Diyetisyen Beste Mum, dış görünüşü normal ya da zayıf olan çocukların da gizli obezite riski taşıyabileceğini belirterek, yalnızca kilo takibinin yeterli olmadığını vurguladı. Mum, vücut yağ oranı yüksek, kas kütlesi düşük çocuklarda ilerleyen yıllarda ciddi sağlık sorunlarının görülebileceğine dikkat çekti.
Çocuklarda gizli obezite riski büyüyor: Sadece tartıya bakmak yeterli değil
Son yıllarda çocuklarda giderek daha sık görülen ancak çoğu zaman fark edilmeyen gizli obezite konusunda uzmanlardan ailelere önemli uyarılar geliyor. İstinye Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Diyetisyeni Beste Mum, çocuğun normal kiloda ya da zayıf görünmesinin sağlıklı olduğu anlamına gelmediğini belirterek, vücut kompozisyonunun mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Gizli obezitenin, kişinin dış görünüşte normal kilolu olmasına rağmen metabolik açıdan obeziteye benzer riskler taşıdığına dikkat çeken Mum, çocukların değerlendirilmesinde yalnızca boy ve kilo ölçümlerinin yeterli olmadığını ifade etti.
“Çocuklarda yalnızca kilo ve boy takibi yapmak yeterli değildir. Vücut kompozisyonunun da değerlendirilmesi gerekir. Tartıda normal görünen bir çocukta yağ oranı yüksek, kas oranı düşük olabilir. Bu durum ilerleyen yıllarda birçok sağlık sorununa zemin hazırlayabilir.”
Ekran başında geçirilen süre riski artırıyor
Teknolojinin günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelmesiyle birlikte çocukların hareket düzeyinin belirgin şekilde azaldığını belirten Diyetisyen Mum, uzun süre ekran karşısında kalmanın hem kas gelişimini hem de metabolik sağlığı olumsuz etkilediğini söyledi.
“Tablet, telefon ve bilgisayar başında geçirilen süre arttıkça çocukların günlük enerji harcaması düşüyor. Hareketsiz yaşam kas gelişimini azaltırken yağ depolanmasını artırıyor. Bunun sonucunda metabolizma yavaşlayabiliyor, insülin direnci gelişebiliyor ve kemik sağlığı olumsuz etkilenebiliyor.”
Gizli obezitenin belirtileri neler?
Dış görünüşle kolay fark edilemeyen gizli obezitenin bazı belirtilerle kendini gösterebildiğini ifade eden Mum, ailelerin bu işaretleri göz ardı etmemesi gerektiğini belirtti.
“Çabuk yorulma, fiziksel aktivitelerde isteksizlik, kas gücünde azalma, duruş bozuklukları, karın çevresinde yağlanma, sık acıkma, sürekli atıştırma isteği, uyku düzensizlikleri ve konsantrasyon problemleri gizli obezitenin işaretleri arasında yer alabiliyor.”
Paketli gıdalar yağlanmayı artırabiliyor
Çocukların beslenme alışkanlıklarının gizli obezite üzerinde doğrudan etkili olduğuna dikkat çeken Mum, özellikle işlenmiş ve paketli ürünlerin risk oluşturduğunu söyledi.
“Cips, gazlı içecekler, hazır tatlılar, paketli atıştırmalıklar ve fast food ürünleri yüksek kalori içerirken yeterli protein, vitamin ve lif sağlamıyor. Bu durum çocuklarda yağ oranının artmasına, kas gelişiminin yetersiz kalmasına ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarının yerleşmesine neden olabiliyor.”
Mum, paketli ürünlerin ödül olarak verilmesinin de çocukların damak tadını olumsuz etkileyebileceğini belirterek ailelerin bu konuda daha bilinçli davranması gerektiğini vurguladı.
"Sadece kilo takibi yeterli değil"
Çocukların sağlıklı gelişiminin yalnızca tartıdaki rakamlarla değerlendirilemeyeceğini belirten Diyetisyen Mum, kapsamlı bir değerlendirme yapılmasının önemine işaret etti.
“Uzman kontrolünde yağ oranı, kas kütlesi, bel çevresi, büyüme eğrileri ve fiziksel performans düzeyi birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle spor yapmayan, düzensiz beslenen veya hızlı büyüme dönemindeki çocuklarda kas kaybı fark edilmeden ilerleyebilir.”
Sağlıklı alışkanlıklarda ailelerin etkisi büyük
Sağlıklı büyümenin temelinde doğru beslenme alışkanlıklarının bulunduğunu ifade eden Mum, ebeveynlerin çocukları için örnek olması gerektiğini söyledi.
“Amaç çocuğu zayıflatmak değil, sağlıklı büyümesini desteklemektir. Kahvaltı mutlaka yapılmalı, her öğünde kaliteli protein kaynaklarına yer verilmeli, sebze ve meyve tüketimi artırılmalı, paketli atıştırmalıklar sınırlandırılmalı ve şekerli içecekler yerine su tercih edilmelidir. Ayrıca çocuk yemek konusunda baskılanmamalı, aileler de doğru beslenme konusunda rol model olmalıdır.”
Çocukların söylenenden çok gördüklerini uyguladığını hatırlatan Mum, aile içindeki beslenme düzeninin çocukların gelecekteki sağlık durumunu doğrudan etkilediğini ifade etti.
Çocuklar her gün en az 60 dakika hareket etmeli
Fiziksel aktivitenin gizli obeziteyle mücadelede önemli rol oynadığını vurgulayan Diyetisyen Mum, çocukların her gün düzenli hareket etmesi gerektiğini söyledi.
“Çocukların her gün en az 60 dakika orta veya yüksek yoğunluklu fiziksel aktivite yapması önerilmektedir. Bu mutlaka profesyonel spor olmak zorunda değildir. Yürüyüş, bisiklet sürme, yüzme, dans etme, ip atlama veya açık havada oyun oynamak da oldukça faydalıdır. Önemli olan düzenli hareket etmeleri ve ekran sürelerinin sınırlandırılmasıdır.”
Erken fark edilmezse ciddi hastalıklara neden olabiliyor
Gizli obezitenin zamanında tespit edilmemesi halinde ilerleyen yaşlarda önemli sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceğini belirten Mum, çocukluk dönemindeki yanlış yaşam alışkanlıklarının yetişkinlikte de devam ettiğine dikkat çekti.
“İnsülin direnci, tip 2 diyabet, karaciğer yağlanması, yüksek kolesterol, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları, hormonal bozukluklar ve kas-iskelet sistemi problemleri gizli obeziteyle ilişkili olarak gelişebilmektedir. Çocukluk döneminde kazanılan yanlış yaşam alışkanlıkları erişkinlikte de devam etme eğilimindedir.”
"Zayıf görünmek her zaman sağlıklı olmak anlamına gelmez"
Ailelerin çocukların yalnızca kilosuna değil, yaşam alışkanlıklarına odaklanması gerektiğini belirten Diyetisyen Beste Mum, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Sağlıklı büyüme yalnızca kilo kontrolü değildir. Güçlü kas yapısı, yeterli fiziksel aktivite, dengeli beslenme, kaliteli uyku ve doğru yaşam alışkanlıklarının birlikte desteklenmesi gerekir. Zayıf görünmek her zaman sağlıklı olmak anlamına gelmez.”




