İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik davanın ikinci celsesinin ikinci gününde tutuksuz sanıkların savunmaları dinlendi. Duruşmada 15 sanık beyanda bulunurken, Westside projesi, İBB Hanem, veri analizi ve bazı para ödemelerine ilişkin iddialar gündeme geldi.
“3 milyon artı KDV olarak çek ödendiğini biliyorum”
Tutuksuz sanık Seyfi Beyaz, daha önce savcılıkta verdiği ayrıntılı ifadelerinin arkasında olduğunu belirterek, hakkında üç eylem bulunduğunu söyledi. Beyaz, iki eylem yönünden müşteki beyanları kapsamında şikayetini sürdürdüğünü ifade ederek yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasını talep etti.
Savcının, Westside projesinde iskan alımı sürecinde Adem Soytekin'e 3 milyon TL verildiği iddiasını sorması üzerine Beyaz, ödemeyi kendisinin yapmadığını belirterek, “Yani bunu biz kendim görüşmedim. Diğer ortaklarımız görüştü. 3 milyon artı KDV olarak çek ödendiğini biliyorum” dedi
Ödemenin hangi ortaklar tarafından yapıldığının sorulması üzerine Beyaz, “İsa bey, Yüksel bey, Oktay bey üçü gitmişti” ifadelerini kullandı.
Mahalleler projesinde Murat Çalık'a para verildiği iddiası hakkında bilgisinin olmadığını söyleyen Beyaz, Westside projesinde Fatih Keleş'in yaptığı mermer işlerinin ise Oktay Hamzaoğlu tarafından anlaşılmasıyla sürdüğünü belirtti.
Savcılık Muzaffer Beyaz'ın tutuklanmasını istedi
Sanık beyanlarının ardından savcılık ek mütalaa sunmak istediğini bildirdi. Muzaffer Beyaz'ın ifadelerinin çelişkili olduğunu öne süren savcılık, Beyaz'ın tutuklanmasını talep etti.
Beyaz ise iddianamede dört eylemde adının geçtiğini belirterek, söz konusu eylemlerden biriyle ilgili herhangi bir imza yetkisi veya dahlinin bulunmadığını söyledi:
“Benim burayla ilgili herhangi bir imza yetkim ve bir dahlim yoktu. Burada bildiklerim, anlattıklarım tamamen ortaklıktan dolayı abimden öğrendiklerimdir. Onun haricinde hiçbir işlem yapmadım. Abim ne söylediyse o kadardır”
Duruşmaya verilen aranın ardından mahkeme heyeti, Muzaffer Beyaz hakkındaki tutuklama talebini reddetti.
Erçevik: “Kendi özgür irademle yaptım”
Daha önce dört kez etkin pişmanlık kapsamında ifade veren ve ev hapsi kararıyla tahliye edilen Veysel Erçevik de savunmasını yaptı.
Erçevik, ifadelerinin baskı veya şantaj altında alınmadığını belirterek,
“Etkin pişmanlık başvurusunu kendi özgür irademle ve avukatım aracılığıyla yaptım. Şantaj veya baskı altında ifade vermedim” diye konuştu.
Adem Soytekin ile ilişkisinin çocukluktan gelen komşuluk ve dostluk bağından ibaret olduğunu savunan Erçevik, örgüt üyeliği ve rüşvete aracılık suçlamalarını reddederek beraatini istedi. Erçevik ayrıca adli kontrol tedbirinin ve yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasını talep etti.
Hamzaoğlu rüşvet iddiasını reddett
Tutuksuz sanık ve Mutlu İnşaat hissedarı Yüksel Hamzaoğlu, Westside projesi kapsamında rüşvet verdiği iddiasını kabul etmedi.
Hamzaoğlu,
“Westside projesi kapsamında rüşvet verdiğim iddiasını kesinlikle kabul etmiyorum. Herhangi bir kamu görevlisiyle asla menfaat anlaşması yapmadım. Savcılık aşamasındaki beyanlarımda da belediye işlemlerinin geciktirilmemesi için talepleri karşılamak zorunda kaldığımızı anlattım” dedi.
