İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik “Yolsuzluk” davasında, görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 53’ü tutuklu 436 sanık, 96’ncı duruşmada hakim karşısına çıktı. Sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam eden duruşma, gecenin ilerleyen saatlerinde sona erdi ve saat 10.00’a ertelendi.

İmamoğlu hakkında 2 bin 352 yıla kadar hapis talebi

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen “Yolsuzluk” soruşturmasının tamamlanmasının ardından, 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı.

İddianamede “örgüt lideri” olarak adı geçen İmamoğlu’nun; suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet, suç gelirlerinin aklanması, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, kişisel verilerin kaydedilmesi, kişisel verileri ele geçirme ve yayma, suç delillerini gizleme, haberleşmenin engellenmesi, kamu malına zarar verme, rüşvet alma, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, irtikap, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, ihaleye fesat karıştırma, çevrenin kasten kirletilmesi, vergi usul kanununa muhalefet, orman kanununa muhalefet ve maden kanununa muhalefet suçlarını işlediği iddia edildi.

İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

“Hukuken yapılması gereken bir işte para vermeyeceğim

Tutuksuz sanık Mustafa Duhan Demir, savunmasında Hakkı Demir Vakfı’nın başkan vekili olduğunu belirterek, vakfa ait Kısıklı’daki parsel için plan değişikliği başvurusu yaptıklarını anlattı.

Nazım İmar Planı’nı yapmaya yetkili idarenin İBB olması nedeniyle başvuruda bulunduklarını aktaran Demir, şehir plancısı Adem Altıntaş ile anlaştıklarını ve plan açıklama raporlarının hazırlandığını söyledi.

Demir, başvurunun ardından Altıntaş’ın kendisine kurum görüşlerinin olumlu olması için para istendiğini söylediğini belirterek, “Bunu duyunca kimseye hukuken yapılması gereken bir işte para vermeyeceğimi ifade ettim” dedi.

Sürecin ilerleyişine ilişkin bilgi almak için Altıntaş’a başvurduğunu aktaran Demir, “Temmuz 2021’e geldiğimizde Altıntaş’a, ‘Hangi aşamadayız?’ diye sordum. ‘İşi AK Parti’nin işi olarak görüyorlar, ayak sürüyorlar’ dedi” ifadelerini kullandı.

Demir, Mayıs 2021’de yapılan başvuruya ilişkin kurum görüşlerinin Ekim 2021’de tamamlandığını belirtti.

“Herhangi bir yetkim bulunmamaktadır”

Tutuklu sanık ve eski İBB hukuk müşaviri Eren Sönmez, ihaleye fesat karıştırıldığı iddia edilen A.Ş. ile Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı arasındaki ihalede herhangi bir görev veya yetkisinin bulunmadığını savundu.

Söz konusu doğrudan alımların ihaleden aylar sonra gerçekleştiğini belirten Sönmez, suç tarihinde AĞAÇ A.Ş.’de henüz görevlendirilmediğini ifade etti.

Sönmez,

“İhaleye fesat karıştırıldığı iddia edilen A.Ş. ile Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı arasındaki ihalede herhangi bir görevim veya yetkim bulunmamaktadır. Nitekim bu doğrudan alımlar, yani AĞAÇ A.Ş.’nin yapmış olduğu alımlar, ihaleden aylar sonra gerçekleşmiştir. Bu alımlar nedeniyle, dahil olmadığım bir ihale sürecinde suç işlemiş olmamı takdir edersiniz ki mümkün değildir” dedi.

İddianamede ve bilirkişi raporunda isminin yalnızca bir doğrudan alım tablosunda geçtiğini söyleyen Sönmez, kendisi açısından ihale fesat suçunun oluşmadığını öne sürdü.

“Alımlar o kadar fazlaydı ki geldiğinde fidanlığa sığmadı”

Etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ifade veren tutuksuz sanık ve Ağaç ve Peyzaj A.Ş.’nin eski satın alma müdürü Selim Marangoz, şirketin ağaç satın alma süreçlerine ilişkin savunma yaptı.

