İzmir Doğal Yaşam Parkı’nın en dikkat çeken sakinlerinden Winner, 24’üncü yaş gününde özel bir bakımdan geçirildi. Ayakları özenle yıkanan Winner’ın tırnakları temizlenip kontrol edildi. Bakım sırasında, yıllardır kendisiyle ilgilenen veteriner hekimler ve bakıcılarla kurduğu güçlü bağ da bir kez daha gözler önüne serildi.
Dünyada nesli tükenme tehlikesi altında bulunan Asya fillerinden Winner, eşi Begümcan ve yavruları İzmir, Deniz ve Ege ile birlikte Türkiye’nin tek fil ailesini oluşturuyor.
“Onlara özel ilgi gösteriyoruz”

İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı Doğal Yaşam Parkı’nda görev yapan Veteriner Hekim Duygu Aldemir, fil bakımının büyük özen gerektirdiğini belirtti.
Aldemir,
“Türkiye’nin tek fil ailesine sahibiz. Onların bakımı tabii ki meşakkatli. Bakıcı arkadaşlarımız onlarla bireysel olarak ilgileniyor. Özellikle doğum günlerinde onlara özel ilgi gösteriyoruz. Kendileri de bundan çok hoşlanıyor” dedi.
Fillerin ayaklarının haftada iki kez kontrol edildiğini belirten Aldemir, bakım sürecini şöyle anlattı:
“Tek tek ayaklarını kontrol ediyoruz. Tırnak aralarındaki kirleri temizliyor, dezenfeksiyonlarını yapıyoruz. Sağlıklı olmaları bizim için çok önemli” diye konuştu.
Her filin ayrı bir hikayesi var

Yıllardır fillerle ilgilenen ekip, onları birbirinden kolaylıkla ayırt edebiliyor. Aldemir, filler arasındaki farklılıkları şöyle anlattı
“Biz fillerimizi kolaylıkla tanıyabiliyoruz. Dışarıdan biri baktığında hepsi birbirinin aynısı gibi görünüyor ama bizim için öyle değil. Kemik yapılarında, boylarında, tüylerinde, hortum renklerinde farklılıklar var. Bütün detaylarını biliyoruz. Hatta bazen uzaktan hareketlerinden bile hangisinin kim olduğunu anlayabiliyoruz” dedi.
“Onların ne hissettiğini anlamaya çalışıyoruz”

Fillerle çalışırken empati kurmanın önemine dikkat çeken Aldemir, davranışlarını yakından takip ettiklerini söyledi.
“Onları mutlu etmek ve refahlarını sağlamak için elimizden geleni yapıyoruz. Davranışlarında bir gariplik gördüğümüz zaman hemen kaynağını çözmeye çalışıyoruz. Amacımız onları burada gerçekten mutlu yaşatabilmek.”
“Tıpkı evlatlarımız gibi”

Fil ailesine duydukları sevgiyi de anlatan Aldemir, bakım sorumluluğunun yanı sıra onlarla kurdukları bağın kendileri için önemli olduğunu belirtti:
“Biz burada bakım vereniz. Hem anne olarak hem hekim olarak hem de sorumlu kişiler olarak onlara tıpkı evlatlarımıza verdiğimiz gibi en iyi bakımı vermekle sorumluyuz. Böyle bir yükümlülüğümüz var. Onları çok seviyoruz. Gözlerinin içine bakıp iletişim kurduğumuzda bizim için büyük bir mutluluk oluyor. Ne istediğini anlayıp ona cevap verdiğimizde, o da sevincini gösterdiğinde çok mutlu oluyoruz.”
Fil ailesi İzmir’de büyüdü

Winner ve Begümcan’ın ailesi yıllar içinde İzmir’de büyüdü. 1996 doğumlu Begümcan, 1998 yılında İzmir’e geldi. 18 Ağustos 2002’de İsrail’in Ramat Gan Hayvanat Bahçesi’nde dünyaya gelen Winner ise 2008 yılında İzmir’e getirildi.
Çiftin ilk yavrusu İzmir 2011’de, Deniz 2014’te, ailenin en küçük üyesi Ege ise 2021’de dünyaya geldi.




