Çocuk Diş Hekimi Nurgül Demir, özellikle uzun süre devam eden ağız solunumunun ihmal edilmemesi gerektiğini belirtiyor. Demir’e göre burundaki kemik eğrilikleri, geniz eti ya da bademcik büyümeleri ve alerjik sorunlar çocukların burundan rahat nefes almasını zorlaştırabiliyor. Bunun yanı sıra üst çenenin geride konumlanması veya dar yapıda olması da ağızdan nefes alma alışkanlığını tetikleyebiliyor.
Uzun süreli ağız solunumunun çene gelişimini doğrudan etkileyebileceğine dikkat çeken Demir, bu durumun dilin istirahat halindeyken aşağı konumda kalmasına yol açtığını ve üst çeneyi yeterince destekleyemediğini ifade ediyor. Bu tablo, üst çene darlığının oluşmasına ya da mevcut darlığın artmasına neden olabiliyor. Zamanında müdahale edilmediğinde ise dişlerde kapanış bozuklukları görülebiliyor. Alt çenenin büyüme yönünün aşağı ve geriye doğru değişmesi ise yüzün normalden daha uzun görünmesine yol açabiliyor.
Kötü alışkanlıklar çene yapısını bozabiliyor

Demir, genetik faktörlerin yanı sıra bazı alışkanlıkların da çene gelişimini olumsuz etkilediğini belirtiyor. Emziğin zamanında bırakılmaması, parmak emme, tırnak yeme ve kalem ısırma gibi alışkanlıkların çene kemiklerine sürekli kuvvet uyguladığını vurgulayan Demir, bunun üst çenede deformasyona neden olabileceğini söylüyor.
Bu tür alışkanlıkların devam etmesi halinde çene kemiklerinin boyut ve yapısında bozulmalar görülebileceğine dikkat çeken Demir, ağızdan nefes alma alışkanlığıyla birlikte değerlendirilmesi ve gerekli tedavilerle birlikte mutlaka bırakılması gerektiğini ifade ediyor.
“Çocuğum sürekli ağzı açık televizyon izliyor”
Ebeveynlerin çoğunlukla bazı benzer şikâyetlerle başvurduğunu belirten Demir, şu ifadeleri aktarıyor:
“Çocuğum sürekli ağzı açık televizyon izliyor”, “Çocuğum geceleri uyurken ağzından nefes alıp veriyor” veya “Çocuğumda geçmeyen bir ağız kokusu var”.
Demir, bu belirtilerin üst çene darlığına işaret edebileceğini söylüyor. Üst çene darlığının; yüz asimetrisi, konuşma bozuklukları, bazı seslerin çıkarılmasında farklılık, normal olmayan yutkunma alışkanlıkları ve sürekli ağızdan nefes alma gibi bulgularla kendini gösterebildiğini belirtiyor.
Ailelerin çoğu zaman ilk olarak kulak burun boğaz uzmanına başvurduğunu kaydeden Demir, gerekli görülmesi halinde çocukların diş hekimine yönlendirildiğini ifade ediyor. Ayrıca çocuğun gülümsemesi sırasında yanaklar ile dişler arasında görülen “karanlık boşlukların” da üst çene darlığının göstergesi olabileceğini vurguluyor.
Ağız solunumu yapan çocuklarda uyku sırasında horlama ve apne görülme sıklığının daha fazla olduğunu belirten Demir, daimi dişler çıkmadan önce yapılacak etkene yönelik tedavilerin, ilerleyen yaşlarda ihtiyaç duyulabilecek daha yüksek maliyetli uygulamaların önüne geçebileceğini ifade ediyor.




