Bazı hastalarda belirti göstermeden ilerleyen safra taşı rahatsızlığı konusunda uyarılarda bulunan Medicana Sağlık Grubu Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Erol Çakmak, “Safra kanalına düşen taşlar, ciddi ve hayati riskler oluşturabilir” dedi.

Safra taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ve çoğunlukla tesadüfen fark edildiğini belirten Prof. Dr. Çakmak, özellikle sarılık ve idrar renginde koyulaşmanın safra yollarında tıkanıklığın işareti olabileceğine dikkat çekti.

Safra taşları neden oluşur?

Safra kesesi, karaciğerin altında yer alan ve sindirime yardımcı olan safrayı depolayan armut şeklinde bir organ olarak biliniyor. Prof. Dr. Erol Çakmak, taş oluşumunu şöyle açıkladı:

"Safra taşları, safranın içeriğinde bulunan kolesterolün kristalleşmesi sonucu zamanla oluşur. Safrada aşırı kolesterol veya bilirubin bulunması ya da safra kesesinin yeterince boşalamaması taş oluşumuna neden olabilir. Safra taşlarının büyük bir kısmı belirti vermez ve çoğu zaman ultrasonografik incelemeler sırasında tesadüfen tespit edilir."

İdrar rengi önemli bir uyarı olabilir

Safra kesesi taşlarının, safra kesesi çıkışını tıkaması veya safra kanalına düşmesi durumunda çeşitli şikâyetler ortaya çıkabiliyor. Prof. Dr. Çakmak, bu belirtileri şöyle sıraladı:

20’li yaşlarda ortaya çıkıyor, kadınları hedef alıyor
20’li yaşlarda ortaya çıkıyor, kadınları hedef alıyor
İçeriği Görüntüle

"Karın ağrısı, sarılık, idrar renginin kırmızı veya kahverengiye dönmesi, ateş, üşüme, titreme, bulantı ve kusma gibi belirtiler görülebilir. Safra kanalına düşen taşlar, pankreasın iltihabi hastalığı olan akut pankreatite yol açarak ciddi ve hayati riskler oluşturabilir."

Zorlu safra taşı vakalarında lazer destekli tedavi

Safra taşı tanısında; muayene bulguları, kan ve idrar tetkikleri, ultrasonografi ve gerektiğinde bilgisayarlı tomografi ile MR gibi görüntüleme yöntemlerinin kullanıldığını belirten Prof. Dr. Çakmak, tedavi yöntemlerini şöyle açıkladı:

"Safra kesesi hastalıklarının tedavisinde en sık tercih edilen yöntem laparoskopik cerrahidir. Safra kesesi ameliyatlarının yüzde 5'inden daha azı açık cerrahi ile yapılmaktadır. Safra kanalına taş düşmesi durumunda ERCP yöntemiyle ağızdan girilerek endoskopik olarak taş çıkarılmaya çalışılır. Ancak bazı zorlu taşlar bu yöntemle çıkarılamayabilir."

Prof. Dr. Çakmak, son yıllarda geliştirilen kolanjioskop cihazının avantajlarını da şöyle anlattı:

"Ucu yaklaşık 1 milimetre çapında kamera bulunan bu sistem sayesinde safra yollarını doğrudan görüntüleyebiliyor, zorlu taşları lazerle kırarak çıkarabiliyoruz. Bu yöntem sayesinde hastalar daha büyük ve riskli ameliyatlardan korunmuş oluyor. Bununla beraber bu cihaz ile safra ve pankreas kanallarındaki darlıklar, şüpheli lezyonlar ve tümörler doğrudan görüntülenebiliyor, tanı amaçlı biyopsiler alınabiliyor."


Kaynak: İHA