Memorial Dicle Hastanesi Kardiyoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Serkan Akdağ, aşırı sıcakların yanı sıra klimanın bilinçsiz kullanımının da kalp sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirterek önemli uyarılarda bulundu.

Kalp ve damar hastalıklarının hem Türkiye'de hem de dünyada en önemli sağlık sorunları arasında yer aldığını ifade eden Prof. Dr. Serkan Akdağ, sıcak hava olaylarının son yıllarda daha sık ve daha şiddetli yaşandığına dikkat çekti. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyadaki her üç ölümden birinin kalp ve damar hastalıklarından kaynaklandığını hatırlatan Akdağ, sıcak yaz dönemlerinde bu riskin daha da arttığını söyledi.

Yaz Aylarında Etkisini Artıran Sıcak Hava Dalgaları, Özellikle Kalp Ve Damar Hastalıkları Bulunan Bireyler Için Ciddi Risk Oluşturuyor.

Genç yaşta kolon kanseri vakaları alarm veriyor
Genç yaşta kolon kanseri vakaları alarm veriyor
İçeriği Görüntüle

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Paneli'nin değerlendirmelerine de değinen Akdağ, küresel ölçekte sıcak hava olaylarının arttığını, ortalamanın üzerindeki sıcaklıklara maruz kalmanın ölümlerde yükselişle ilişkilendirildiğini belirtti.

"Artan sıcaklıkların etkisi, özellikle kalp ve damar hastalığı olan bireyler açısından belirgin bir önem taşımaktadır. Yakın tarihli bir meta-analizde, sıcak hava dalgalarının kalp damar hatalıkları kaynaklı ölüm riskini yüzde 11,7 oranında artırdığı ve bu riskin yaşlı nüfusta (yaş >65) daha da yüksek olduğu saptanmıştır. Ayrıca 27 ülkeyi kapsayan güncel bir küresel analizde, her bin kardiyovasküler ölümden ikisinin aşırı sıcaklara bağlı olduğu tahmin edilmiştir. Kalp hastalıklarının ve kalp krizlerinin oluşumunda başta sigara olmak üzere hipertansiyon, diyabet, kolesterol yüksekliği, düzensiz beslenme, stres ve çevresel faktörler de etkili rol oynamaktadır."

Sıcak hava kalp krizini tetikleyebiliyor

Yüksek sıcaklık ve nemin yaz aylarında kalp krizi açısından önemli risk faktörlerinden biri olduğunu belirten Akdağ, aşırı sıcakların vücutta sıvı kaybı, elektrolit dengesizlikleri, tansiyon değişiklikleri ve pıhtılaşma eğiliminde artış gibi birçok olumsuz etkiye yol açabileceğini söyledi.
"Vücudumuz yüksek sıcaklıklara birtakım istenmeyen tepkiler verir. Bu tepkiler genel olarak dehidratasyon (sıvı kaybı), artan metabolik ihtiyaç, hiperkoagülasyon (kanın aşırı pıhtılaşma eğilimi), sistemik inflamatuar yanıt, sodyum ve potasyum başta olmak üzere elektrolit dengesizlikleri ve tansiyon değerlerinde ani düşüş veya yükselmelerdir. Kalp ve damar hastaları ile ileri yaştaki bireylerde bu ani değişimler kalp krizini tetikleyebilir. Güneş ışınları ile uzun süreli temas bu duruma zemin hazırlayabilir. Bu nedenle özellikle kalp ve damar hastalarının sıcaklardan korunması, güneş ışınlarına direkt maruz kalmaması çok önemlidir. Bu hastalar güneşin dik geldiği 11.00 ile 16.00 saatleri arasında dışarıya çıkmamalı, dışarı çıkmak durumunda olanlar ise gölge yerlerde bulunmalı ya da şemsiye kullanmalıdırlar. Vücudun sıvı dengesinin korunabilmesi için aşırı terlemeyle kaybedilen sıvının tekrar yerine konulması çok önemlidir."

Günlük sıvı tüketimi ve beslenmeye dikkat

Yaz döneminde yeterli sıvı tüketiminin hayati önem taşıdığını vurgulayan Akdağ, günde ortalama 2,5 ila 3,5 litre sıvı tüketilmesini önerdi. Hipertansiyon ve kalp hastalarının doktor kontrollerini aksatmaması gerektiğini belirten Akdağ, tuz tüketiminin sınırlandırılması, sağlıklı yağların tercih edilmesi ve sebze-meyve ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekti.

"Ayrıca tansiyon ve kalp hastalarının kardiyoloji uzmanı kontrolünde gerekli tetkik ve takiplerini yaptırmaları önerilir. Sıcak yaz aylarında hipertansiyonu olan hastalarda genel olarak yapılan tuz kısıtlaması devam etmeli ve sebzelerle beraber tuz alımının artmamasına özen gösterilmelidir. Az yağlı veya yağsız süt ve süt ürünleri, zeytinyağı, tereyağı gibi özellikle doymamış yağlardan zengin sağlıklı yağlar tüketilmelidir. Günlük taze sebze ve meyve tüketilmesi iyi kolesterol seviyesini arttırdığı gibi bağırsakların düzenli çalışmasına da katkı sağlayacaktır. Ancak meyvenin aşırı tüketilmesinin kan şekerini ve kiloyu attırabileceğini unutmamak gerekir. Özellikle diyabet ve obezite hastaları buna dikkat etmelidir. Mercimek, nohut, kuru fasulye gibi kuru baklagiller mutlaka sofrada olması gereken besinlerdir. Salam, sosis, sucuk, fast food gibi trans yağlardan, katkı maddelerinden zengin ve aşırı tuz içeren yiyecekler mümkün olduğunca tüketilmemelidir."

"Ortam 24 derecenin altında olmamalı"

Klimaların yanlış kullanımının da kalp sağlığı üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirten Prof. Dr. Akdağ, özellikle ani sıcaklık değişimlerinden kaçınılması gerektiğini söyledi.

"Sıcak yaz aylarında bilinçsizce kullanılan klimaların birçok sağlık sorununa neden olduğu gibi kalp üzerinde de olumsuz etkilere neden olabileceği unutulmamalıdır. Klima ile soğutulmuş ortamlara aniden girildiğinde kan damarlarında ani kasılmalar oluşarak kan basıncı ve koroner damarlar üzerinde olumsuz etkilere neden olabilir. Bu durumdan kaçınmak için özellikle kalp hastalarının bulunduğu ortam 24 derecenin altında olmamalı, doğrudan klima karşısında oturulmamalıdır.

Kaynak: İHA