İzmir Ekonomi Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Celalettin Kozanoğlu ve Prof. Dr. Murat Aşkar tarafından geliştirilen “yangın duvarı” projesi, orman yangınlarının kısa sürede söndürülmesini ve geniş alanlara yayılmasının önlenmesini hedefliyor. Proje, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenerek patent almaya hak kazandı.
Sistem; özellikle ormana yakın bölgelerdeki trafolar, termik santraller, hastaneler, kamu binaları ve yerleşim alanlarının çevresinde uygulanabilecek şekilde tasarlandı. Prefabrik yapısı sayesinde kolay taşınabilen ve hızlı monte edilebilen yangın duvarları, 24 saat aktif çalışabiliyor. Ayrıca 150 metreye kadar su püskürtebilme kapasitesine sahip.

Sensörlerle anında müdahale

İzmir’de Ormanları Korumak Için Yeni Nesil Bariyer (2)

Projeye göre, sıcaklığı ölçen sensörler sayesinde yangın anında sistem otomatik olarak devreye giriyor. Duvarın içindeki su pompaları aktif hale gelerek alevlerin bulunduğu bölgeye müdahale ediyor. Sistem, yangının yayılmasını engelleyerek bir tür koruyucu set görevi görüyor.

Yangın duvarlarının 1 dakikada çevresine toplamda yaklaşık 800 ton su boşaltabildiği ve bu sayede söndürme sürecinde maliyetin de azaltılmasının hedeflendiği belirtildi. Su ihtiyacı ise duvarların çevresine ya da yer altına inşa edilecek geniş havuzlardan sağlanıyor.

“Yangın riski artıyor”

Prof. Dr. Murat Aşkar sistemin teknolojik bir güvenlik mekanizması olduğunu belirterek şunları söyledi:
"Orman yangınları; doğal alanların yanı sıra enerji alanlarını, yerleşim yerlerini ve kritik tesisleri de tehdit eden çok boyutlu bir risk haline geldi. Biz de bu riske karşı, yangını ilk anda algılayarak müdahale edebilen bir sistem tasarlamaya odaklandık. Geliştirdiğimiz yangın duvarı, klasik anlamda sadece fiziksel bir set değil. Üzerindeki sensörler, pompa sistemleri ve elektronik kontrol altyapısıyla yangını algılayan, değerlendiren ve hızlı şekilde tepki veren teknolojik bir güvenlik mekanizması. Sıcaklığı ölçen sensörler sayesinde olası bir yangın anında sistem, otomatik olarak devreye giriyor ve su püskürtme özelliğiyle alevlerin yayılmasını engellemeyi hedefliyor"

Karanlığı delen operasyon! EFES-2026’da gece nefesleri kesti
Karanlığı delen operasyon! EFES-2026’da gece nefesleri kesti
İçeriği Görüntüle

“Çok önemli bir adım”

Aşkar, sistemin kritik bölgelerde önemli bir koruma sağlayacağını belirterek şöyle devam etti:
"Özellikle ormana yakın trafolar, termik santraller, hastaneler, kamu binaları ve yerleşim alanları gibi kritik noktaların çevresine uygulanabilecek bu sistemin önemli bir koruma sağlayacağını belirten Prof. Dr. Aşkar, "Yangınların; elektrik altyapısındaki kısa devrelerden, kıvılcımlardan ya da teknik arızalardan kaynaklanabildiğini biliyoruz. Bu nedenle elektronik izleme, hızlı algılama ve otomatik müdahale kapasitesi, projemizin en değerli yönlerinden biri. Bu proje; toplumun güvenliğine, çevrenin korunmasına ve yangınla mücadelede yeni teknolojilerin kullanılmasına yönelik önemli bir adım" dedi."

“Savunma hattı oluşturacak”

Prof. Dr. Celalettin Kozanoğlu ise yangın duvarlarının prefabrik yapısının sahada büyük avantaj sağladığını belirtti:

"Yangın duvarı projesini geliştirirken en çok önem verdiğimiz konulardan biri, sistemin sahada hızlı, güvenli ve pratik biçimde uygulanabilir olmasıydı. Prefabrik yangın duvarları; taşınabilir, hızlı monte edilebilir ve ihtiyaç duyulan bölgenin koşullarına göre kolaylıkla konumlandırılabilir bir sistem sunuyor. Sistemin sabit ve tek bir noktaya bağlı kalmadan farklı alanlara uyarlanabilmesi, afet öncesi hazırlık kapasitesini de güçlendiriyor. Ayrıca yangın duvarının 24 saat aktif çalışabilecek şekilde kurgulanması, insan müdahalesinin gecikebileceği durumlarda dahi yangına karşı ilk savunma hattını oluşturmasını mümkün kılıyor"

“Farklı arazilerde uygulanabilir”

Kozanoğlu, sistemin modüler yapısının farklı alanlarda kullanılabileceğini vurgulayarak şunları söyledi:

"İnşaat mühendisliği açısından bu projenin temel değeri, yapısal güvenlik ile işlevselliği bir araya getirmesidir. Sistemin modüler yapısı; farklı arazi koşullarına ve değişik ölçekteki ihtiyaçlara göre planlama yapılmasına da olanak tanıyor. Bir tesisin çevresinde, yerleşim alanı sınırında ya da kritik altyapı noktalarında, risk analizine göre yangın duvarlarının konumlandırılması mümkün. Bu projenin patent alması; mühendislik açısından uygulanabilir, yenilikçi ve sahadaki gerçek bir ihtiyaca karşılık veren bir çözüm geliştirdiğimizi göstermesi bakımından çok değerli. Yangın duvarlarının, özellikle yüksek riskli bölgelerde hem yapı güvenliğini artıracağına hem de can kaybı, ekonomik zarar ve çevresel tahribatın azaltılmasına önemli katkı sunacağına inanıyorum."

Kaynak: İHA