Bayındır Süt İşleme Tesisi’nde finansal darboğaz aşıldı
Bayındır Süt İşleme Tesisi’nde finansal darboğaz aşıldı
İçeriği Görüntüle

Kooperatifleri merkeze alan plan; toprağı ve suyu koruyan üretim modeli, gıda güvenliği, dirençli kırsal ekonomi ve genç nüfusun göçünü azaltmayı hedefleyen politikalarla İzmir tarımına yeni bir yön çiziyor.

Kırsalda kalkınma için kooperatif odaklı model

14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kapsamında üreticilerin emeği ve kırsal kalkınmanın önemi bir kez daha gündeme gelirken, İzmir Büyükşehir Belediyesi kırsal kalkınmayı bütüncül biçimde ele alan Tarım Master Planı çalışmalarında son aşamaya ulaştı.

Dünya Çiftçiler Günü vesilesiyle üreticilerin emeği ve gıda güvenliğindeki kritik rol yeniden hatırlatılırken, Cemil Tugay öncülüğünde hazırlanan Tarım Master Planı, İzmir’in kırsal kalkınma stratejisinin çerçevesini oluşturdu. Sürdürülebilir tarım, gıda güvenliği ve krizlere karşı dayanıklı bir kent hedefiyle hazırlanan yol haritasında kooperatifler merkezde yer aldı.

Kırsal Çalışma Grubu Tarım Gıda Komisyonu tarafından yürütülen çalışmanın detaylarını Prof. Dr. Yusuf Kurucu paylaştı. İzmirli üreticileri kooperatif çatısı altında güçlendirmeyi amaçlayan süreçte ziraat odalarıyla birlikte 163 kırsal kalkınma kooperatifi, 81 sulama kooperatifi ve 45 su ürünleri kooperatifiyle görüşmeler yapıldı.

Planın ilk aşamasında kooperatif temsilcileri Başkan Tugay ile bir araya gelirken, ardından belediye ekipleri sahaya inerek kooperatifleri yerinde ziyaret etti. Taleplerin toplanmasının ardından uygulama süreci başlatıldı.

14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kapsamında üreticilerin emeği ve kırsal kalkınmanın önemi bir kez daha gündeme gelirken, İzmir Büyükşehir Belediyesi kırsal kalkınmayı bütüncül biçimde ele alan Tarım Master Planı çalışmalarında son aşamaya ulaştı.

Prof. Dr. Yusuf Kurucu, yol haritasının kooperatiflerle doğrudan kesiştiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Büyükşehir’in kırsal kalkınma politikalarının merkezinde kooperatifler var”

Kurucu, iş birliklerinin sürekli olacağını vurgulayarak şöyle devam etti:

“Bu yol haritası üzerinde yapılacak işlerin pek çoğu, kooperatiflerle kesişiyor. Yani İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin kırsal hizmetler, tarım politikaları konusunda kooperatifler merkezde oldu. Yapacağımız her çalışmayı mümkünse kooperatifler aracılığıyla yapmak istiyoruz. Eğer kırsal kalkınmayı geliştirmek istiyorsak, biz yine kooperatifler aracılığıyla bunu yapacağız. Bizlerle sadece onların yanına gittiğimiz zaman değil, her zaman iletişime geçebilirler. Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı, Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı’nın kapıları açık. Sadece 2026'da değil, bütçeyi artırarak ilerleyen yıllarda da kırsal kalkınma yolunda yine kooperatiflerle iş birliği yapmaya devam edeceğiz. Onlar bizlere taleplerini ilettiği sürece biz de mevzuat ve ekonomik koşullar elverdiği sürece bunları gerçekleştirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Kooperatiflerin ortak sorunu: Susuzluk

14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kapsamında üreticilerin emeği ve kırsal kalkınmanın önemi bir kez daha gündeme gelirken, İzmir Büyükşehir Belediyesi kırsal kalkınmayı bütüncül biçimde ele alan Tarım Master Planı çalışmalarında son aşamaya ulaştı.

Kurucu, görüşmelerde en çok öne çıkan başlığın iklim değişikliği ve kuraklık olduğunu belirtti. Son yıllarda yaşanan su sıkıntısına dikkat çekerek şunları söyledi:

“Üç yıl üst üste kuraklık yaşadık. Bu sene biraz yağmur yağdı ama iklim bilimcilere göre gelecek yıllarda maalesef bu böyle devam etmeyecek; iklim bilimciler kuraklık riskinin devam edeceğini söylüyor. Kısa sürede aldığımız ve sellere neden olan yağışlar da iklim değişikliğinin bir sonucudur. Kooperatifler bize geldiğinde tamamı, yani üç grup kooperatif de iklim değişikliğinin etkisinden bahsettiler. Kırsal kalkınma ve sulama kooperatiflerinin hepsi 2025 yılı ve öncesinde yaşanan susuzluktan, kuraklıktan bahsettiler. Dolayısıyla biz de önlemlerimizi değişen iklim koşullarıyla uyumlu olarak alıyoruz” dedi.

