İzmir’in hafızasını temsil eden üç sembol yapı; Meslek Fabrikası (Eski DGM Binası), Egemenlik Evi ve Eski Gasilhane, mülkiyet savaşına sahne oluyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün "Vakıf yoluyla meydana gelen kültür varlığı" iddiasıyla başlattığı devir işlemlerine, İzmir Büyükşehir Belediyesi sert bir yanıt verdi. Belediye, söz konusu binaların vakıf değil, İzmir halkının dişinden tırnağından artırdığı paralarla ve Atatürk’ün imzasıyla belediye bünyesine kazandırıldığını belgelerle savunuyor.
1926’dan Bugüne: Meslek Fabrikası’nda Atatürk İmzası
Belediyenin en güçlü kanıtlarından biri, bugünkü Meslek Fabrikası binasının mülkiyetine dair 1926 yılında bizzat Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından imzalanan kararname. Yıllarca un fabrikası ve DGM binası olarak kullanılan yapı, belediyenin milyonlarca liralık yatırımıyla bugün 145 bin kursiyerin yararlandığı bir istihdam merkezine dönüştürülmüş durumda.
"Burası ticarethane değil, İzmir’in üretim kalbidir. İzmir halkının parasıyla restore edilen bu binaya 'oldu bitti' ile el konulamaz." — İZBB Açıklaması

Egemenlik Evi: Halkın Parasıyla Yapıldı
Bir diğer tartışmalı bina ise Kemeraltı’ndaki Egemenlik Evi. İZBB, 1891 yılında inşa edilen binanın bir vakıf eseri olmadığını; dönemin İzmir halkının "bir belediye binamız olsun" diyerek zor şartlarda topladığı bağışlarla yapıldığını tarihi gazete haberleri ve fotoğraflarla mahkemeye sundu.

Hukuki Süreçte Son Durum: Mahkeme Trafiği
Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün tapu tescil hamlesine karşı İZBB tarafından açılan davalarda süreç oldukça hareketli:
| Taşınmaz | Mevcut Hukuki Durum | Önemli Not |
| Meslek Fabrikası | 26. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava sürüyor. | İhtiyati Tedbir: 3. kişilere satışı yasaklandı. |
| Tahliye İşlemi | İzmir 5. İdare Mahkemesi (24.02.2026) | Yürütmenin durdurulması talebi son olarak reddedildi, belediye üst mahkemeye itiraz etti. |
| Gasilhane / Egemenlik Evi | İptal davaları devam ediyor. | Tahliye baskısına karşı kamu hizmeti savunması yapılıyor. |

"Düşman Hukuku" Eleştirisi
Konu sadece yerel değil, siyasi bir tartışmaya da dönüştü. CHP İzmir Milletvekilleri süreci TBMM’ye taşıyarak "İzmir’in malına çökülüyor" eleştirisinde bulunurken; belediye yönetimi, her iki kurumun da kamu kurumu olduğunu hatırlatarak Vakıflar Genel Müdürlüğü'nü polis eşliğinde tahliye zorlamasından vazgeçmeye çağırdı.
Sosyal Belediyecilik mi, Mülkiyet Hakkı mı?
İZBB yetkilileri, bu binaların boşaltılmasının sadece bir bina kaybı değil, aynı zamanda;
-
13 binden fazla mezun veren Halkapınar Kurs Merkezi’nin,
-
Deprem sonrası İZBB birimlerinin sığındığı Egemenlik Evi’nin,
-
Ve kritik sağlık hizmetleri sunan Evde Bakım/Gasilhane birimlerinin aksaması anlamına geleceğini vurguluyor.




