Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinde ortadan kaybolan ve kendisinden bir daha haber alınamayan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasının yıllar sonra yeniden açılmasıyla birlikte çok çarpıcı gelişmeler yaşanıyor. Yeniden açılan dosya kapsamında gözaltına alınan 15 şüpheliden 12'si tutuklanırken, aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve oğlu Mustafa Türkay Sonel'in de bulunduğu süreçte, olayın kilit ismi olarak aranan firari tanık Umut Altaş sessizliğini bozdu.
Cinayetin en yakın görgü tanığı olduğu değerlendirilen ve hakkında Interpol nezdinde kırmızı bülten çıkarılan Umut Altaş, Akşam Gazetesi'ne kritik açıklamalarda bulundu. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yakın zamanda Türkiye'ye iade edileceğini açıkladığı Altaş, dönemin vali oğlu Mustafa Türkay Sonel'in cinayeti bizzat kendisine itiraf ettiğini iddia etti.
"Çok bağırıyordu, ben de sıktım"
O dönem yakın arkadaşı olan Mustafa Türkay Sonel'in kendisine yazılı bir not bıraktığını öne süren Umut Altaş, olayın perde arkasına dair şu iddialarda bulundu:
"Türkay bana bu cinayeti kendisinin işlediğini açıkça belirtti. Konutta bulunduğumuz sırada bana, 'Çok bağırıyordu, ben de sıktım' şeklinde itirafta bulundu. Hatta aynı araçta bulunduğumuz sırada cinayette kullanılan silaha doğrudan dokundum. Yaşadığım şok nedeniyle adeta hafızamı kaybetmiştim, olayları yeni yeni toparlayabiliyorum. Artık bu karanlık olayın tamamen aydınlığa kavuşmasını istiyorum."
Altaş ayrıca, Gülistan Doku'nun cansız bedeninin ortadan kaldırılması sürecinde dönemin valisinin koruma görevlisinin rol oynadığını iddia ederek, "İstanbul'daki evlerini ziyaret ettiğim sırada Vali bey beni alnımdan öptü. Bunun, süreç boyunca sessiz kaldığım için bir teşekkür öpücüğü olduğunu düşünüyorum" dedi.
Cansız bedenin bulunabileceği iki bölgeyi açıkladı
Gülistan Doku'nun cansız bedeninin nerede olabileceğine dair adli birimlere yol gösterebilecek iki kritik lokasyonu işaret eden Altaş, cinayet sonrasındaki şüpheli araç hareketlerini aktardı:
"Olayın hemen ardından Türkay beni araçla aldı. Benim o an yaşananlardan haberim yoktu. Köprü ve dere yatağının yer aldığı Tunceli Üniversitesi civarında sürekli turladık. Viyadük çevresinde birkaç kez dönerek etrafı kontrol etti; muhtemelen bölgede polis olup olmadığına bakıyordu. Cinayetin köprünün dibindeki viyadükte işlendiğini tahmin ediyorum."
Cesedin tam yerini bilmemekle birlikte insan trafiğinin olmadığı ıssız noktaların aranması gerektiğini vurgulayan Altaş, "Aktuluk Mahallesi civarı ile Bayraktepe mevkisinde bulunan su arıtma tesislerinin yanındaki çöplük alana kesinlikle bakılması gerekiyor" ifadelerini kullandı.




