İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen İzmir Kültür Politikaları Çalıştayı’nda uzmanlar, akademisyenler ve sektör temsilcileri bir araya geldi. Çalıştay kapsamında kültürün sürdürülebilir kalkınmadaki rolü, kültürel mirasın korunması, kültür ekonomisi ve dijital dönüşüm gibi başlıklar değerlendirildi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “İzmir Kültür Konuşuyor” başlığıyla 7-8 Mayıs tarihlerinde düzenlediği İzmir Kültür Politikaları Çalıştayı, panel ve oturumlarla sürdü. Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinliğe akademisyenler, uzmanlar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, yerel yöneticiler, bürokratlar, meclis üyeleri ve iş dünyasından isimler katıldı.
Çalıştay kapsamında, ortak katılımla hazırlanması planlanan Kültür Politikaları Belgesi Taslağı detaylı şekilde değerlendirildi. Oturumlarda kültür politikalarının farklı boyutları üzerine görüş ve öneriler paylaşıldı.
“Kültür sadece sanat etkinliklerinden ibaret değil”

Programın ikinci bölümünün açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, belediyenin kültür alanındaki çalışmalarına ilişkin bilgi verdi. Veri temelli yönetim anlayışının önemine dikkat çeken Okyay, İzmir’in kültür ekosistemine dair kapsamlı veriler elde ettiklerini söyledi.
Kültürün sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından biri olduğunu ifade eden Okyay, “Kültür sadece sanat etkinlikleri demek değil. Demokrasi, katılım, miras, yaratıcılık, çevre ve sosyal kapsayıcılık kavramlarıyla doğrudan ilişkili” dedi. Kent sağlığı, kültür-ekoloji ilişkisi ve gastronomi gibi alanlarda çalışmalar yürüttüklerini belirten Okyay, mevcut farklılıkların ve geliştirilmesi gereken alanların incelendiğini kaydetti.
Taslak belge altı temel eksende hazırlandı

Çalıştayın tartışma metni olarak hazırlanan İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür Politikaları Belgesi Taslağı’nın altı temel başlık üzerine oluşturulduğu açıklandı. Bu başlıklar; kültüre erişim hakkı, kültür yönetimi ve kurumsal kapasite, kültür ekonomisi ve yaratıcı endüstriler, kültürel mirasın korunması, iklim krizi ve ekoloji ile dijitalleşme ve yeni teknolojiler olarak sıralandı.
Taslak metinde her başlık için politika önerileri ile tartışma sorularına yer verildi. Prof. Dr. Pınar Okyay, çalışmanın henüz taslak aşamasında olduğunu belirterek, iki günlük toplantının ardından belgenin son halinin oluşturulacağını söyledi. Katılımcıların öneri ve eleştirilerinin sürece katkı sağlayacağını ifade eden Okyay, çalışmanın başlangıç niteliği taşıdığını vurguladı.
“Kültür, sürdürülebilir şehirlerin temel unsuru”
UCLG-MEWA Genel Sekreteri Dr. Mehmet Duman da program kapsamında yaptığı konuşmada kültür politikalarının günümüzde daha geniş bir çerçevede ele alındığını belirtti. Duman, kültür politikalarının koruma, erişim, yönetişim ve sürdürülebilirlik boyutlarını içerdiğini ifade etti.
Kültürü sürdürülebilir şehirlerin inşasında temel unsur olarak gördüklerini söyleyen Duman, farklı şehirlerde yürüttükleri çalışmalarla yerel deneyimlerin paylaşılmasına katkı sunduklarını dile getirdi. Kültürün yalnızca geçmişin mirası değil, kentlerin bugünü ve geleceğini şekillendiren dinamik bir alan olduğuna dikkat çekti.
“Kültür kalkınma aracıdır”
UNESCO Türkiye Kültürel İfadelerin Çeşitliliği İhtisas Komitesi Üyesi Doç. Dr. Erman Demir ise “Sürdürülebilirlik: Kent ve Kültür” başlıklı sunumunda kültür ve kalkınma ilişkisine değindi.
Demir, kültürün kalkınma aracı olarak değerlendirildiğini ancak bu yaklaşımın yalnızca ticari çerçevede ele alınmaması gerektiğini söyledi. Sürecin paydaşlarla birlikte tartışılarak yürütülmesinin önemine işaret eden Demir, kültür politikalarında sabırlı ve katılımcı bir yaklaşım gerektiğini ifade etti.
Kültürel miras ve turizm dengesi vurgulandı
ICOMOS Türkiye Milli Komitesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Koray Güler de kültür politikalarının çok boyutlu değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Yerel yönetimlerin ve bağımsız kültür aktörlerinin karar alma süreçlerine katılımının önemine dikkat çeken Güler, kültür ekonomisinin dengeli şekilde ele alınması gerektiğini söyledi.
Aşırı turizm, ticarileşme ve mekânsal üretim baskısının kültürel miras üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu kaydeden Güler, kültür ekonomisinin tamamen reddedilmesi yerine yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
İzmir’in kültür ekosistemi verilerle değerlendirildi

Çalıştay kapsamında İzmir Akdeniz Akademisi Akademik Kurul Toplantısı da düzenlendi. “Verilerle İzmir’in Kültür Ekosistemi” başlıklı oturumda İzmir Ekonomi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Şebnem Gökçen ile İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’nden Dr. Bengi Polat sunum yaptı.
Prof. Dr. Şebnem Gökçen, İzmir’de kültür alanında geçmiş yıllarda yapılan çalışmalara değinerek, 2009 yılında başlayan kültür çalıştaylarından bugüne uzanan süreci anlattı. Sunumda kültürel miras, ören yerleri, kütüphaneler, sanat kurumları, kültür merkezleri, kültür turizmi, dijital dönüşüm ve toplumsal örgütlenme gibi başlıklarda yapılan analizler paylaşıldı.

Dr. Bengi Polat ise kültür yönetimi, yerel yönetimlerin finansmanı ve kültürel yatırımların mekânsal dağılımı üzerine değerlendirmelerde bulundu. Tiyatro faaliyetlerinin yayılımı, erişilebilirlik ve müzelere yönelik talep artışına dikkat çeken Polat, İzmir’in ziyaretçi sayıları bakımından İstanbul ve Ankara’ya göre öne çıktığını belirtti. Buna karşın kültüre ayrılan bütçe oranlarının düştüğünü ifade eden Polat, bazı ilçelerde kültürel yatırım eksikliğine ve turizmin etkilerine değindi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen İzmir Kültür Politikaları Çalıştayı, kentte kültür politikalarının ortak akılla şekillendirilmesini amaçlıyor. Çalıştay kapsamında hazırlanan taslak belgeyle kültür alanında uzun vadeli ve katılımcı bir yol haritası oluşturulması hedefleniyor.
İzmir Kültür Politikaları Çalıştayı’nın ilk günü tematik masa toplantılarıyla tamamlandı. Çalıştay boyunca yapılan oturumlarda kültürün yalnızca sanatsal üretim değil; sürdürülebilir kalkınma, toplumsal katılım, kültürel mirasın korunması ve kent yaşamının geleceği açısından da önemli bir alan olduğu vurgulandı.




