Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde düzenlenen basın açıklamasına; İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, Genel Sekreter Reşat Yörük, TGS İzmir Şube Başkanı Nil Kahramanoğlu, çeşitli meslek odalarının temsilcileri, çok sayıda gazeteci ve yurttaş katıldı. Etkinlik, BirGün Okur İnisiyatifi tarafından organize edildi.
“İnatla, ısrarla yazmaya devam edeceğiz”

Basın açıklamasını okuyan Zeynep Altıok Akatlı, İsmail Arı’nın tutuklanmasının kabul edilemez olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Bu tutuklamalar, gazetecilere yönelik bir gözdağıdır. Ancak bilinmelidir ki ülkedeki yoksulluk, yolsuzluk ve adaletsizlik giderek derinleşirken, rüşvet ve rant çarkı hızla dönmeye devam ederken gazeteciler susmayacaktır. Gazetecilik, bu topraklarda yalnızca bir meslek değil; halkın sesi olma mücadelesidir. İnatla, ısrarla anlatmaya, yazmaya devam edeceğiz. Hiçbir baskı ve gözdağı bildiğimiz yoldan gitmemize engel olamaz.”
“Tek bir haberi, belgeyi çürütemediler”
İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, Arı’nın ortaya koyduğu belgelerin ve haberlerin tek birinin bile çürütülemediğini vurguladı:
“İsmail Arı’yı cezalandırmış olabilirler ama asıl amaçları açık. Gazetecileri cezaevine atsanız ne olur? Onların yazdıkları, bu ülkenin gerçeğidir. Beğenmediklerinizi, kendi yanlışlarınızı gazetecileri cezaevine atarak örtemeyeceksiniz. İsmail Arı, Merdan Yanardağ ve Alican Uludağ kıvancımızdır.”
“Bu yoldan geri dönmeyeceğiz”
Gerçeklerin her zaman ortaya çıkacağını belirten Gappi, baskılara rağmen gazeteciliğin susturulamayacağını ifade etti:
“Gazeteciliği istediğiniz kadar öldürmeye çalışın, biz ölmeyeceğiz. Üzerimize geldiğiniz, uyguladığınız tüm baskılara rağmen direneceğiz. Bizi cezaevlerine, hücrelere mahkûm etmekle gerçekleri susturamazsınız. Bu ülkede kırılamayacak çok kalem var, kıramayacaksınız. İsmail çıkacak, yine yazacak. Biz bu yoldan geri dönmeyeceğiz.”
“Gazetecileri yalnız bırakmayın”
TGS İzmir Şube Başkanı Nil Kahramanoğlu, mesleğe yönelik artan baskılara dikkat çekerek dayanışma çağrısında bulundu:
“Ne yazık ki mesleğimiz açısından her geçen gün kötüye giden bir tabloyla karşı karşıyayız. Hiç suçu olmayan insanlar, cezalandırılıyor, cezaevine atılıyorlar. Ve en kötüsü de bunu normalleştirmeye çalışmaları. İşte bu tehlikeye karşı daha fazla ses yükseltmemiz, itiraz etmemiz, dayanışmayı büyütmemiz gerekiyor. Gerçeklerden haberdar olmak istiyorsanız, sesi kısılanın, öteki olanın sesinin duyulmasını istiyorsanız gazetecileri yalnız bırakmayın.”