Duruşmada Adem Soytekin ile Hamzaoğlu arasında Westside projesindeki taşınmazlara ilişkin karşılıklı soru ve yanıtlar da yaşandı. İlk tutukluluk incelemesinde tahliye edilen Soytekin, 2013 yılında aldığı iki daire ile daha sonra şirketi adına satın aldığı üç dükkânın ödemelerinin kayıtlarda bulunduğunu belirtti.
Soytekin, Hamzaoğlu'na,
“2013 yılında daire alıyorum, siz buna rüşvet diyorsunuz. Ben 2015'te parasıyla dükkân alıyorum, siz buna rüşvet diyorsunuz. Bunları siz mi söylüyorsunuz, yoksa gerçekten birileri size çıkıp 'Adem Soytekin'e yüklenirsen buradan çıkarsın veya kurtarırsın' mantığı mı yapıyor” diye sordu
Hamzaoğlu ise ruhsat süreçlerinin Beyaz İnşaat tarafından takip edildiğini, Soytekin'in iskân aşamasında devreye girdiğini söyledi.
İmamoğlu ile Üneş arasında 500 bin lira diyaloğ
Duruşmada Ekrem İmamoğlu ile Cemal Üneş arasında geçen 500 bin liralık para diyaloğu da gündeme geldi.
İmamoğlu'nun kendisinden 500 bin lira istediğini hatırlatması üzerine Üneş, ödeme yapabilecek durumda olmadığını söylediğini ve ardından senet düzenlendiğini anlattı.
İmamoğlu'nun “Ben senden para istedim ve parayı getirdin, verdin öyle mi” sorusuna Üneş, “Şöyle bir hatırımda var: Seçim mi vardı hatırlamadım, bir yer için mi, 'buraya para lazım' dedin. 500 bin lira. Ben dedim ki, sen benim durumumu da aşağı yukarı bilmen lazım.
'Benim öyle bir para ödeyecek durumum da yok' dedim” yanıtını verdi.
“İBB Hanem hiçbir zaman vatandaşa açılmadı”
Tahliye edilen sanık Esra Huri Bulduk, iddianamede yer alan “İstanbul Senin” ve “İBB Hanem” projelerine ilişkin savunma yaptı.
İBB Hanem'in hayata geçmeyen bir proje fikri olduğunu belirten Bulduk, uygulamanın yalnızca test aşamasında kaldığını ifade etti.
“İBB Hanem projesi hiçbir zaman vatandaşa açılmadı Hakim bey. Çünkü o zaten İBB personeline yönelik bir işti” diyen Bulduk, uygulamanın İstanbul Senin'e hiçbir zaman eklenmediğini ve vatandaşlardan veri toplanmadığını savundu.
Bulduk, test ekranına giren kişilerin dijital işlemlerinin log kayıtlarında bulunduğunu belirterek beraatini ve elektronik cihazlarının iade edilmesini istedi
“Sadece veri analizi gerçekleştirdim”
İBB'de veri mühendisi olarak görev yapan Adem Ok da savunma yapan sanıklar arasında yer aldı.
Hakkındaki suçlamanın kurum içi rutin iş akışı kapsamında kendisine yönlendirilen bir tabloyu hazırlamasından ibaret olduğunu söyleyen Ok, işlemin tek seferlik bir veri analizi olduğunu belirtti.
“Tamamen olağan işleyişimiz dahilinde bana yöneltilen, kurum içi bir talebin yerine getirilmesinden ibaret. Ayrıca bu veri 6 aylık bir zamansal hacme bağlı, yani tüm log'un, location tablosunun tamamı değil. Atıl durumda kaldı, çünkü kullanılmadı. Herhangi bir raporlamada da kullanılmadı” ifadelerini kullandı.
Veriyi hukuka aykırı şekilde kaydetmediğini veya yetkisiz kişilere aktarmadığını belirten Ok, suçlamaları kabul etmediğini söyledi.
Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla yarın devam edecek.