Marangoz, fidanlıklar müdürünün talep açtığını, genel müdür Ali Sukas’ın talebi onayladığını, satın alma şefinin ise tedarikçilerden teklif topladığını anlattı. Kendisine sunulan evrak ve teklifler üzerinden, şartları sağlayan en uygun teklifi veren firmaya ilişkin alımı imzaladığını belirten Marangoz, arka planda yürütülen görüşmeler ve firma seçimleri hakkında bilgisi olmadığını söyledi.

Teklif alınacak firmaların listesinin önceden belirlendiğini ifade eden Marangoz, 3G kapsamındaki alımların parçalara bölünmesine ilişkin de açıklamalarda bulundu.

Marangoz,

Bodrum’da ruhsatsız silah operasyonu: 2 tutuklama
Bodrum’da ruhsatsız silah operasyonu: 2 tutuklama
İçeriği Görüntüle

“Alımlar o kadar fazlaydı ki geldiğinde fidanlığa sığmadı ve herkesin dikkatini çekti. Bu kadar fazla yatırımlık ağaç alınmasına Ağaç A.Ş.’nin ihtiyacı yoktu” dedi.

Alımların devam edip etmeyeceğini Ali Sukas’a sorduğunu belirten Marangoz, daha sonra yeniden rootball’lu ağaç alım talebi açıldığını anlattı. İhtiyaç duyulandan fazla alım yapıldığını düşündüğü için talebe imza atmayacağını ve onay vermeyeceğini söylediğini aktaran Marangoz, daha sonra talepteki ağaçların önceden fidanlığa getirildiğini öğrendiğini ifade etti.

Marangoz, söz konusu talebin ihalesiz gerçekleştirilen alımları yasal zemine kavuşturmak amacıyla hazırlandığını, operasyonlar nedeniyle de bunların ihalesinin gerçekleştirilemediğini sonradan öğrendiğini söyledi.

“Bunun adı ticaret değil, baskıdır”

Etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ifade veren iş insanı tutuksuz sanık Muhittin Palazoğlu da hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.
2019-2025 yılları arasında ortağı veya yetkilisi olmadığı bir şirketin işlemleri ve kendisine ait olmayan şirketlerin eylemleri nedeniyle yargılandığını belirten Palazoğlu, Murat Ongun’un BYZAG’a yapılan toplu ödemelere ilişkin açıklamalarını eleştirdi.

Palazoğlu, “Suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum. 2019 yılından 2025 tarihine kadar ortağı ve yetkilisi olmadığım bir şirketin işlemleri ve yine tarafıma ait olmayan şirketlerin eylemleri nedeniyle yargılanıyorum” dedi.

BYZAG’ın farklı şirketlere aynı dönemlerde benzer faturalar düzenlediğini belirten Palazoğlu, altı şirketin benzer tarihlerde ödeme yapmasının tek elden yönetildiklerini göstermediğini savundu.

Palazoğlu, “Söz konusu şirket, Murat Bey’in eşine ait olan BYZAG’tır. Bunun adı ticaret değil, baskıdır, haraçtır” ifadelerini kullandı.

İş yerinde bulunduğu öne sürülen şirket kaşelerine ilişkin iddialara da değinen Palazoğlu, aynı binada çok sayıda şirketin faaliyet gösterdiğini ve plazada 19 ayrı bağımsız ofis bulunduğunu belirtti. Kaşelerin hangi bağımsız bölümden çıktığının belirlenemediğini savunan Palazoğlu, farklı şirketlerin kendisiyle ilişkilendirilmesine itiraz etti.

Duruşma saat 10.00’a ertelendi

İBB’ye yönelik “Yolsuzluk” davasında sanıkların savunmalarının alınmasına devam edildi. Gecenin ilerleyen saatlerinde sona eren duruşma, saat 10.00’a ertelendi.

Kaynak: DHA