Ege’nin incisi İzmir’de yaz mevsimi tüm yakıcılığıyla hissediliyor. Yükselen nem oranı ile 11 ve üzeri seviyelere ulaşan UV indeksi, açık havada vakit geçiren vatandaşlar için sağlık riskleri oluşturuyor. Uzmanlar; güneşten korunma, beslenme, gıda güvenliği ve günlük yaşamda alınması gereken önlemlere dikkati çekiyor.
Güneşten korunmada "İmbat" yanılgısına düşmeyin
Uzmanlar, İzmir'de UV indeksinin son derece yüksek seviyelere ulaştığına dikkati çekerek standart güneş koruyucuların yetersiz kalabileceğini vurguluyor.
• En Az 50 SPF tercih edilmeli: Cildi korumak için en az 50 faktörlü (SPF) ve geniş spektrumlu koruyucu kremler tercih edilmelidir.
• Esintiye aldanmayın: İzmir'in imbat rüzgarı havanın serinlediği hissini uyandırsa da UV ışınlarının etkisini azaltmamaktadır. Rüzgarın oluşturduğu serinliğe aldanıp krem tazeleme ihmal edilmemelidir.
• Kritik saat sınırını 17.00'ye çekin: Güneşin yakıcı etkisi saat 16.00'dan sonra da yoğun şekilde sürmektedir. Özellikle Kordon, Çeşme ve Urla gibi kıyı şeridinde bulunan vatandaşların riskli saat aralığını 10.00 - 17.00 olarak dikkate almaları önerilmektedir.
Yüksek nem sıvı kaybını artırıyor: Günde en az 3 litre su
İzmir’in yüksek nem oranı, hissedilen sıcaklığı yükseltirken vücuttan su kaybını da hızlandırıyor. Açık havada hareket eden bir yetişkin için günlük su tüketiminde 3 litrenin alt limit olması gerektiği ifade ediliyor.
Beslenme tarafında ise zengin Ege mutfağı önemli bir avantaj sunuyor. Şevketibostan, enginar, börülce gibi zeytinyağlı Ege otları, taze salatalar ile kavun ve karpuz gibi su oranı yüksek meyveler, sindirim sistemini yormadan vücudun serin kalmasına yardımcı oluyor.
Sokak lezzetlerinde gıda güvenliği alarmı
Aşırı sıcaklar gıda tazeliğini de doğrudan tehdit ediyor. Açıkta bırakılan yiyeceklerin dakikalar içinde bozulabileceğini belirten uzmanlar, özellikle sokak lezzetlerini tüketirken dikkatli olunması gerektiğini hatırlatıyor. Kumru içindeki mayonez, sokak satıcılarından alınan midye ve tavuklu pilav gibi çabuk bozulan gıdaların yüksek sıcaklıkta hızla bakteri üretebileceği unutulmamalıdır.
Ev ve araç içi yaşamda dikkat edilmesi gerekenler
Sıcak havalarda ev ve araç içi kullanım alışkanlıkları da hayati önem taşıyor:
• Klimayı 24-25 derecede sabitleyin: Dış ortam sıcaklığının 40 dereceye ulaştığı günlerde klimayı aşırı düşük derecelere ayarlamak sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Klimayı ekonomik modda, 24-25 derecede sabit tutmak ve nem alma fonksiyonunu aktif etmek sağlığı korumaktadır.
• Araç içi sıcaklık 60 dereceyi aşıyor: Park halindeki bir aracın iç sıcaklığı kısa sürede 60 derecenin üzerine çıkabilmektedir. Camlar aralık bırakılsa dahi çocuklar ve evcil hayvanlar kesinlikle araçta tek başına bırakılmamalıdır.
• Gece havalandırması yapın: Gündüz saatlerinde pencereleri ve panjurları kapatarak sıcak havayı dışarıda tutmak, gece yarısından sonra esen serin imbat rüzgarından faydalanmak için ise evi gece ve sabaha karşı havalandırmak en doğal serinleme yöntemleri arasında yer almaktadır.