Kurucu ayrıca şu uygulamaları planladıklarını aktardı: “Salma sulamayı damlamaya geçirmek, damlamayı toprak altı damlamaya geçirmek, aşırı gübrelemeden kaçınmak, daha az gübre vermek, bilinçli hayvancılık yapmak, toprağın organik maddesini artırmak gibi çalışma hedeflerimiz var” diye konuştu.

Genç nüfus kırsaldan uzaklaşıyor

14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kapsamında üreticilerin emeği ve kırsal kalkınmanın önemi bir kez daha gündeme gelirken, İzmir Büyükşehir Belediyesi kırsal kalkınmayı bütüncül biçimde ele alan Tarım Master Planı çalışmalarında son aşamaya ulaştı.

Kurucu, kırsalda en kritik sorunlardan birinin genç nüfus kaybı olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Kırsalda genç nüfus neredeyse kalmadı. Çok büyük kayıp var. Bu çok önemli ve duvara çarpacağımızın bir resmidir. Kırsalda genç nüfusu tutabilmek için, onların sosyal refahını sağlayabilmemiz gerekiyor. Dolayısıyla kooperatiflerde de gençlerin olmasını istiyoruz. Yani yapılacak işin, bir yıllık iki yıllık değil, sürdürülebilir olması gerekiyor. Bunun için de gençlerin olması şart. Başkan Dr. Cemil Tugay’ın tutumu kırsaldaki gelişmişliği dengelemek, kırsaldaki istihdamı yerinde tutmak üzerine. Özellikle bunu sağlayabilirsek, kırsaldan göçü engellemiş olacağız. Tamamıyla durdurmamız mümkün değil ama yüzde 10, yüzde 15 oranında göçü azaltma çabasında başarılı olabilirsek, bilin ki kırsaldaki üretim gelecek için umut verir hale gelecek” dedi.
Kurucu ayrıca tarımda teknoloji kullanımının önemine değinerek, “Toprağın Genç Aklı” projesinin olumlu geri dönüşler aldığını ifade etti.

“İzmir’in dirençli bir gıda üreticisi olması gerekiyor”

14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kapsamında üreticilerin emeği ve kırsal kalkınmanın önemi bir kez daha gündeme gelirken, İzmir Büyükşehir Belediyesi kırsal kalkınmayı bütüncül biçimde ele alan Tarım Master Planı çalışmalarında son aşamaya ulaştı.

Kurucu, olası krizlere karşı yerel üretimin önemine dikkat çekerek şunları söyledi:

“İzmir’in dirençli bir gıda üreticisi olması gerekiyor. Mutlaka kendi gıdasını ulaşılabilir ve güvenli bir şekilde İzmirliye ulaştırması lazım. Kooperatifçilik; gıda üretimi ve gıda güvenliği, gıdaya ulaşabilmek için temel bir direnç sağlayan yapıdır. Bu yapıyı kaybetmemek lazım. Başkanımız Dr. Cemil Tugay, tarıma ve gıda sağlığına özellikle önem veriyor. Bireysel olarak üreticileri denetlemek mümkün değil. Ama kooperatifler, kendi ortaklarının ürettiği ister sebze meyve olsun, ister süt ve süt ürünleri olsun tüm üretimleri denetleyebilirler. O yüzden gıda sağlığı temel hedefine ulaşmak için de bizim kooperatiflerle iş birliği yapmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.

“Amacımız çok kooperatif değil, güçlü kooperatif”

Kurucu, mevcut kooperatif yapılarının güçlendirilmesine yönelik eğitim çalışmalarının da başladığını belirtti:

“Amacımız çok sayıda kooperatif olsun diye değil, ortağı çok olan kooperatifler olsun. Kazansınlar ve bu kazançlarını eşit dağıtabilsinler, dirençli olsunlar” dedi.

“Doğayı kirletmeden, yerinde üretim”

Kurucu son olarak Avrupa’daki kooperatif modeline dikkat çekerek sürdürülebilir üretimin önemini vurguladı:

“Bugün Fransa'da, Almanya'da, Danimarka’da tarım ne kadar güçlü ve dirençli. Bu direnci, kooperatifler ve onun üst çatı kooperatifleriyle, yani devasa kooperatifleşmeyle sağlamışlar. Gıda fiyatı çok oynamaz, çiftçinin geliri regüle edilmiştir, iniş çıkışlar yaşanmaz. Çiftçi kırsalda kalmaktan memnundur. Bizim de bunu sağlamamız gerekiyor. Bu nedenle kooperatifler bizim temel kalkınma stratejilerimizin merkezinde oturuyor. Sürdürülebilir tarımsal üretim bizim temel hedeflerimizin içerisinde. Bunların kurumsal olarak yapılmaya devam edilmesi gerekiyor. Önemli dediğim şey de gıda ve su. Özellikle suyu da kirletmeden, toprağı da kirletmeden, üreticiyi de yerinde tutarak üretim yapmak” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Basın Bülteni