önem taşımaktadır”

Şikayetler nasıl tarif ediliyor?

Uzmanlara göre hastalar kalp çarpıntısını çoğunlukla kalp hızlanması, tekli atımlar, göğüste boşluk hissi ya da ani ritim artışı şeklinde tanımlıyor. Göğüs ağrısı ise batma, yanma ve sıkışma hissi olarak ifade ediliyor. Bu şikayetler çoğu zaman kısa süreli ve tekrarlayıcı özellik gösteriyor.

Prof. Dr. Cebeci tabloyu şöyle anlatıyor:

“Son yıllarda hem gençlerde hem de yetişkinlerde kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısı şikayetiyle başvuran hasta sayısında belirgin bir artış dikkat çekiyor. Hastalar çarpıntıyı çoğunlukla “kalbim hızlandı”, “tekli atımlar oluyor”, “göğsümde bir boşluk hissi”, “aniden çarpmaya başlıyor” şeklinde tarif ediyor. Göğüs ağrısı ise sık olarak batma, sıkışma, yanma tarzında; çoğu zaman eforla ilişkisi net olmayan, kısa süreli ve tekrarlayıcı özellikte anlatılıyor. Genç hastalarda bu şikayetlere sıklıkla nefes alamama hissi, baş dönmesi, huzursuzluk ve ölüm korkusu eşlik edebiliyor.”

Modern yaşam tarzı riskleri büyütüyor

Yanlış günlük alışkanlıkların kalp ritmini doğrudan etkileyebildiğini belirten uzmanlar; yoğun kafein tüketimi, uyku düzensizliği, tütün kullanımı, ekran başında uzun süre kalma ve stres yönetiminde yetersizlik gibi faktörlerin öne çıktığını söylüyor.

Prof. Dr. Cebeci bu noktada şunları kaydediyor:

“En sık karşılaştığımız hataların başında; yoğun kafein tüketimi, stresi yönetememek, sigara ve tütün ürünleri, uyku bozuklukları, bilinçsiz kullanılan zayıflama ürünleri ve takviyeler, burun spreyleri, hareketsizlik, uzun süre ekran karşısında kalma, aşırı tuzlu ya da çok ağır yemekler, ani ve plansız egzersizler, yeterli ısınma yapmadan spora başlamak, hızlı yeme alışkanlığı, gece geç saatlerde yemek yeme geliyor. Özellikle gençlerde, altta yatan ciddi bir kalp hastalığı olmaksızın hissedilen çarpıntı ve göğüs ağrılarının en sık nedenlerinden birinin de; sürekli kaygı hali ve bastırılmış anksiyete olduğunu görüyoruz. Tüm bunlar otonom sinir sistemi dengesini bozarak, kalbin normal ritmini olumsuz etkileyebilir ve çarpıntıya zemin hazırlar.”

Metabolik hastalıklar da tabloyu etkiliyor

Kalp şikayetlerinin artışında yalnızca yaşam tarzının değil, bazı kronik hastalıkların da payı bulunuyor. Obezite, diyabet, hipertansiyon, tiroit hastalıkları ve bazı solunum yolu enfeksiyonları da benzer yakınmalara yol açabiliyor.

Prof. Dr. Cebeci değerlendirmesinde şu ifadeleri kullanıyor:

Dışarı çıkacaklar için kritik saatler | İş çıkışı önleminizi alın!
Dışarı çıkacaklar için kritik saatler | İş çıkışı önleminizi alın!
İçeriği Görüntüle

“Her kalp çarpıntısı veya göğüs ağrısı mutlaka ciddi bir kalp hastalığı anlamına gelmez. Ancak bu şikayetlerin altında masum etkenler gibi ciddi nedenler de olabilir. Bu nedenle mutlaka doktora başvurulmalı, iki yakınma ayrı ayrı değerlendirilmelidir”

Hangi durumlarda acil ciddiye alınmalı?

Uzmanlara göre özellikle eforla artan, baskı ve sıkışma şeklinde hissedilen; kola, çeneye veya sırta yayılan göğüs ağrıları ile birlikte nefes darlığı ve baş dönmesi görülüyorsa vakit kaybetmeden değerlendirme yapılması gerekiyor.

Prof. Dr. Cebeci uyarısını şöyle sürdürüyor:

“Kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısı hayati riske yol açabilecek hastalıkların ilk habercisi de olabilir. Bu nedenle şikayetlerin ciddiye alınması, doğru zamanda doğru değerlendirme yapılması büyük önem taşır. Örneğin; çarpıntının nedeni tiroit hastalığıysa, hormonal dengesizlik tedavi edildiğinde şikayetler büyük ölçüde azalır. Ancak uzun süre tedavi edilmezse gelişen ritim bozukluğu kalıcı hale gelebilir. Ayrıca göğüs ağrısı gençlerde sıklıkla kalp dışı nedenlere bağlı olsa da; eforla artıyorsa, baskı ve sıkışma tarzındaysa, kola, çeneye veya sırta yayılıyorsa, nefes darlığı ve baş dönmesi eşlik ediyorsa mutlaka ciddiye alınmalıdır. Sonuç olarak; kalp, genç yaşta da sinyal verir. Bu sinyalleri doğru okumak, gelecekte oluşabilecek kalıcı kalp hasarlarını ve hayati riskleri önlemenin en etkili yoludur. Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, stres azaltıcı alışkanlıkların geliştirilmesi sağlıklı ve mutlu bir gelecek için temel esaslardır.”

Kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısını tetikleyen 9 alışkanlık

Uzmanlara göre şu hatalı alışkanlıklar şikayetleri artırabiliyor:

  • Aşırı kafein tüketimi
  • Sigara ve alkol kullanımı
  • Düzensiz uyku saatleri
  • Uzun süre ekran karşısında kalma
  • Sağlıksız beslenme (aşırı tuzlu ve ağır yemekler, hızlı yeme, geç saatlerde yemek)
  • Hareketsiz yaşam tarzı
  • Ani ve plansız egzersiz, ısınmadan spora başlamak
  • Stres yönetiminde yetersizlik ve sürekli kaygı hali
  • Bilinçsiz kullanılan zayıflama ürünleri, bitkisel takviyeler ve destek ürünleri

Kaynak: BASIN BÜLTENİ