Gözlük ve kontakt lens kullanımından kalıcı olarak kurtulmak isteyenlerin sıkça tercih ettiği, halk arasında "göz çizdirme" olarak bilinen excimer lazer tedavisinde en önemli aşamanın doğru hasta seçimi olduğu belirtildi. Uzmanlar, işlemin her gözlük kullanan kişiye uygulanamayacağını, tedavi öncesinde ayrıntılı göz muayenesinin mutlaka yapılması gerektiğini vurguluyor.
Medical Park Tokat Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Nagehan Bolat, excimer lazer tedavisinin başarılı olabilmesi için kornea yapısının uygunluğu, göz numarasının belirli bir süredir sabit kalması ve eşlik eden göz hastalıklarının ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
"Gözün ön tabakası yeniden şekillendiriliyor"

Excimer lazerin halk arasında göz çizdirme ameliyatı olarak bilindiğini belirten Dr. Bolat, "Bu yöntemde ultraviyole ışınları kullanılarak gözün en ön tabakası olan kornea mikron düzeyinde yeniden şekillendiriliyor. Böylece kırma kusurları düzeltilerek hastanın gözlüksüz veya lenssiz daha net görmesi hedefleniyor" dedi.
Miyop, hipermetrop ve astigmat tedavisinde uygulanabiliyor
Excimer lazer yönteminin uzun yıllardır kırma kusurlarının tedavisinde güvenle kullanıldığını ifade eden Dr. Bolat, "Miyopi, hipermetropi ile miyop ve hipermetrop astigmatizma dahil olmak üzere tüm kırma kusurlarında uygulanabiliyor. Ancak her hastanın göz yapısı farklı olduğu için tedavi planı kişiye özel oluşturulmalıdır" diye konuştu.
Her gözlük kullanan kişi lazer tedavisine uygun değil
Tedavinin herkese uygulanamayacağını dile getiren Dr. Bolat, hastaların öncelikle 18 yaşını doldurmuş olması ve göz numarasının son 6 ay ila 1 yıldır ilerlememesinin tercih edildiğini belirtti.
Kornea kalınlığı ve yapısının işlem için uygun olması gerektiğini kaydeden Dr. Bolat, ileri derecede göz kuruluğu, glokom, katarakt, bazı romatizmal ve otoimmün hastalıklar, kontrolsüz diyabet, hamilelik, emzirme dönemi ile aktif göz enfeksiyonu bulunan kişilerde excimer lazer uygulanmadığını ifade etti.
İşlem öncesi kapsamlı değerlendirme yapılıyor
Excimer lazer öncesinde ayrıntılı bir göz muayenesi gerçekleştirildiğini aktaran Dr. Bolat, "Hastaların göz numarası damlalı muayene ile ölçülüyor. Göz tansiyonu, katarakt varlığı ve retina ayrıntılı şekilde değerlendiriliyor. Ayrıca kornea topografisi ile korneanın kalınlığı ve yapısı incelenerek lazer için uygun olup olmadığı kişiye özel olarak belirleniyor" dedi.
İşlem sırasında ağrı hissedilmiyor
Lazer uygulamasının ağrılı bir işlem olmadığını belirten Dr. Bolat, "İşlem öncesinde göze damla ile anestezi uygulanıyor ve hasta işlem sırasında ağrı hissetmiyor. Lazer kişiye özel planlanarak uygulanıyor. Ancak işlem sonrasında ilk 1-2 gün yanma, batma ve hafif ağrı hissi yaşanabiliyor. Bu şikâyetler her geçen gün azalıyor. İyileşme döneminde verilen damlaların düzenli kullanılması büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı.
Günlük yaşama dönüş birkaç gün içinde mümkün
İyileşme sürecinin kişiden kişiye farklılık gösterebildiğini söyleyen Dr. Bolat, "Hastalar genellikle 3 ila 5 gün içerisinde günlük yaşamlarına dönebiliyor. Görme kalitesinin tam olarak oturması ise birkaç haftayı bulabiliyor. Bu süreçte gözler ovuşturulmamalı, tozlu ve kirli ortamlardan uzak durulmalı, belirli bir süre deniz ve havuza girilmemeli, güneşten ise UV korumalı gözlüklerle korunulmalıdır" dedi.
Lazer kalıcı etki sağlıyor, ancak numara yeniden değişebilir
Kornea üzerinde yapılan şekillendirmenin kalıcı olduğunu belirten Dr. Bolat, "Kornea eski haline dönmez. Ancak ilerleyen yıllarda gözde meydana gelen biyolojik değişikliklere bağlı olarak numarada değişiklik görülebilir. Özellikle göz numarası ilerlemeye devam ederken lazer yapılmışsa ya da dejeneratif miyopi varsa tekrar numara oluşabilir. Ayrıca 40 yaş sonrasında gelişen yakın görme bozukluğu yani presbiyopi fizyolojik bir süreçtir ve lazer bunu engellemez" diye konuştu.
"Körlük riski var" inanışı gerçeği yansıtmıyor
Toplumda excimer lazer tedavisiyle ilgili yanlış inanışların bulunduğunu belirten Dr. Bolat, "Uygun adaylarda, ayrıntılı göz muayenesinden sonra yapılan excimer lazer uygulamalarında kalıcı ve ciddi görme kaybı riski son derece düşüktür. Bununla birlikte her cerrahi işlemde olduğu gibi enfeksiyon, göz kuruluğu, eksik veya fazla düzeltme ile gece ışıklarında parlama gibi nadir komplikasyonlar görülebilir. Bu nedenle işlem öncesi değerlendirme, doğru hasta seçimi ve kişiye özel planlama büyük önem taşır" dedi.
"Başkalarının deneyimine göre karar vermeyin"
Excimer lazer tedavisinin kişiye özel değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Bolat, "Bu tedaviye başkalarının deneyimlerine göre değil, ayrıntılı göz muayenesi sonucunda karar verilmelidir. İşlem sonrasında verilen tedaviye uyulması ve önerilere dikkat edilmesi de en az ameliyat kadar önemlidir. Gerçekçi beklentilerle ve göz doktorunun önerileri doğrultusunda hareket edildiğinde sonuçlar son derece yüz güldürücü olmaktadır" diyerek açıklamalarını tamamladı.





