İzmir'de 30 Ekim 2020'de meydana gelen depremde 12 yaşındaki oğlu Halil Berk'i ve köpeği Alf'i kaybeden Meryem Kaya Öztürk (46), yaşadığı büyük acının ardından hayatını başkalarına yardım etmeye adadı. Uluslararası kurtarma sertifikası alan ve birçok afette görev yapan Öztürk, Kahramanmaraş merkezli depremlerde de arama kurtarma çalışmalarına katıldı. Öztürk, "Benim amacım bir hayata, bir cana dokunmaktı" dedi.
Depremde oğlunu ve köpeğini kaybetti

Seferihisar açıklarında 30 Ekim 2020'de saat 14.51'de meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki deprem, İzmir'de büyük yıkıma neden oldu. Bayraklı ve Bornova'da çok sayıda binanın yıkıldığı felakette 117 kişi yaşamını yitirirken, 1032 kişi yaralandı.
Depremde hayatını kaybedenler arasında Meryem Kaya Öztürk'ün 12 yaşındaki oğlu Halil Berk de vardı. Öztürk, oğlunun yanı sıra köpeği Alf'i de kaybetti. Halil Berk'ten annesine hatıra olarak, gitar çaldığı sırada "Benim videom kime hatıra kalacak?" diye sorduğu, annesinin ise "Bana" yanıtını verdiği anlar kaldı.
Öztürk, depremin meydana geldiği gün oğlunun evde olduğunu, kendisinin ise iş yerinde bulunduğunu belirtti. Pandemi nedeniyle okulların tatil olduğunu anlatan Öztürk, oğluna ulaşabilmek için eve koştuğunu söyledi.
'Berk'e ulaşmamız 23 saat sürdü'

Depremde yıkılan Barış Sitesi C Blok'ta yaşadıklarını anlatan Öztürk, eve ulaştığında karşılaştığı manzaranın kendisini şoke ettiğini ifade etti. Oğlunun odasından görünen küçük bir boşluktan seslenerek ona ulaşmaya çalıştığını belirten Öztürk, şöyle konuştu:
"Deprem günü iş yerlerindeydik. Pandemiden dolayı okullar tatildi. Berk, köpeğiyle birlikte evdeydi. O dönem tıbbi mümessil olarak çalıştığım iş yerim, evime yakındı. Eve doğru koşmaya başladım. Ulaştığımda karşılaştığım manzara şoke ediciydi. Evin etrafında dolaşmaya başladım. Berk'in odasından küçük bir boşluk gözüküyordu. O boşluktan seslendim. Girmeye çalıştım. Binanın etrafını da dolaştım. Ses alamadık. Çevreden arkadaşlar, komşular gelmeye başladı. Fakat yapabileceğiniz hiçbir şey yoktu. Profesyonel ekiplerin gelmesini bekledik. Onların gelmesi de zaman aldı. 3-4 saat içerisinde çocuğumdan ses almaya çalıştık. Berk'e ulaşmamız 23 saat sürdü. Bekleyişimiz sancılı oldu. Berk'e ulaşıldığında çok geçti. Berk için yapılabilecek hiçbir şey yoktu"
Yaşadığı acı, arama kurtarma gönüllüsü yaptı
Oğlunun ölümünün ardından hayatının değiştiğini ve işinden istifa ettiğini anlatan Öztürk, yas sürecinden sonra başka çocuklar ve insanlar için bir şeyler yapabileceğini fark ettiğini söyledi.
Depremde profesyonel arama kurtarma ekiplerinin çalışmalarından etkilendiğini belirten Öztürk, kendisini bu alanda yetiştirmek için harekete geçti. İlk olarak Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığına (AFAD) gönüllü olan Öztürk, eğitimlerini ve gönüllülük akreditasyonu sürecini tamamladı. Ardından Arama Kurtarma Derneğine (AKUT) katılarak eğitimlerini sürdürdü.
Öztürk, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
"Berk'in gidişinden sonra hayata bakışım değişti. Yas sürecinden sonra Berk için hiçbir şey yapamayacağımı, geride kalan diğer çocuklar için çok şey yapabileceğimi fark ettim. O 23 saat, bana çok şey öğretti. Profesyonel ekipleri görünce kendimi yetiştirmek istedim. Bir canlıya, bir hayata dokunmak iyi gelecekti. Önce AFAD'a gönüllü olarak başladım. AFAD'daki eğitimlerimi tamamladım. Hatta o gönüllülük akreditasyonunu sürecini tamamladım. Sonrasında AKUT'a üye oldum. 5 yıl içerisinde sürekli hiç aralıksız eğitimlerimize devam ettik"
'İslahiye'yi gördükten sonra acım küçüldü'

İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesinde görev yapan Öztürk, 6 Şubat 2023'te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve 11 ili etkileyen depremlerin ardından yürütülen arama kurtarma çalışmalarına da katıldı.
İslahiye'de görev yaptığı sırada yaşadıklarının kendisini derinden etkilediğini belirten Öztürk, ilk afet operasyonunda kendi acısına farklı bir açıdan bakmaya başladığını dile getirdi.
Öztürk, o günleri şöyle anlattı:
"Kahramanmaraş'ta İslahiye'deydim. Durum içler acısıydı. İslahiye'yi gördükten sonra acım küçüldü. Kendi acıma şükrettim. Aslında İslahiye'ye inene kadar çok tedirgindim. Gerçek anlamda katıldığım ilk operasyondu. Bu ilk afet görevimdi. Orada Berk'in annesi gitti yerine Meryem geldi. Tamamen kurtarma ekibi kimliğinizle görev yapıyorsunuz. Panik yapma şansınız yok. Bir can, hayat söz konusu. Bütün gücünüzü toplayarak afetzedeye destek olabilmek için elinizden geleni yapıyorsunuz. Canımın çok yandığı anlar oldu. İçimin çok sızladığı anlar oldu. Ama pes etme şansınız yok. Hayata tutunanları görmek mutlu eden kısım. Ben de enkazda bekleyen bir anne olarak o sürecin nasıl sancılı yaşandığını bildiğim için bir anneye sarılmak, o mutluluk anını paylaşmak tarifsiz bir duygu. Keşke hiç afetler olmasa, yaşanmasa"
'Bir hayata, bir cana dokunmak istedim'
Birçok arama kurtarma çalışmasında görev alan Meryem Kaya Öztürk, yaşadığı kaybın ardından başkalarına yardım etmenin kendisi için bir tutunma biçimi olduğunu söyledi. Enkazdan sağ çıkarılan insanlara destek olabilmenin kendisini mutlu ettiğini belirten Öztürk, benzer acılar yaşayan ailelere de kendilerine iyi gelecek şeylere sarılmalarını tavsiye etti.
Öztürk, sözlerini şöyle tamamladı:
"Hepimizin hayata bir tutunma şekli var. Eğer evlatlarını kaybeden aileler varsa onlara ne iyi gelecekse, onu yapmalarını tavsiye ediyorum. Çocuklarından kalan bir anıya, bir hatıraya, onlara iyi gelecek her şeye sarılabilirler. Benim amacım bir hayata, bir cana dokunmaktı çok şükür ki bunu başardım. Enkazın içine girerek dışına çıkabildim. Kendimle gurur duyuyorum ve çok mutluyum. Bir nebze de olsa faydalı olabiliyorsam, insanlık adına bir şeyler yapabiliyorsam kendimi mutlu hissediyorum"




