Uzmanlar, tedavi sonrasında görülebilecek normal belirtiler ile riskli durumların ayırt edilmesi gerektiğini vurguluyor.
Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Endodonti Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Vahide Hazal Abat, kanal tedavisinin hem uygulama aşamalarını hem de tedavi sonrası dikkat edilmesi gereken noktaları anlattı.
Kanal tedavisinin amacı dişi ağızda tutmak
Kanal tedavisinin temel hedefinin enfeksiyonlu dişi çekmeden tedavi etmek olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Vahide Hazal Abat, sürecin lokal anestezi ile başladığını ifade etti.
“Tedavi sürecine başlamadan önce ilgili diş lokal anestezi ile uyuşturulur.” diyen Abat, çürüğün ilerlediği bölüm açıldıktan sonra dişin içindeki sinir dokusunun çıkarıldığını aktardı.
Ardından kanal boşluklarının özel işlemlerle temizlendiğini belirten Abat, süreci şöyle anlattı: “Kanal boşlukları detaylı şekilde dezenfekte edilir ve özel materyaller kullanılarak şekillendirilir. Bu işlemlerin ardından kanallar, kök ucuna kadar biyo-uyumlu dolgu materyalleriyle doldurulur. Kanal tedavisinin tamamlanmasını takiben, dişin fonksiyonunu ve dayanıklılığını artırmak amacıyla dolgu ya da kaplama gibi restoratif işlemler uygulanır.”
İlk günlerde ağrı ve hassasiyet görülebilir
Kanal tedavisi sonrasında kısa süreli şikâyetlerin normal kabul edildiğini vurgulayan Abat, özellikle ilk günlerde ağrı ve çiğneme hassasiyeti yaşanabileceğini söyledi.
Dr. Öğr. Üyesi Vahide Hazal Abat, “Bu semptomların zamanla azalarak kaybolması beklenir.” dedi.
Ancak bazı belirtilerin risk işareti olduğuna dikkat çeken Abat, şu uyarıda bulundu: “Ağrının geçmemesi, giderek artması, gece uykudan uyandıracak şiddete ulaşması, yüzde şişlik, apse ya da iltihap belirtilerinin ortaya çıkması durumunda vakit kaybetmeden diş hekimine başvurulmalı.”
Kanal yapısındaki karmaşıklık tedaviyi etkileyebiliyor
Her dişin kök ve kanal yapısının farklı olduğunu belirten Abat, bu anatomik farklılıkların bazı vakalarda tedaviyi zorlaştırabildiğini söyledi.
“Bu karmaşık yapı nedeniyle kanalların tamamına yeterli şekilde ulaşılamaması söz konusu olabilir.” diyen Abat, bu durumda kanal içinde bakteri kalabileceğini ya da yeniden çoğalabileceğini ifade etti.
Bu tür durumlarda yeniden tedavinin gündeme gelebileceğini belirten Abat, ileri vakalar için şu bilgiyi paylaştı: “Kanal tedavisinin yenilenmesinin mümkün olmadığı vakalarda ise rezeksiyon gibi cerrahi müdahaleler gündeme gelir. Hem kanal tedavisinin tekrarlanmasının hem de cerrahi girişimin mümkün olmadığı durumlarda ise son seçenek olarak diş çekimi değerlendirilebilir.”
İlaç kullanımı mutlaka hekim kontrolünde olmalı
Tedavi sonrası gelişen şikâyetlerde hastaların kendi başına ilaç kullanmaması gerektiğini vurgulayan Abat, özellikle antibiyotik kullanımında hekim önerisinin şart olduğunu söyledi.
Abat, “Kanal tedavisi sonrasında ortaya çıkan şikâyetlerde hastanın kendi kendine ilaç kullanması sakıncalı olabilir. Özellikle antibiyotik kullanımı mutlaka hekim kontrolünde ve önerisi doğrultusunda yapılmalı. Aksi halde hem tedavi süreci olumsuz etkilenebilir hem de gereksiz ilaç kullanımı çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir.” ifadelerini kullandı.





